Susmayın!
Başbakan ile Genelkurmay Başkanı bir yıl önce Dolmabahçe Sarayı’nda iki buçuk saat süren bir görüşme yapmışlardı.
O görüşme hakkında kamuoyu birinci elden bilgi edinemedi. Tarihin akışını değiştiren bir olaya bakılarak değerlendirildi o buluşma.
Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı adaylığının geri çekilmesi, Dolmabahçe’de aranan ve sağlanan tek mutabakat sayıldı.
Fakat eski Kültür Bakanı ve CHP eski milletvekili Fikri Sağlar, o buluşmada başka sonuçların da kotarıldığını iddia eden bir makale kaleme aldı Birgün Gazetesi için.
“AKP’yi yakından bilen bir hukuk adamının iddiası”nı aktardığını söyleyerek Dolmabahçe görüşmesi hakkında şunları yazdı:
“Başbakan bu görüşmede Bayan Büyükanıt’ın yapmış olduğu harcamaları içeren bir dosyayı Genelkurmay Başkanı’nın önüne koymuş. Dosya içeriği son derece ürkütücüymüş.
Böylece bu dosyanın ortaya çıkması halinde eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Erdil Paşa’nın başına gelenlerin Büyükanıt’ın da başına gelebileceği ima edilmiş!
O günden sonra Büyükanıt, Başbakan’ı ve AKP’yi hedefleyen açıklamalardan kaçınmış..”
Fikri Sağlar’ın bu yazısı dün değil önceki gün çıktı. İddianın dayandırıldığı kaynak bize çok inandırıcı gelmediği için iki gün bekledik. Olur ki Genelkurmay veya Başbakanlık bir yalanlama yayınlar ve mesele kapanır.
Ama öyle olmadı. İftiraya uğramış olduklarını temenni ettiğimiz iki önemli şahsiyet ve kurumları adına hiçbir açıklama yapılmadı.
Fikri Sağlar gizleri aydınlatma yeteneği sınavdan geçmiş bir şahsiyettir. Bu şöhreti iddialarının ciddiye alınmasını hak ediyor.
TBMM Susurluk Komisyonu’nda görev yapan Sağlar, iş adamı Korkmaz Yiğit’le mafya lideri Çakıcı arasındaki görüşmelerin kayıtlarını medyaya açıklayarak Türkbank ihalesinin iptal edilmesini sağlamıştı.
Yani Başbakanlık ile Genelkurmay suskunluklarını “Her deli saçmasına yalanlama yapacak değiliz” diye haklı gösteremezler. Devlet içine uzanmış gizli ilişkiler konusunda uzman sayılacak bir siyasetçinin, bir eski bakanın iddiaları “deli saçması” muamelesine tabi tutulamaz.
İddia vahimdir ve cevapsız bırakılmamalıdır.
Çirkin bir iftira ile mi, yoksa cüretkâr bir şantajla mı karşı karşıyayız, bunu bilelim ve gölgesini bir an önce üstümüzden kaldıralım!
***
Çorbaya maydonoz
Anayasa’nın 69’uncu maddesinde şu ifade var:
“(...) partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri (...) beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetçisi olamazlar.”
Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Muammer Aydın, Star’dan Şamil Tayyar’a telefon açmış ve AKP hakkında kapatma kararı verilecek olursa Başbakan Erdoğan dahil yasak kapsamına girecek bütün milletvekillerinin, bağımsız aday olarak ara seçime girip meclise dönebileceklerini söylemiş.
Bu yorumuna da yukarıdaki anayasa maddesini gerekçe göstermiş.
Anayasa Mahkemesi’nden karar çıktı da bizim haberimiz mi olmadı?
Başbakan ve yasaklı arkadaşları ara seçime girmek için YSK’ya başvurdu da biz mi duyamadık?
YSK, adı üstünde bir kuruldur; toplanıp bu meseleyi görüştü de biz mi atladık?
Hayır, bunların hiçbiri olmadı ama...
İhtimaldir ki YSK Başkanı, “hani meselâ” dedi ve siyasetimizin “sebze çorbası”na maydanoz doğradı!
Ankara’da anlaşılmaz işler oluyor!
Yorum Yaz