Lütfen bekleyin..
  • Ana Sayfa
  • 24°
    21 Ağustos 2019 12:27
  • Sitene Ekle
  • RSS
  • Son Haberler
  • Arşiv

Seyfullah Türksoy

Zorunlu bir açıklama…

03 Ekim 2011 09:18

25 yıllık meslek hayatım boyunca yaklaşık 50 ülkede çekimler ve röportajlar yaptım.

Bu süre zarfında Haydar Aliyev, Saparmurat Türkmenbaşı, Askar Akayev, Kurmanbek Bakiyev, İlham Aliyev başta olmak üzere pekçok devlet adamıyla tanışma ve görüşme imkanı buldum. Ziyaret ettiğim ülkelerdeki  işadamlarıyla yakın dostluklar kurdum. Bu vesileyle işadamlarımızın çeşitli ülkelerdeki başarılı çalışmalarını da ekrana yansıttım. Amerika’da Zirveye Koşan Türkler, Avrupa’daki Türklerin Yükselişi, Orta Asya’daki Türk Yatırımları, Anadolu Kaplanları gibi farklı başlıklar altında yüzlerce program hazırlayarak girişimcilerimize yatırımcılarımıza moral vermeye çalıştım.

Ziyaret ettiğim ülkelerden biri de Çeçenistan’dır. İki büyük savaşta 300 bin yetişmiş insanını kaybeden ve harabeye-viraneye dönen Çeçenistan, Türkiye’de yaşayan milyonlarca insan gibi bizim de yüreğimizde her zaman özel bir öneme sahip olmuştur. Çok korkunç acılara sahne olan bu ülkedeki olumlu gelişmeler elbetteki bizleri sevindirmektedir. Ve elbetteki bu ülkedeki manevi dirilişin sembolleri olan camilerin Türk ustalar ve mühendisler tarafından inşa edilmesine, Osmanlı-Türk mimarisinin Çeçenistan’daki yeni dönemin sembolü olmasına duyarsız kalamazdık. Grozni’deki Ahmet Hacı Kadirov Camii’nin açılışına davet edildiğimizde memnuniyetle  davete icabet ettik ve döndüğümüzde bu olumlu gelişmeleri yansıtan bir program yaptık. Ve bu yaptığımız programla birilerinin tekerine çomak soktuğumuzu fark ettik. Programdan hemen sonra hakkımızda büyük bir yalan, iftira ve linç kampanyası başlatıldı. Program yaptığımız kanalları bastılar. Programlarımın kaldırılması için TV yöneticilerini gizli ve açık yollarla tehdit ettiler. Bunda kısmen de olsa başarılı oldular. Tipik bir çamur at izi kalsın saldırısına muhatap oldum. Yalancılığın ve sahtekarlığın bu kadar çirkefleşmiş haliyle ilk defa tanışmış oldum. Hakkımda pekçok yalanlar uydurdular. Çok büyük paralar aldığımı ileri sürdüler. Beni ihanetle ve birilerinin adamı ve ajanı olmakla itham ettiler. Bunun üzerine, bana saldıran bu çevrelerin bazılarının Çeçenistan’la ilgili cehaletlerini ve bilgisizliklerini, bazılarının da ihanet ve provokasyonlarını ortaya çıkarmak üzere, orada faaliyet gösteren Türk işadamlarının desteği ile bazı dostlarımı tanıdıklarımı Çeçenistan’a davet ettim. Davet ettiğim kanaat önderleri çok farklı görüşlere ve düşüncelere mensup insanlardı. Şair ve yazar Yavuz Bülent Bakiler, Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof.Dr. Süleyman Ateş, Diyanet İşleri Eski Başkan Yardımcısı Hamdi Mert, Vakit Gazetesi Yazarı Mustafa Özcan, Kafkas Çeçen Dayanışma Derneği Kurucularından Avukat Abdurrahman Özdil, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Başkanı Necati Ceylan, Hukukçular Derneği Başkanı Kamil Uğur gibi pekçok  tanınmış aydın Çeçenistan’daki gelişmeleri yerinde görme imkanı buldular ve olumlu düşüncelerini beyan ettiler. Fakat ne yazık ki, insanlara çamur ve iftira atmayı alışkanlık haline getiren ve bazı yabancı servisler tarafından kullanıldıklarına inandığım bazı çevreler, bu defa sadece beni değil, Çeçenistan gezisine katılan herkesi ihanetle ve satılmışlıkla suçladılar. Kurucusu olduğum Mir Ajans’ın ana faaliyetlerinden biri çeşitli kurum ve kuruluşlara tanıtım ve organizasyon hizmetleri sunmaktır. Çeçenistan gezisi de ticari bir amaç güdülmeden, sırf bazı yardım tacirlerinin ve istismarcıları maskesini düşürmek amacıyla, bazı işadamlarının sponsorluk katkıları ile yapılan organizasyondur. Bunun Çeçen Devleti’yle ve Ramzan Kadirov’la hiçbir alakası sözkonusu değildir. Nitekim o ziyaret sırasında Ramzan Kadirov gelen heyetle çok kısa bir görüşme yapmış ve Türkiye’ye dostluk ve kardeşlik mesajları göndermiştir.

Bu ziyaretin yankıları uzun süre devam ederken, Çeçenistan’daki gelişmeleri merak eden bazı dostlarım beni arayarak, Çeçenistan’a gitmek ve gelişmeleri yerinde görmek istemişlerdir.

Böylece kendi imkanlarımla bir grup dostumu daha Çeçenistan’a davet ettim. Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Resul Tosun, Tv 5 Yapımcısı Yavuz Selim Kurt, Vakit gazetesi Yazarı Mehmet Koçak

bu isimlerden bazılarıdır.  Medyada her zaman mert ve objektif tavırlarıyla takdir toplayan bu fikir insanları, hiç kimsenin etkisinde kalmadan, hiçbir maddi çıkar beklemeden Çeçenistan’la ilgili olumlu kanaatlerini yazılarında belirtmiş ve Türkiye’de bazı çevrelerin sürdürdüğü tek yanlı olumsuz propagandanın gerçeği yansıtmadığını söylemişlerdir. Çeçenistan’la ilgili daha önce farklı düşünen ve bu düşüncelerini yazılarına-yorumlarına yansıtan Mustafa Özcan, Mehmet Koçak ve Yavuz Selim Kurt gibi önemli kalemler, Çeçenistan’daki son gelişmeleri yerinde tesbit ettikten sonra fikirlerinin tamamen değiştiğini,

Çeçenistan davasına duyarlı herkesin buraya gelerek gerçekleri yerinde görmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Bunun aynı zamanda İslami ve insani bir sorumluluk olduğunu; Uzaktan atıp tutmakla, hayali senaryolarla yorum yapmanın doğru olmadığını özellikle belirtmişlerdir.

Ben hayatım boyunca sadece gerçeklerin ve inandığım doğruların takipçisi oldum. Kimsenin adamı ve ajanı olmadım. Çeçenistan devlet Başkanı Ramzan Kadirov’un da adamı ve avukatı değilim. Onunla birkaç röportajımız olmuştur ve olumlu bulduğum hizmetlerini bir gazeteci duyarlılığıyla dile getirdim. Çünkü bizim amacımız yıkmak değil yapmaktır. Zorlaştırmak değil kolaylaştırmaktır. Olay bundan ibarettir. Gazetecilik görevimin dışında Çeçenistan Devleti’yle alakalı resmi veya özel hiçbir görevim ve sorumluluğum yoktur ve hiçbir zaman da olmamıştır.  Bunu iddia edenler ispat etmekle yükümlüdürler. Aksi halde müfteridirler.

23 Ağustos 2011 tarihinde cami ve medreselerin açılışları sebebiyle yapılan son ziyaretin de Çeçenistan Devleti’yle bir alakası olmamıştır. Sadece yakın dostlarımızı davet ettiğimiz küçük bir organizasyondur.

Çeçenistan’a en son giden yaklaşık yüz kişilik kafile  bölgede yatırımlar yapan Bora İnşaat ve Penta İnşaat’ın davetlisi olarak gitmişlerdir.  Zaten heyetteki insanların bir kısmı mehter ekibi ve semazen grubundan oluşmaktadır. Kamuoyu oluşturmak gibi bir amaç taşımamaktadır. Bora İnşaat Gudermes şehrine Osmanlı-Türk mimarisiyle inşa edilen bir cami, Penta İnşaat ise yine Gudermes şehrinde çocukların dini eğitim alacağı medreseyi hizmete açmıştır. Organizasyonu kurucusu olduğum Mir Ajans yapmıştır. Hiçbir ticari amaç güdülmemiştir. Bu ziyaretin de Çeçenistan Devleti’yle ve Kadirov’la alakası sözkonusu değildir. Açılışlara sadece, daha önce beni ya da Bora İnşaat Başkanı Alper Suri’yi çeşitli defalar arayıp Çeçenistan’ı görmek istediğini söyleyen bazı yakın dostlarımız davet edilmiştir. Türkiye’den hiçbir yetkili ve devlet adamı davet edilmemiştir. Çünkü Grozni’de otel sayısı sınırlıdır ve Türkiye’den gelecek devlet adamlarını ağırlayacak düzeyde değildir. Açılış öncesi Çeçenistan’daki işadamı dostlarımız beni arayarak, davetli sayısının sınırlı tutulmasını özellikle rica etmişler; büyük bir heyeti ağırlamanın zorluğunu özellikle belirtmişlerdir.

Eğer Çeçenistan Devleti’nin bu konuda resmi bir talebi ve daveti olsaydı eminim Türkiye’den binlerce seçkin insan seve seve bu davete katılacaktı. Nitekim çok istemelerine ve rica etmelerine rağmen Çeçenistan’a davet edemediğimiz yüzlerce dostumuz bize gönül koymuştur. Bunlar arasında en az 30 belediye başkanı, 30’a yakın milletvekili, 50 gazeteci ve yazar ile yüzlerce işadamı vardır. Ama ne yazık ki bu insanları davet edemedik. Pek çoğu telefon açıp niye Çeçenistan’a davet etmedik diye üzüntüsünü dile getirmiştir. Çeçenistan konusunda Türk kamuoyu artık farklı düşünmekte ve bazı uluslar arası örgütlerin ve  yabancı istihbarat kurumlarının oyuncağı haline gelen küçük azgın ve provokatör grupların yalanlarına artık inanmamaktadır.  Buradan bir kez daha ilan ediyorum; Çeçenistan’a en son giden heyet tamamen Türk işadamlarının sponsorluğunda gitmiştir. Ve hemen hepsi yakın dostlarımızdır. Bu konuda Çeçenistan Devletinin hiçbir talebi olmadığı gibi, açıkçası buna pek hevesli de değildir. Çeçenistan’da on bine yakın Türk işçi ve mühendis çalışmaktadır. Dünyanın pekçok yerinde olduğu gibi, Çeçenistan’da da başarılı faaliyetleriyle öne çıkan Türk firmaları, açılış sevincini Türkiye’den gelen dostlarla paylaşmak istemiştir. Olay bundan ibarettir. Kimse öküzün altında buzağı aramasın. Oradaki başarılı işadamlarımızın gerçekleştirdiği açılış organizasyonlarına katılan misafirlerin tamamı

çok olumlu duygularla ülkemize dönmüşlerdir. Ben ve arkadaşlarım, yıllardır pekçok ülkede bu tür etkinliklere yardımcı olmaya çalıştık. Şirketimiz bünyesindeki ajansın faaliyet alanlarından biri de budur. Daha önce Almanya, Türkmenistan, Kırgızistan gbi pekçok ülkede açılış törenlerine katkı sağladık. Mesela Kırgızistan’a iki uçak dolusu işadamı, milletvekili, gazeteci götürdüğümüzü hatırlıyorum. Keza Türkmenistan’a da yıllar önce çok ünlü gazetecilerin işadamlarının ve siyasetçilerin olduğu 150 kişilik bir heyet götürmüştük.

Eğer Çeçenistan Devletinin bir talebi olsaydı, Türkiye’den en az bin kişilik seçkin bir topluluğu götürebilirdik. Bu konuda gerçekten çok büyük bir talep var. Özellikle Çeçen kökenli vatandaşlarımız ülkedeki gelişmeleri çok merak ediyor ve görmek istiyor. Keşke Çeçen Devleti bu gerçeği dikkate alarak büyük bir organizasyon düzenlese de bu insanlar Çeçenistan’daki gelişmeleri yerinde görebilse. Ama tüm samimiyetle ifade ediyorum; ne Çeçenistan Devleti’nin ne de Devlet Başkanı Kadirov’un şimdiye kadar bu konuda hiçbir talebi olmamıştır. Zaten Türkiye’deki tartışmalar Çeçenistan’ın gündeminde hiçbir zaman olmamıştır ve onlar için bu tartışmaların çok da önemi yoktur. Onlar bildikleri inandıkları yolda devam etmektedirler.

Sonuç olarak şunu ifade edebilirim. Birkaç yıl önce yapmış olduğum bir Çeçenistan programı sebebiyle hakkımda ağır yalan ve iftira kampanyaları düzenleyenler, bugün attıkları çamurların ve iftiraların altında ezilmiştir. Çeçenistan’ı ziyaret eden farklı görüş ve düşüncelere mensup yüzlerce insan, benim programımda anlattım gerçeklere yakından şahit olmuş ve olumlu düşüncelerle Türkiye’ye dönmüştür. Bu insanların müspet açıklamalarıyla çılgına dönen; kan ve gözyaşından beslenen  provokatörler, bu kez beni bazı terörist gruplara açık hedef göstermiştir. Fikirle ve gerçeklerle mücadele edemeyen basit insanlar hemen şiddete başvururlar.  Korkutarak ve yıldırarak!.. Nitekim onların hedef göstermeleriyle çok sayıda tehdit aldım. Beni hedef gösteren ve tehdit eden terörist grupların ve yardım tacirlerinin kimler olduğunu az çok biliyoruz.

Bunlarla ilgili hukuk mücadelemiz devam edecektir. Çarşıda pazarda metroda havalimanında patlatılan bombalarla masum sivilleri, kadınları çocukları öldürmeyi “cihat” olarak yorumlayan ve bu katliamları manen destekleyen bu münafık zalimlerin ve “iyiniyetli”  bazı cahillerin hayasız saldırılarına karşı yegane güvencemiz Allah’ın adaleti ve hukuk mücadelesidir. Allah bu zalimleri ve vatan hainlerini ıslah etsin ya da bildiği gibi yapsın. Amin!..

Not: Nerede ve kim tarafından yapılırsa yapılsın, bütün terörist faaliyetleri kınıyorum. Bu vesileyle İstanbul'da Zeytinburnu'nda üç Çeçen gencinin hunharca katledilmesini de şiddetle kınıyor ve sorumluların bir an önce yakalanarak adalet önünde hesap vermelerini temenni ediyorum. Büyük bir maddi ve manevi kalkınma içerisinde olan ve bölgesinin parlayan yıldızı haline gelen Türkiye'de gerçekleşen bu tür terör saldırılarının herşeyden önce ülkemizin itibarına ve imajına zarar verdiği ortadadır. Ülkemiz diğer ülkelerin istihbarat birimlerinin cirit attığı bir arena değildir ve asla olmamalıdır. Benzer hadiselerin bir daha asla yaşanmamasını diliyorum.

  • Bu haberi paylaşın:
YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)




Linkler

Arşivde Ara

Namaz Vakitleri
    İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
    04:3806:1213:1216:5920:0321:31
Anket
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=