Lütfen bekleyin..
Musa Kulluk

Musa Kulluk

Bir başarı hikâyesi…

18 Ağustos 2017

1960’lı yıllarda 160 haneli cıvıl cıvıl bir büyük köy idi. Şimdilerde ise neredeyse terkedilmiş bir mezra görüntüsü hâkim. Türkiye’nin her tarafında görmeye alıştığımız tipik manzaralarından biri. Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Yanatlı Köyü’nden bahsediyoruz. 2000 m. rakımlı, neredeyse 6 ayı kış olan bir bölgede yaşamak kolay değil elbette.

Zaman içinde çeşitli zorluklardan ve ekonomik sıkıntılardan dolayı insanlar büyük şehirlere göç etmişler. Ama bütün bu zorluklara direnen ve her şeye rağmen krizleri fırsata çeviren cesur ve vizyon sahibi insanlar da yok değil. İşte bunlardan biri olan Veysel Osmanoğlu önemli bir başarı yakalamış. Kars bölgesinin tarihten gelen kaşar peyniri geleneğinden ilham alarak yola çıkan ve hemşerisi olmakla iftihar ettiğim Veysel Osmanoğlu, 1970’li yıllarda bulunduğu köyün adıyla bir peynir üretim tesisi kurmuş. Bir taraftan üretime devam ederken, bir taraftan da marka çalışmalarına önem vermiş. Bence başarının en büyük sırrı da bu. Zira sadece üretim yapmak marifet değil. Önemli olan marka ve tanıtım. Ülkemizdeki üreticilerin en çok ihmal ettikleri konu bu. Markalaşma olmayınca firmalar ve ürünler de çoğu zaman uzun ömürlü olmuyor.

Yöresel kaşar peyniri geleneğini devam ettiren Yanatlı markası, aynı zamanda hijyenik ve modern tesisler kurarak zamana ayak uydurmayı başarmış. Üstelik bu marka ile tereyağı, köy peyniri, reçel, bal gibi farklı yöresel ürünler de ortaya çıkarmış.

Avrupa normlarında modern bir işletme anlayışı ve ileri teknolojiyle üretimini gerçekleştiren firma, Türk peynir kültürünü ve diğer milli lezzetlerimizi bir dünya markası yapma vizyonuyla çalışmalarına devam ediyor.

İnsanların ekmek parası kazanmak için yerlerini, yurtlarını terk ederek uzak diyarlara göç ettikleri bir bölgede iş kurmak ve bölge insanına istihdam imkânı sunmak her türlü takdiri fazlasıyla hak ediyor. Zira küçük bir aile işletmesi ile yola çıkıp kısa zamanda ülke çapında ün yapmak kolay değil. Bugün Yanatlı, bölgenin en güçlü ve güvenilir gıda markalarından biri olarak tercih ediliyor.

Veysel Osmanoğlu ailesini tebrik ediyor, bu türden başarılı örneklerinin çoğalmasını diliyorum.

Aslında ülkemiz insanında bu potansiyel fazlasıyla var. Mesela bugün dünya markası haline gelen Chobani yoğurtları da ilginç bir başarı serüveni yaşamış. 2007 yılında piyasaya sürülen Chobani yoğurtlarıyla büyük bir başarı yakalayan Hamdi Ulukaya, şu anda yaklaşık 2 milyar dolarlık servetin sahibi bir girişimci.

1972 doğumlu Ulukaya, Chobani’yi kurmadan önce New York’ta mütevazı bir mandıra işletiyordu. Ulukaya şimdiyse ABD’nin yoğurt kralı. Aslen Erzincanlı olan ve aileden gelen peynir geleneğini modern pazarlama yöntemleriyle birleştiren Ulukaya, böylece dünya çapında bir marka oluşturmayı başarmış.

Tarımın her geçen gün geri gittiği ve insanların köylerini bir daha dönmemek üzere terk ettiği ülkemiz için bu türden başarı hikâyelerine çok ihtiyaç var. Özellikle de gençler için böylesi rol modeller son derece önemli.

Kemal Çiftçi

k.ciftci@gmail.com

Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=