Lütfen bekleyin..
Dr. Kazım Kılınç

Dr. Kazım Kılınç

Adaletin bu mu dünya?

14 Ekim 2011

Hayat bazen çok tuhaf, bazen çok acımasız, bazen de derin acılarla çekilmez oluyor. Geçen hafta Başbakan Tayyip Erdoğan’ın annesi 88 yaşındaki Tenzile Erdoğan’ın vefatı beni bambaşka bir duygu alemine götürdü. Yaşı bir hayli ileri de olsa bir annenin vefatıyla başbakan da olsa bir evladın yüreğinde hissettiği derin acıyı gördük hepimiz. O kadarki Erdoğan, başbakanlığını o an unuttu, bir evlat olarak acıyı yüreğinde hisseti, gözyaşı döktü. Gazetelerin manşetlerine, TV kanallarının ekranlarına yansıyan o görüntüler beni de bir hayli sarstı.

dilara_sarikaya_karanfillerle_anildi_1.jpgİşte geçen hafta beni çok sarsan bir başka olay da, can dostum Nazmi Sarıkaya’nın biricik kızı ve elbetteki benim de kızım Dilara’nın birinci ölüm yıldönümüydü. Her ölüm erkendir, her ölüm acı verir. Fakat Dilara gibi daha 19’undaki gencecik bir kızın vefatı çok daha elem ve çok daha acı verir insana. Hele o ölüm, bir kamyon şoförünün umarsızlığı, aymazlığı, rezilliği sebebiyle meydana gelmişse acı bin kez daha katlanır, elem bin kez daha katmerli olur.

Geçen yıl 7 Ekim’de kaybettik Diloş’umuzu. Sabah erkenden arayan Nazmican’ın yüreğimi titreten o feci kaza haberi aklımı başımdan alıp götürdü. Sadece “hastaneye gel” dediğini hatırlıyorum. Koşarak, müthiş bir acı içinde ve de “İnşallah yaşıyor” diye dua ederek hastaneye koştum. Hastanede o mel’un haberi öğrendiğimde ise yıkıldım, Nazmican’ımla birbirimize sarıldığımızı, hıçkırıklara boğulduğumuzu hatırlarken içim daralıyor, ruhum darmadağın oluyor.

Diloş’a ismini veren bir insan olarak gerçekten çok sarsıldım. Uzun süre kendime gelemedim. Bir türlü kabullenemedim vefatını. Sanki uzak bir ülkeye gitmiş de gelecek duygusuna kapıldım. Kabullenemedim, çünkü vefat biçimi çok acıydı, çok kötüydü. Esenyurt’taki mıcır döküm çalışmalarının yapıldığı bir yolda, duran damperli bir kamyon, Dilara kavşaktan karşı tarafa geçmeye çalışırken, o acımasız, o vahşi, o duyarsız şoförün aniden gaza basmasıyla hayattan kopup gitti.

Nazmi’nin çok uzun mücadelesi ve bizim de küçük bir katkımızla o feci kazanın perde arkasındaki kirli yapılanmalar ortaya çıktı birbir.

Bu tabloda neler mi var?

Hiçbirşey yokki?

Yol yapım çalışmalarının gerektirdiği işaretlerin zerresi yok!

Belediye’nin ihale verirken göstermesi gereken usul ve esasların zerresi yok!

O vahşi şoförün göstermesi gereken duyarlılığın, dikkatin zerresi yok!

O feci kazayla birlikte yerel yönetimlerin acılı aileye göstermesi özenin zerresi yok!

Bir üzüntü ifadesi, bir özür dilemesi, bir şefkat yaklaşımının zerresi yok!

Ve çok daha büyük acı olanı, aradan geçen zamanda tecelli etmesi gereken ADALETİN ZERRESİ yok!

Bir canavar kamyon şoförü dikkatsizliğin, özensizliğin, umarsızlığın faturasını gencecik bir kıza ödetiyor: Onu hayattan koparıp götürüyor!

Ve fakat adalet mekanizması, yargı sistemi, o dikkatsizliğin, o umarsızlığın, o canavarlığın faturasını o canavara ödetmiyor!

Medyada sıkça atılıp tutulur! Filanca kişi filanca kişiyi bıçakladı, filanca kişiyi öldürdü, kendi adaletini kendi uyguladı diye!

Kan davaları nedeniyle ailelerin biribirilerini katletmesi, telef etmesi barbarlık, çağdışılık olarak nitelendirilir…

Hiç kuşku yokki yapılan bu eleştiriler doğrudur, isabetlidir. Ve elbette eleştirilmelidir…

Çünkü çağdaş bir ülkede, yani adil bir ülkede, yani bir hukuk devletinde mağdur olan vatandaşlar, kendi adaletlerini kendileri uygulamazlar…

Ya ne yaparlar?

Hukuk devletinin, adaletin, yargının kendi haklarını korumasını, haksızı cezalandırmasını beklerler. Adalet, en kısa sürede suç işleyeni en ağır cezaya çarptırarak yürekleri azıcık da olsa rahatlatır, acıları azıcık da olsa hafifletir…

Peki Diloş olayında aradan bir yıl geçmesine rağmen adalet tecelli etti mi?

Hayır?

Katil, elini kolunu sallayarak dolaşıyor otalıkta…

İşte Diloş ve benzeri gencecik insanlarımızın dikkatsizlik, özensizlik, kepazelik sonucunda hayattan kopup gitmeleri, ama bunu yapanlara adaletin gereken cezayı vermemesi acıların acısını yaşatıyor insana, ailelere, yakınlara…

Bu isyan duygusuyla, yine de çok medeni bir atmosferde geçen hafta bir araya geldik… Diloş’un o elim kazada hayatını kaybettiği cadde üzerinde bir araya geldik ailesi ve sevenleriyle…

O acı günü bir daha yaşayarak, o feci anı bir daha hissederek toplandık…

Nazmi, bu işin peşini bırakmıyor, bırakmayacağını söylüyor… Biz de peşini bırakmayacağız…

Ne zamana kadar?

Adalet tecelli edene kadar…

O canavar, hak ettiği cezayı alana kadar…

Belediyeler, yerel yöneticiler, ülkeyi yönetenler “bir daha bu acılar yaşanmasın” diye gereğini yapana kadar…

Nazmi, şimdi o caddeye “Dilara Sarıkaya” adının verilmesini istiyor…

Duyarlılık gösterilsin diye…

Duygular paylaşılsın diye…

Acılar hafiflesin diye…

İbret olsun diye…

Ders alınsın diye…

Bir daha gencecik Dilara’lar hayattan kopup gitmesin diye…

Ben de yargıya sesleniyorum! Davaya bakan o hakimlere sesleniyorum!

Lütfen adalet terazisini iyi tartın!

Lütfen gencecik bir kızın ölümüne sebep olan bu canavara hak ettiği cezayı verin!

Lütfen acılarımızı hafifletin! Adalete güvenimizi tazeleyin! İnancımızı pekiştirin!

Ben de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’a sesleniyorum!

Lütfen o caddeye, “Dilara Sarıkaya” ismini verin!

Lütfen ders alınsın diye, ibret olsun diye bu alicenaplığı gösterin!

Bu jesti yapın ki, daha önce göstermeniz gereken, ama göstermediğiniz özen sebebiyle meydana gelen bu acı olayı birazcık da olsa mazur görelim… Bunu yapın ki yol çalışmalarındaki o özensizliği, esas ve usullere uymadığınız için hoyratlaşan bu canavarların içimizde yarattığı o öfkeyi biraz da olsa dindirelim, size olan kızgınlığımızı biraz da olsa yatıştıralım!

Bu kızgınlık, bu acı ve bu öfke duyguları içinde Diloş’umuzun vefatının hemen ardından yüreğimin derinliklerinde gelen o sözleri siz okurlarımızla paylaşmak istiyorum…

İŞTE DİLARA

Tatlı bir dil ara

Gülen bir göz ara

Candan bir yürek ara

Temiz bir kalp ara

Taşına bak Hakk’ı ara

Yaşına bak ibret ara

Uçan bir melek ara

İşte Dilara

Allah rahmet eylesin! Mekanın cennet olsun Diloş’um…


kakilinc@haber1.com

DİLARA KARANFİLLERLE ANILDI / HABERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Yazarın Diğer Yazıları
1 Şubat 2016
15 Mayıs 2014
9 Şubat 2014
Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=