Ana Sayfa  Politika  Dünya  Spor  Medya  Güncel  Sağlık  Magazin  Bilim - Teknik  Ekonomi  Para Borsa  Finans  Moda 
Politika

Kuzey Irak'a Babacan tavsiyesi

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Irak'ın kuzeyindeki yönetimin yoğun taleplerinden sonra 10 gün kadar önce başlatılan ilk doğrudan temasın ardından, bu yönetimin terör örgütünün Irak'taki varlığını sona erdirme yönünde somut adımlar atmasını beklediklerini söyledi.
09 / 05 / 2008 14:03

Bağdat'a gönderilen Türk heyetinin Irak'ın kuzeyine de geçerek buradaki yönetimle de ilk yüz yüze temasta bulunduğunu, terörle mücadele, enerji ve ekonomi gibi pek çok konunun görüşüldüğünü, karşılıklı mesajların verildiğini belirten Babacan, "Bizim bundan sonraki beklentimiz, Irak'ın kuzeyindeki yönetimin terör örgütüyle arasındaki mesafeyi gittikçe açmasıdır, söylemleriyle, atacakları somut adımlarla terör örgütünü etkisizleştirme konusunda, terör örgütünün Irak'taki varlığını sona erdirme konusunda..." dedi.

Babacan, "Bu konularda ne kadar mesafe alınabilirse, bu kuşkusuz Irak'ın kuzeyindeki yönetimle olan diyaloğumuzu olumlu olarak etkileyecektir. Temasların sıklaşması, temasların daha üst seviyede olması, terör örgütüyle ilgili daha farklı bir duruş sergilemesiyle mümkün olacaktır" diye konuştu.

Ali Babacan, "Mesud Barzani yönetiminin Kandil dağındaki terör hedeflerine yönelik saldırılara tepki göstermemesi ve terör örgütünün izole edilmesi sürecinde önemli bir aşama mı" sorusunu yanıtlarken de, "Bu yeni bir unsur. Irak'ın kuzeyindeki yönetimle bizim bu konuları direkt, yüz yüze görüşüyor olmamız daha önce olmayan yeni bir unsur ve henüz bu gelişme çok yeni. Bunu zaman gösterecek. Zaman içerisinde eğer somut bazı gelişmeler görürsek, gözlemlersek bu kuşkusuz herkesin işini kolaylaştırır" ifadesini kullandı.

"TERÖR ÖRGÜTÜNÜN İDDİA ETTİĞİ VARLIK SEBEPLERİ SAVUNULAMAZ NOKTADA"

Terörle mücadelede askeri yöntemlerin enstrümanlardan sadece biri olduğunu, bunun dışında siyasi temaslar, diplomasi, ekonomi, sosyo-kültürel araçların da son derece büyük önem taşıdığının altını çizen Dışişleri Bakanı Ali Babacan şöyle dedi:
"Ama ben şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, terör örgütünün iddia ettiği varlık sebepleri, artık kendileri açısından da savunulamaz bir noktaya gelmiştir. Bugünün Türkiye'sinde ve yarının Irak'ında böyle bir örgüte yer yoktur. Bunu kendileri de artık fark ediyordur diye düşünüyorum. Çünkü bulunduğu bölgede ya da çevrede halkın desteğini yitirmiş, Arap dünyasının, tüm Orta Doğu ülkelerinin, Bağdat'taki merkezi hükümetin, Avrupa'nın, Amerika Birleşik Devletleri'nin artık tamamen dışladığı ve aynı zamanda bulunduğu bölgenin yönetiminden sorumlu olanların da 'Artık varlığınızı istemiyoruz' dediği bir örgüt, daha uzun süre nasıl varlığını sürdürür doğrusu bilemiyorum."Babacan, terörle mücadelenin uzun soluklu bir süreç olduğunu ve daha da vakit alacağını kaydetti.

KERKÜK'TE REFERANDUM

Geçen yıl Irak ve çevresinde büyük gerginliğe yol açan Kerkük referandumunun ertelenmesinin ardından bu konudaki son durumun ne olduğu sorusunu yanıtlayan Dışişleri Bakanı Ali Babacan, şu anda Kerkük'te yakın bir zamanda referandumun öngörülmediğini, Irak anayasasına göre önce normalleşme sürecinin geldiğini belirterek şunları söyledi:
"Biliyorsunuz, Kerkük'ün nüfus yapısı, demografik yapısı, maalesef çok örselenmiş, manipüle edilmiş. Irak anayasasında belirtilen normalleşme nasıl ne zaman olabilir; tabii o büyük bir soru işareti. Kaldı ki biz Kerkük'te atılacak herhangi bir adımın, mutlaka Kerkük'te bulunan grupların mutabakatıyla, konsensüsüyle atılması gerektiğini düşünüyoruz. Tek taraflı bir kararın, tek taraflı bir hareketin Kerkük'e felaket getireceğini düşünüyoruz."

"Hem Amerikan yönetimiyle, hem Irak merkezi hükümetiyle, hem Birleşmiş Milletler'le Kerkük konusunda yoğun bir temas trafiğimiz var" diyen Babacan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bütün gelişmeleri çok yakından izliyoruz. Kerkük'te olabilecek bir sıkıntının bütün Irak'a sıçrayabileceğini, oradaki bir çatışma ve gerginliğin, Kerkük'te temsil edilen grupların Irak'taki diğer varlık bölgelerine yansıyabileceğini söylüyoruz. Dolayısıyla bizim Kerkük'e bakışımız, sadece oradaki bir etnik unsur açısından değil, Irak'ın tümünün istikrarını dikkate alan bir bakış açısıdır. Biz Irak'ın tümünün güvenliğini, istikrarını istiyoruz. Tüm grupların, tüm unsurların barış, güven ve refah içinde yaşamasını istiyoruz."

AA

  •  
  •  
  •  
YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (0)
Anket