Lütfen bekleyin..
  • Ana Sayfa
  • 15°
    22 Nisan 2019 01:04
  • Sitene Ekle
  • RSS
  • Son Haberler
  • Arşiv

Prof. Dr. Bener Karakartal

Projelerin etkileri belirlenemiyor

02 Kasım 2015 11:40

Projelere bir miyop gibi çok yakından bakılıyor. “Geniş açı”, “hayal gücü”  dışlanıyor.

 

 İktisat, ne kadar “ bilim, ne kadar “sanat”?  Gençlik yıllarımda iktisadın “bilim” olduğuna inanıyordum. Şimdi ise “sanat”a daha yakın olduğunu düşüyorum.

 

          Picasso’nun bir tablosu gibi: İleride fiyatının ne olacağını herhalde Picasso’nun kendisi bile hayal edemezdi.

SANAYİ YOLUNDA DEV ADIMLAR

           İktisattan bir örnek: “1974 Boğaziçi Köprüsü”. Başını üniversitenin çektiği solcular, köprünün lüzumsuz olduğunu savunuyordu. İktidarda bulunan Demirel aksini iddia ediyordu. “Köprü İstanbul için zaruri bir ihtiyaçtır” diyordu. 

  

             Netice: iki taraf da neticenin ne olacağını doğru tahmin edemediler. Ön göremediler. “Köprü”nün “çocuğu” yalnız muhteşem “Bağdat Caddesi” olmadı. Köprünün üzerinden geçen ve İzmit’e kadar uzanan E-5 Karayolu sağlı sollu binlerce fabrikayla doldu. Bu yol  Türkiye’nin “sanayii koridoru” oldu.            Şüphesiz bu fabrikalar “KOBİ” türünden tesislerdi. Geri teknolojiyle iç pazar için üretim yapıyorlardı. Ama önemli olan bu değildi. Önemli olan şuydu: Türkiye, sanayii toplumu olma yolunda dev bir adım atmıştı.

BİTMEYEN TARTIŞMALAR

                Benzer bir tartışma, 1986’da yaşandı. Dönemin Başbakanı Turgut Özal, “İstanbul için yeni bir köprü şart. İstanbul boğuluyor” diyordu. Karşı taraf ise“yaptırmam” diyordu. Netice: Fatih Sultan Mehmet Köprüsü açıldı. Ama etkilerini gene kimse tahmin edemedi.  

 

              Köprünün üzerinden geçen TEM Otoyolu’nun çevresi modern  ihracata dönük dev fabrikalarla doldu. Türk ekonomisi sanayileşmenin ikinci büyük sayfasını açtı.

Projelere bir miyop gibi çok yakından bakılıyor. “Geniş açı”, “hayal gücü”  dışlanıyor. Oysa geniş bir pencereden ve farklı bir açıdan bakmak gerekiyor.

MEGA PROJELERİNİN ETKİLERİ YİNE  ANLAŞILAMIYOR

Neden?

Yukardaki sebeplerden. Projelere bir miyop gibi çok yakından bakılıyor. “Geniş açı”, “hayal gücü”  dışlanıyor.

 

                 Dünyaya “stratosfer”den, 23 bin metre yüksekten bakmak imkanını buldum. Tüm “Concorde” yolcuları gibi. Bu yükseklikten bakınca üç denizi aynı anda görüyorsunuz. Mavi Ege, grimsi Karadeniz ve ikisinin arasında Marmara.

 

         Şimdiki mega projeleri bu tabloya yerleştirelim. İstanbul’ da üçüncü köprü , İzmit geçişi , Çanakkale Köprüsü. Marmara’yı çepeçevre saran Marmara ring otoyolu.

İstanbul, İzmir, Çanakkale: birbirleriyle otoyollarla , tünellerle , hızlı trenlerle bağlanmış bir altın üçgen. Merkezde dünyanın en büyük havaalanı , İstanbul üçüncü havaalanı.

 

                   Milattan önce 5. yüzyılda Ege’nin iki sahili dünyanın en modern , en zengin , en gelişmiş bölgesiydi. Bu bölge demokrasiyi icat etmişti. Alt yapılarıyla dünyanın en güzel şehirlerini inşa etmişti. Dünyanın en gelişmiş üniversiteleri  Ege’nin iki yakasında var olabilmişlerdi.

 

             Şimdiki mega projeler bir bütün olarak uzaydan bakıldığında bir bütün oluşturuyor.

 

             Bugün farkında değiliz ama Türkiye bir “altın üçgene” sahip oluyor. Modern teknoloji, mega yapılar üç denizi birleştiriyor. Avrupa Birliği’nin potansiyel olarak en zengin bölgesi olacak bir fırsat süratle doğuyor. Yirmi, otuz yıl sonrasını hayal edebilmek lazım.

 

         

PROF. DR. BENER KARAKARTAL   

 

 

 

 

                   

 

 

  • Bu haberi paylaşın:
YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
3yıl önce
6yıl önce




Linkler

Arşivde Ara

Namaz Vakitleri
    İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
    04:3406:1013:1016:5419:5821:26
Anket
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=