Lütfen bekleyin..
  • Ana Sayfa
  • 21°
    18 Ağustos 2019 11:39
  • Sitene Ekle
  • RSS
  • Son Haberler
  • Arşiv

Prof. Dr. Bener Karakartal

CHP’nin tek hedefi var!

11 Ocak 2011 08:34

Her partinin hedefi tek başına iktidar olmaktır. Ama CHP bunun imkansız olduğunu biliyor. Karşısında çok güçlü bir Ak Parti iktidarı var. 

CHP’nin hedefi 2011 yılında ne yapıp yapıp Ak Partinin tek başına iktidar olmasını engellemek. Yani Türkiye’de yeniden bir koalisyon hükümetinin kurulması hedefleniyor.

Peki CHP bu koalisyon içinde yer alacak mı? 

 

***

 

Parti için bu hiç önemli değil. Eğer koalisyon içinde yer almak mümkün olursa bu kendi açısından mükemmel olacak. Ama bu başarılmazsa, Ak Parti başka bir partiyle koalisyon kurarsa da olur. Çünkü bu durumda CHP Ak Partiyi hırpalamaya devam edebilir ve içinden çözülmesinin yollarını arayabilir.

Türkiye’de 2011 başında manzara: İktidar ve muhalefet arasında büyük cephe savaşları başlıyor.

CHP NEYE VE KİMLERE GÜVENİYOR?

Tek amacı 2011’de tek parti iktidarının devamını engellemek ve bir koalisyon hükümetini kurdurmak olan CHP neye güveniyor? İttifakları kimlerden oluşuyor?

12 Eylül 2010 referandumu öncesinde büyük sivil toplum kuruluşları açık ve net şekilde Ak Partinin safında yer almadılar. Net bir pozisyon sergilemediler.

Ak Partinin referandumdaki büyük başarısı onları şaşırttı ama süratle araziye uyum gösterdiler ve Ak Parti safında referandum sonrası yer aldılar.

2011 Genel Seçimlerinde de büyük sivil toplum yöneticilerinin de CHP’nin koalisyon hükümeti stratejisine çok sıcak ve yakın olduklarından hiç şüphemiz yok. Ama taktikleri geçmiş deneylerinden esinlenerek bu kez daha kurnazca inşa edilecek.

Bu sivil toplum kuruluşu liderlerinden bazıları Ak Parti çizgisinde olmalarına rağmen şahsi iktidar hırsı içinde olduklarından fırsatı yakaladıkları anda ortaya çıkacaklar.

Büyük İstanbul sermayesine gelince bu sermayenin büyük kısmının da 2011 seçimlerinde tek parti iktidarın son bulması yönünde çalışacağına inanmak gerekir.

Son sekiz yılda çeşitli nedenlerle bunların bir kısmı Ak Parti iktidarına çok yakın ve sempatik davrandılar. Çıkar hesapları konjonktürel davranışları belirliyor. Konjonktürün koalisyon yönünde bir istikamet belirlemesiyle onlarında davranışları yeniden bu kez ters istikamette çok süratle ortaya çıkacaktır.

AK PARTİ BUGÜN ÇOK GÜÇLÜ

Ak Parti tek başına iktidar olalı dokuzuncu yılında. Dönüp geriye baktığımızda performansının hızlanan bir süratle arttığını görüyoruz.

Başlangıçtaki temkinli ve birazda ürkek icraatı yerini son yıllarda kendine güven gelen bir iktidarın süratli koşusuna bıraktı.

Ak Parti artık her konuda bir icraat şampiyonu: bu mega projelerde, Türk parasının değerinde, borsanın performansında, dış politikada açıkça görülüyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın karizması dünyayı turladı ve günümüz liderlerini kıskandıracak ölçülere ulaştı.

Ama her başarının bir faturası’da var. İcraatın aktörlerinin yüzlerinde yorgunluk ifadesi açıkca görülüyor. Yorgunluk sinirliliği doğuruyor.

İşte bu noktalarda da CHP koalisyon stratejisinin taktiklerini belirliyor.

CHP son sekiz yıldaki gelişen ekonomiden nasibini alamayan ve ekonomik sıkıntı içinde olan geniş halk yığınlarını Ak Partiden uzaklaştırmaya çalışıyor. İşsizlere hitap ediyor. Yolsuzluk dosyalarına öncelik veriyor.

En önemli taktik de üslup savaşları düzeyinde ortaya çıkıyor. İcraat yorgunu Ak Parti liderlerini sinirlendirmek üslup savaşlarının temel silahı oluyor.

Ak Parti bu cephe savaşında başarılı olabilir. Güç ondan yana. Ama güçlü zırhı içinde zayıflamış noktaları da var.

Ak Parti çok dar kadroculukla çalıştı. İtiraf etmek gerekir ki başlangıçta hiç umulmamasına rağmen kısmen İstanbul Belediyesinden gelen kadroları çok başarılı oldu.

Bu kadrolara Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın vefalı ve sürekli bir şekilde destek vermesi büyük ölçüde başarılarının sırrını açıklıyor. Ama bu başarılı kadroların başarılarını anlatmak konusunda çok becerikli oldukları söylenemez.

Şüphesiz Ak Partinin bir propaganda takımı var. Klasik Ak Parti tarlasının dışından gelen bu propaganda elemanları ne kadar inandırıcı oluyorlar? “Avrupa standartları” sloganı içi boş ve monoton kalmaya başladı.

Seçim savaşlarının her gün yoğunlaşacağı ve bu savaşlarının büyük ölçüde medya da olacağı biliniyor. Ama başarının sırrının sahip olunan televizyon ve gazete sayısıyla değil içeriklerle ve içeriklerin inandırıcılığıyla da belirleneceğini  hatırlamak gerekiyor.

NETİCE

Bütün dünya nefesini tutmuş bekliyor. 2011 yılı Türkiye için çok önemli olacak. Artık siyasi bakımdan bir küresel güç olan ve ekonomisi her gün güçlenen Türkiye’de tek parti iktidarı devam edecek mi? Tek parti iktidarı devam ederse Türkiye Başkanlık sistemine geçebilecek.

Ama tersi olursa ve Türkiye içinde Ak Parti olsun veya olmasın tekrar koalisyon hükümetlerine geri dönerse son sekiz yıllık istikrar son bulacak.

Bu durum da Türkiye dışında dünya politikasını bile etkileyecek bir önem taşıyor.

 


Prof. Dr. Bener Karakartal
 

  • Bu haberi paylaşın:
YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
zayıf
9yıl önce
koalisyonlar dönemi vurgunlarının tadı hala damağında olup o günlerin özlemini çekenler var.ama artık çok geç türkiye başbakanı'nı buldu ve durmak yok yola devam inşaallah.
kemal
9yıl önce
kemal kılıclaroglu tek istedigimiz insalla tek başina olur bu secim kolay olmayacak hakan şükür le bu ülkemi yonetilecek hangi zekasıyla onu fetulla gulen tercigi. ne halleregeldik yazık o gitside trt 1 de guzel para aliyordu neden siyaseti seçiyor paramı yetmedi nasıl olsa güzel yandaşlık yapıyon senden vekil olursa yazık bu ülkeye
Yazarın Diğer Yazıları
4yıl önce
6yıl önce




Linkler

Arşivde Ara

Namaz Vakitleri
    İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
    04:3306:0913:1317:0120:0721:36
Anket
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=