Lütfen bekleyin..
  • Ana Sayfa
  • 22°
    27 Mayıs 2019 08:42
  • Sitene Ekle
  • RSS
  • Son Haberler
  • Arşiv

Prof. Dr. Bener Karakartal

Ekonomide geniş açı

01 Ekim 2015 17:12

Bazı insanlar, vizyonu ile şirketleri ayağa kaldırır. Şirketler düzeyinde var olan bu durum, devletler düzeyinde daha da büyük ölçekte karşımıza çıkıyor. Milletlerin ekonomilerini dahi devlet adamları belirliyor. Ama aynı farklara onların “deha”ları arasında da rastlanıyor.

 

      Dünya ekonomisini “dahi insanlar” belirliyor. Bu durum şirketler düzeyinde de böyle, devletler düzeyinde de.

 

         Bu dahi insanların bazılarıyla tanışmak   ve onlarla yıllar sürecek  dostluklar kurmak imkanına sahip oldum. Ve gördüklerimi yazdım da.

 

         “Sıfırdan yüz milyar dolarlık şirket nasıl kurulur?” Bu Carrefour kurucusu J. Defforey’in hikayesi. Bu yazım Turcomoney’nin Ekim 2012 sayısında yayınlandı. İnternet’ten  bulabilirsiniz.

 

         19 yıl boyunca yakın dostum olan Sakıp Sabancı: bir başka deha. Onunla ilgili yazımı da  “Haber1.com” da bulabilirsiniz: “Sakıp Sabancı: bir farklı insan”.

    

        Bu iki “deha” ile dostluğum Türkiye açısından bir netice verdi. Defforey Türkiye’ye ilk kez benim davetimle geldi. Ve tavsiyemle Sabancı ile bir ortaklık kurdu. “Carrefour SA” doğdu.

 

 

DEHA” LAR ARASINDA TEMEL FARKLILIKLAR VAR

    

        Defforey ile Sabancı çok farklı “deha” türlerindendi. Yukardaki yazılarımı okuyunca sizde göreceksiniz.

 

      Defforey “masaya oturmadan önce” vizyon sahibiydi: Rekabet ortamına hiç girmedim. Rekabetten hep kaçtım. Rekabetin hep önünde koştum.” Defforey’in dehası buydu. Bu vizyon ona kısa zamanda sıfırdan başlayıp yıllık cirosu  150 milyar dolara  ulaşan bir şirket kurmasına imkan tanıdı. Bu ciroyla bazı devletlerin yıllık bütçesini  solladı.

 

       Sabancı ise çok farklı bir türdendi. Masaya ön yargısız, peşin hükümsüz oturuyordu. Ama Allah vergisi inanılmaz bir zekaya sahipti. Masaya oturunca   başkalarının fark edemeyeceği  fırsatı o görüyor ve yakalıyordu. Netice: Fakir bir Anadolu köylüsünün çocuğu Sabancı, öldüğünde geriye dev ve modern bir holding bıraktı.

 

 

DEVLETLER DÜZEYİNDE DE EKONOMİLERİ  “DEHA”LAR BELİRLİYOR

 

           Şirketler düzeyinde var olan bu durum devletler düzeyinde daha da büyük ölçekte karşımıza çıkıyor. Milletlerin ekonomilerini dahi devlet adamları belirliyor. Ama aynı farklara onların “deha”ları arasında da rastlanıyor.

 

          “Masaya vizyonla oturanlar” : Bunların en ünlülerinden birinin verdiği bursla okudum. Öğretim üyesi oldum ve onun icraatları içinde profesyonelce  yer aldım.

 

          Fransa tarihinin en büyük devlet adamı De Gaulle’den bahsediyorum. De Gaulle görevde olan Cumhurbaşkanı’nın davetiyle Fransa’da Devlet Başkanlı’ğına geldiği zaman 70 yaşındaydı. Kafasında bir vizyon vardı. Bu vizyon Fransa’yı aşıyordu. Avrupa’yı kapsıyordu. Dünya’nın dengelerini ilgilendiriyordu.

 

           De Gaulle iktidara geldiğinde Avrupa tükenmişti. Doğusu doğrudan Sovyetler Birliği’nin işgali altındaydı. Batısı fiili bir Amerikan sömürgesi durumuna düşmüştü.

 

          De Gaulle’ün vizyonu Amerika’dan  ve Rusya’dan kurtulmuş ve bütünleşmiş, dünyada bir numara olmuş bir Avrupa idi.

Bu vizyon gerçekleşti. Avrupa bütünleşti. Bugün Avrupa, 17 trilyonluk GSMH ile dünyanın en zengini. Parası Euro dünyanın en değerlilerinden.

  

           De Gaulle’ün bursuyla Paris’te okudum. Öğretim üyesi oldum. Fransa’da Başbakanlıkta Araştırma Ekip Şefi olarak çalışıp De Gaulle’ün vizyonunu ve icraatını içinden yaşadım. Heyecan vericiydi. De Gaulle masaya oturmadan önce vizyon sahibi olan dehaya en güzel bir örnekti.

 

        Franklin D. Roosevelt, Başkan olduğu zaman Amerika yerlerde sürünüyordu. Borsa diye bir şey kalmamış, işadamları intihar etmiş, etmeyenler de sokaklarda çorba kuyruğunda sıraya giriyorlardı. Yüksek yargı, Başkan’a karşıydı. Roosevelt ayrıca felçliydi ve bir sandalyeye mahkumdu.

      Bu Başkan, Amerika’yı ayağa kaldırdı ve dünya lideri yaptı.

 

 

         “Deha”nın farklı türü: Masaya peşin hükümsüz oturup  “meydan okumalara” cevap olarak  icraat yapan diğer tür. Bu  dahi devlet adamlarına en güzel örnek Atlantik Okyanusu’nun öbür tarafında ABD’ den.

 

        Franklin D. Roosevelt, Başkan olduğu zaman Amerika yerlerde sürünüyordu. Borsa diye bir şey kalmamış, işadamları intihar etmiş, etmeyenler de sokaklarda çorba kuyruğunda sıraya giriyorlardı. Yüksek yargı, Başkan’a karşıydı. Roosevelt ayrıca felçliydi ve bir sandalyeye mahkumdu.

 

       Bu Başkan, Amerika’yı ayağa kaldırdı ve dünya lideri yaptı. Önce mega projelerle. ABD, mega projelerle Roosevelt sayesinde tanıştı. Amerika'nın imajı değişti. Roosevelt İkinci Dünya Savaşı’nı fiili olarak kazanan kişidir. Savaş bittiğinde Dolar, dünya parası olmuştu.

 

        Roosevelt,  karşısına çıkan mega meydan okumalara cevaplar buldu. Ve dünya tarihini değiştirdi.

 

         “Deha”lar farklı farklı. Ama önemli olan netice değil mi?  Şirketler düzeyinde de, milletler düzeyinde de sorulması gereken soru bu.

 

PROF. DR. BENER KARAKARTAL

            

 

  • Bu haberi paylaşın:
YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
3yıl önce
6yıl önce




Linkler

Arşivde Ara

Namaz Vakitleri
    İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
    03:3705:3013:0617:0420:3222:17
Anket
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=