Lütfen bekleyin..
  • Ana Sayfa
  • 22°
    27 Mayıs 2019 07:12
  • Sitene Ekle
  • RSS
  • Son Haberler
  • Arşiv

Dr. Kazım Kılınç

Türkiye’ye depar attıracak ilaç geldi!

22 Eylül 2011 09:57

  Bir önceki yazımda, son iki hafta içinde yaşanan olumlu gelişmeleri analiz etmiş ve bunlar, bize ilaç gibi geldi demiştim. İşte daha bu sözlerin mürekkebi kurumadan öyle bir haber geldiki Türkiye için gerçekten ilaç oldu. Bu ilaç, uluslar arası kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poors (S&P) tarafından verilen not artırımıydı.


  İsterseniz gelin çok önemli bu gelişmenin ayrıntılarını bir kez daha hatırlayalım. Sonra da bu not artırımının ne anlama geldiğini, Türkiye için ne gibi getiriler sağlayacağını irdeleyelim.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poors (S&P), Türkiye'nin yerel para cinsi, yani TL notunu yatırım yapılabilir seviyeye çıkardı. Alınan karara göre Türkiye'nin notu BB(+)'dan BBB(-)'ye yükseltildi. Türkiye'nin not görünümü ise pozitif olarak belirlendi.

  İki kademelik not artırımı gerçekleştiren S&P, böylece Türkiye'yi TL bazında yatırım yapılabilir ülkeler kategorisine çıkaran ilk rating kuruluşu oldu. S&P Türkiye'ye en son 1992 yılında BBB notu vermiş, sonrasında Türkiye'nin notu bir daha asla yatırım yapılabilir seviyeye çıkmamıştı. Dolayısıyla Türkiye'nin notu 19 yıl sonra ilk kez yatırım yapılabilir seviyeye çıkmış oldu.

  Türkiye'nin döviz cinsi notu ise halen yatırım yapılabilir seviyenin altında. S&P notun daha güçlü mali tablo ve sosyal güvenlik reformlarıyla artacağı mesajını verdi. Kuruluş, Türkiye'nin yerel para cinsinden kısa vadeli kredi notunu ''B''den ''A-3''e yükseltirken, ülkenin döviz cinsinden uzun vadeli kredi notunu ''BB'', kısa vadeli kredi notunu da ''B''de bıraktı.

  Kuruluştan yapılan açıklamada, ülkenin kredi notunun artırılması kararının, Türkiye'nin finansal sistemindeki iyileşmenin devam etmesi, ülkenin mali sektöründeki toparlanma ve derinlik kazanan yerel piyasalara ilişkin görüşlerini yansıttığı ifade edildi. S&P, Türk bankacılık sisteminin yeterince sermayelendirildiğini ifade ederek, devletin, kamu bankalarındaki paylarını azaltmasını beklediklerini belirtti.

  Kuruluş, ülkenin yerel ve yabancı para cinsinden kredi notları arasındaki farkın, Standard and Poor's'un merkezi hükümet kredi kriterlerini Haziran ayında revize etmesinden kaynaklandığı vurguladı. Bu kriterler, merkez bankalarının bağımsız para politikaları uygulamasını, dalgalı döviz kuru rejimini ve yerel borçlanma piyasalarının derinliğini yansıtıyor.

  S&P, bu yıl ekonomisi yüzde 6 oranında büyümesi öngörülen Türkiye'nin GSYH'sindeki büyümenin 2012-2014 döneminde yaklaşık yüzde 3'ün biraz üzerinde gerçekleşmesi beklentilerine karşın hükümetin, net genel hükümet borcunun gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranını 2014 yılına kadar yaklaşık yüzde 35 seviyelerine getirmeye yönelik taahhütlerine bağlı kalacağına inandıklarını ifade etti.

  S&P, bu yıl merkezi hükümetin faiz dışı fazlasının GSYH'nin yüzde 1'ini hafif aşacağı tahmininde bulunarak, ülkenin cari işlemler açığının ise bu yıl GSYH'nin yüzde 10'u seviyesinde olmasının beklendiğini kaydetti.

  Kuruluş ayrıca, ülkenin yerel ve döviz cinsi kredi notlarının görünümünün ''pozitif'' olarak belirlenmesinin, notların önümüzdeki dönemde daha da artacağına işaret ettiğine dikkati çekti.

  Ülkenin kredi notlarının gelecekte artırılmasının, ekonominin beklendiği gibi soğumasına, cari işlemler açığının azaltılmasına ve yurtiçi kredi büyümesinin mali hesaplar ya da finansal sektör istikrarını etkileyebilecek kötü bir etki yaratmadan yavaşlayabilmesine bağlı olduğu vurgulandı.

  Kuruluş, daha derin bir sosyal güvenlik reformunun daha güçlü bir mali performansa yol açması halinde de Türkiye'nin kredi notunun artırılabileceğine işaret ederek, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını azaltacak ya da hükümetin mali hesaplarını kuruluşun mevcut beklentilerinin ötesinde azalatacak bir düşüş yaşanması durumunda ülkenin kredi notunun mevcut seviyelerde kalabileceğine vurgu yaptı.

  S&P’nin döviz cinsinden değil yerel para cinsinden yani TL cinsinden bu not artırımını yapması, bazı kesimlerde olumsuz bir durum olarak değerlendirilmişti. Doğrudur. Döviz cinsinden olsaydı tablo, çok daha net ve çok daha iyi olurdu Türkiye için. Özellikle de uluslar arası piyasalar bakımından. Ama bu arada önemli bir gelişme daha oldu ve Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's'un analisti Frank Gill, Türkiye'nin döviz cinsinden kredi notunun, ülke ekonomisinin büyümede muhtemel yavaşlamaya karşı dirençli olduğunu kanıtlaması durumunda, önümüzdeki 1.5 yılda artırılabileceğini söyledi.

  Gill, bugün İstanbul'da yaptığı değerlendirmede, "Eğer ekonomi, önümüzdeki bir buçuk yılda, bizim beklediğimiz şekilde dirençliyse, döviz cinsinden kredi notunda iyileşme göreceğinizi düşünüyorum" şeklinde konuştu. Dolayısıyla bu sözler de, Türkiye’nin notunun döviz cinsinden de artırılacağı beklentisini güçlendirdi ki bu da çok iyi bir gelişmedir.

  Şimdi ne olacak? Türkiye, bu not artışından ne kazanacak?
  Bir defa hemen belirtelim ki S&P’nin not artırımı kararının elbette birçok alanda faydası olacak Türkiye’ye. Ama en başta psikolojik bir katkısı olacak. Yıllardır not artırımı yüzü görmemiş Türkiye, bu gelişme ile birlikte rahat bir nefes aldı, alacak. Türkiye’nin bu gelişme ile birlikte hareket alanı genişleyecek.

  - Gelişmiş Avrupa ülkelerinin ve ABD’nin notlarının düşürüldüğü bir dönemde Türkiye’nin notunun artırılması, en başta psikolojik bir rahatlık sağlayacak. Türkiye, cazibe merkezi yolunda önemli bir hamle yapma imkanına kavuşacak.
  - Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye girişimi hız kazanacak. Yabancı sermayenin Türkiye’ye bakışında olumlu yönde değişiklik olacak. Bir ara yıllık 20-25 milyar dolar seviyesine kadar çıkan doğrudan yabancı sermaye girişi, katlanarak artabilir.
  - Yatırım fonlarının Türkiye’ye ilgisi artacak. Daha önce sıcak para olarak gelen ve kısa vadeli bir yapı arzeden fonlar, daha uzun vadeli bir yapıya kavuşacak.
  - Türkiye, hem iç piyasada hem de uluslar arası piyasalarda daha kolay, daha uygun maliyetle ve daha uzun vadeli borçlanabilecek.
  - Döviz kuru üzerindeki baskı bir miktar azalacak.
  - Faiz oranları üzerindeki baskı hafifleyecek. Merkez Bankası’nın hareket yeteneği artacak.

  Özetle S&P, bu not artırımı ile Türkiye’ye depar attıracak bir ilaç gönderdi. Şimdi bu ilacı iyi kullanabilirsek gerçekten yeni bir sıçramayı gerçekleştirebiliriz. Bu noktada Hükümet’e ve iş dünyasına büyük iş düşüyor…

 

Dr. Kazım KILINÇ
kakilinc@haber1.com

 

  • Bu haberi paylaşın:
YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
Cankat Özdemir
8yıl önce
İlaç mı dediniz? Türkiye hasta mı ki?
Gıyasettin Tokatçı
8yıl önce
Kazım bey,bunlar bize bir parmak bal çaldılar,benim mesleğim baba-dede mesleği, zaten soyadımızı da öyle almışız zamanında...eski zemanlarda makine vb yokken, büyüklerim tokat atarlarmış derilere ki berk olsun diye, şimdi makinalar var onlar yapıyor. Geleceğim yer şudur, bunların yaptığı iş, benim soyadımın sokak jargonunda kullanılmış halidir.
Mehmet Ekin
8yıl önce
Türkiye'nin notunu düşürünce hükümet, iş dünyası bunlara ateş püskürüyor. Değerlendirmeyi kaele almıyor. Ama not artırımı yaptığında yeri göğü inletiyorlar. Bu nasıl iş anlamadım
Yazarın Diğer Yazıları




Linkler

Arşivde Ara

Namaz Vakitleri
    İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
    03:3705:3013:0617:0420:3222:17
Anket
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=