Lütfen bekleyin..
  • Ana Sayfa
  • 12°
    19 Kasım 2019 16:42
  • Sitene Ekle
  • RSS
  • Son Haberler
  • Arşiv

İtalya'dan "Vatileaks" benzetmesi!

28 Kasım 2015 11:35

Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün yargılandığı MİT tırları davası, İtalya'da sosyal medya kullanıcıları tarafından Vatikan'da iki İtalyan gazetecinin de yargılandığı "Vatileaks" davasına benzetiliyor.

"2. Vatileaks skandalı" olarak anılan, Vatikan'dan gizli belgelerin sızdırılması davasında yargılanmasına devam edilen İtalyan gazeteci Gianluigi Nuzzi, Twitter'da yazdığı mesajda "Türkiye'de Can Dündar'ın tutuklanması utanç vericidir" dedi.

BBC Türkçe'den Övgü Pınar'ın haberine göre İtalyan Twitter kullanıcıları da bu mesaja,"Vatikan gibi", "Yani Vatikan'dan beterleri de varmış. Gerçekler her zaman rahatsızlık verir", "Türkiye de (Papa) Francesco'nun Krallığı gibi" gibi yorumlar yaptı.

Vatikan'ın yargıladığı gazeteci Gianluigi Nuzzi, BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada ise"Burada ihlal edilen yalnızca tutuklanan iki gazetecinin hakları değil. Tüm Türk vatandaşlarının haber alma hakkı ihlal ediliyor" dedi.

2. VATİLEAKS DAVASI NEDİR

2012 yılındaki ilk Vatileaks skandalının ardından, 2. Vatileaks olarak anılan bu davada, Vatikan yönetimindeki yolsuzluk ve savurganlıkları gösteren gizli belgeleri kitap olarak yayımlayan iki gazeteci ve bu belgeleri sızdırdıklarından şüphelenilen üç eski Vatikan çalışanı yargılanıyor.

Gazeteci Gianluigi Nuzzi "Via Crucis" (Haç Yolu), Emiliano Fittipaldi de "Avarizia" (Para Hırsı) isimli kitaplarıyla, Vatikan devletinin çıkarlarını ilgilendiren gizli belgeleri temin ve ifşa etmekle suçlanıyor.

Geçen Salı günü görülmeye başlayan "2. Vatileaks" davasında beş sanık için 8 yıla varan hapis cezaları isteniyor.

Yolsuzluklar değil gazeteciler yargılanıyor

Ancak Vatikan'ın, sızdırılan belgelerle ortaya dökülen yolsuzlukları değil, yolsuzlukları açık eden gazetecileri yargılamasına tepkiler yükseliyor.

İtalyan ve uluslararası gazetecilik örgütleri, gazetecileri yaptıkları iş nedeniyle yargılayan Vatikan'ı kınadı.

Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü Vatikan'ı "otoriter rejimlerde" görülen bir yasaya dayanarak sansür uygulamakla suçladı.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı da (AGİT), "Gazeteciler halkı ilgilendiren konularda haber yapmak ve kaynaklarını gizli tutmakta özgür olmalı" diyerek Vatikan'ı eleştirdi.

Suçlanan gazetecilerden Emiliano Fittipaldi geçen hafta Roma'daki Yabancı Basın Derneği'nde katıldığı bir toplantıda, "Ben kitabımla ortaya çıkardığım skandallar hakkında soruşturma açılmasını beklerdim ama Vatikan beni yargılıyor" eleştirisinde bulundu.

Gianluigi Nuzzi de Twitter'da yazdığı mesajda, Papa'ya "Yolsuzluk yapanları yargıla, beni değil" diye seslendi.

BELGELER YALANLANMADI

2. Vatileaks davasıyla ilgili tartışma yaratan bir diğer husus da, davaya konu olan ve yolsuzlukları ortaya koyan belgelerin Vatikan yetkilileri tarafından yalanlanmamış olması.

Vatikan tarafından yapılan açıklamalarda, sızdırılan bilgiler yalanlanmazken, bunların zaten Papa tarafından bilindiği ve gerekli önlemlerin alındığı belirtildi.

Yargılanan gazeteciler, yayımladıkları belgelerin gerçeği yansıttığını ve Katolik Kilisesi'ne bağışta bulunanların verdikleri bu paranın ne için kullanıldığını bilmeye hakkı olduğunu savunuyor.

Geçen salı günü başlayan 2. Vatileaks davası, hukuki sürecin yeterince şeffaf olmaması nedeniyle de eleştiriliyor.

Sanık gazeteci Nuzzi, şahsi avukatı tarafından temsil edilme talebinin Vatikan mahkemesi tarafından kabul edilmediğini, kendisine tayin edilen avukatla ancak dava günü tanışabildiğini ve iddianamenin kopyasının sanıklara verilmediğini vurgulayarak davayı "Kafkaesk ve absürd" olarak tanımlıyor.

Emiliano Fittipaldi de, gizli belgeleri ifşa etmekle suçlanmalarına rağmen bunların hangi belgeler olduğunun bile iddianamede yer almadığına dikkat çekiyor ve "Yani kendimi tam olarak neye karşı savunmam gerektiğini bile bilmiyorum" diyor.

TÜRÜNÜN İLK ÖRNEĞİ

Vatikan'da "köstebeklerin" ve sızdırılan belgeleri yayımlayan gazetecilerin yargılanması, Temmuz 2013'te yürürlüğe giren bir yasa sayesinde mümkün oldu.

Gizli belgelerin ifşa edilmesini suç haline getiren bu yasa maddesi, ilk kez bir davaya temel oluşturuyor.

Dolayısıyla dava sürecinin nasıl işleyeceği de kafaları karıştırıyor.

Örneğin sanık konumundaki gazetecilerin İtalyan vatandaşı olmaları ve İtalyan yasalarının basın özgürlüğünü güvence altına alması sebebiyle İtalyan devleti tarafından Vatikan makamlarına karşı korunmaları gerektiğini savunanlar bulunuyor.

Gazetecilerin suçlu bulunmaları ve hapis cezasına çarptırılmaları halinde Vatikan'ın İtalya'dan "suçluların iadesini" isteyebileceği belirtilirken, İtalya yönetiminin bu durumda nasıl hareket edeceği de merak ediliyor.

İtalya'da 5 Yıldız Hareketi'nin başını çektiği muhalefet partileri, hükümetin şimdiye kadar çoktan devreye girerek, vatandaşlarının Vatikan tarafından yargılanmasını engellemiş olması gerektiğini savunuyor.

TÜRK VATANDAŞLARININ HAKKI İHLAL EDİLİYOR

Türkiye'de de gizli bilgileri temin ve ifşa etmekle suçlanan Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül hakkında tutuklanma kararı verilmesinin ardından telefonla görüştüğümüz Gianluigi Nuzzi, BBC Türkçe'ye şu değerlendirmeleri yaptı:

"Bir gazetecinin kutsal gerçekleri anlattığı gerekçesiyle tutuklanması, demokrasi tarafından garanti edilen hakların ihlalidir. Burada, Watergate'ten bu yana gelen uluslararası bir ilke söz konusu: Haber yayımlayan gazeteci görevini yapıyordur. Bunun için şehit haline getirilemez, hapse atılamaz."

"Hiçkimse, gazetecileri tutuklayarak haber yapılmasını durdurabileceğini sanmasın" diyen Nuzzi, "Haberler bir demokrasinin esaslarındandır, var olmayı hep sürdürecekler" diye devam etti.

İtalyan gazeteci ayrıca, "Burada ihlal edilen yalnızca tutuklanan iki gazetecinin hakları değil. Tüm Türk vatandaşlarının haber alma hakkı ihlal ediliyor. Haber ve bilgiler özgür ve kamuya açık olmalıdır" ifadelerini kullandı.

İtalyan basını da Can Dündar ve Erdem Gül hakkındaki tutuklama kararına sayfalarında yer verdi.

Il Sole 24 Ore haberine "Erdoğan'dan, Suriye'ye silah haberini yapan iki gazeteciye sert yumruk" başlığını attı.

Il Giornale ise IŞİD'i kastettiğini haberinde belirterek, "Türkiye ile Halife arasındaki suç ortaklığını ifşa etmişti, şimdi hapis riskiyle karşı karşıya" sözlerini başlığına taşıdı.

  • Bu haberi paylaşın:
Yorum Yaz
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)




Linkler

Arşivde Ara

Namaz Vakitleri
    İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
    06:2007:4812:5415:2717:5019:14
Anket
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=