Lütfen bekleyin..
  • Ana Sayfa
  • 22°
    27 Mayıs 2019 09:04
  • Sitene Ekle
  • RSS
  • Son Haberler
  • Arşiv

Prof. Dr. Bener Karakartal

Türkiye’de STK’lar neye hizmet ediyor?

03 Şubat 2013 12:59

Gerçek demokrasilerde STK’lar, üyelerinden toplanan paralarla pahalı hediyeler veremezler ve özel uçaklarla bol keseden para harcayamazlar. Siyaset yapmak isteyenler, STK’lar içinde saklanmazlar!  

Dünya genelinde varolan büyük demokrasilerde STK’lar nasıl çalışıyor? Bunlar için özel kanun yapmaya lüzum yok. Keza demokrasiler kurallar üzerine kuruludur. Hatırlatalım; dünyanın en eski ve en büyük demokrasisi İngiltere’de yazılı anayasa yoktur. Herkes yerini bilir ve davranışını ona göre ayarlar. Seçimler siyasetin iktidara giden yoludur. Siyaset yapmak isteyenler STK’lar içinde saklanmazlar. STK’lar birer baskı ve çıkar grubudur. Temsil ettikleri grupların çıkarlarını savunmakla yetinirler. Alternatif bir siyasi parti gibi karanlıkta saklanıp, kestirme yoldan iktidara gelmeyi hayal etmezler.

Bir diğer büyük demokrasi olan ABD’ye bakalım. Başkan 4 yıl için seçilir. Seçim tarihi değişmez. Eğer başkan görev sırasında ölürse veya öldürülürse karambol olmaz. Kalan süreyi Başkan yardımcısı tamamlar. Basit bir törenle dünyanın en büyük demokrasisin başına geçer. Kennedy öldürülünce vakit kaybetmemek için yerine geçen yardımcısı Johnson, başkanlık yemini Kennedy’nin tabutunu taşıyan uçak içinde gökte yapmıştı.

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, siyasettir ve partilerde yapılır. Ordular darbe yapmazlar. Şahsi ikbal ve para peşinde koşan manşet senyörleri, gazetelerini kullanarak orduyu darbe yapmaya teşvik etmezler. STK başkanları da karambol beklentisi içinde iktidara kestirme yoldan gelmeyi düşünmezler. Muhalefet partileri iktidara gelmenin yolunun seçim olduğunu bilirler ve iktidara gelmek için basınla, orduyla, STK başkanlarıyla iktidara gizli açık komplo kurmazlar, kuramazlar. Gerçek demokrasiler buna izin vermez.

STK’lar üyelerinden toplanan paralarla pahalı hediyeler veremezler ve özel uçaklarla bol keseden para sarf edip seyahat edemezler. Seyahatleri, turistik gezilerin kamuflajı olamaz. Demokrasilerde STK başkanları otellerde medyayı toplayıp her konuda beyanat verip şöhretlerini pekiştirmek yolunu tutamazlar. Topladıkları paranın hesabını üyelerine vermek zorundadırlar. STK’ların amacı resmi amaçların dışına çıkamaz. Çok uzun süre koltuklarına yapışıp kalmazlar. Faaliyetlerinin başarısı ölçüsünde değerlendirirler.

Gelişmiş demokrasilerde durum böyleyken yozlaşmış demokrasilerde durum böyle değildir. Yozlaşma tüm kurumları bir kanser gibi sarar. Basın komplo yapar. Manşet atıp insanları mahfeder. Onlara cevap hakkı vermez. Gazeteciler çok para kazanır ve kendi ifadeleriyle “şahane bir hayat” yaşarlar.

Çocuklarını en pahalı saray otellerde evlendirirler. Mal mülk ve servet sahibi olurlar. Yozlaşmış demokrasilerde iktidarda olanlar, devlet bankalarını soyarlar ve çevresindekilere özel banka kurdurup halkın soyulmasına izin verirler. Yozlaşmış demokrasilerde ordular darbe yapar. STK yöneticileri de bu komplolar içerisinde yer alır ve kendi kurumlarının çok ötesinde siyasi arenada faaliyette bulunur. Türkiye’de “28 Şubat” dönemi demokrasilerin nasıl yozlaşabildiğini gösteren ders kitaplarına girmesi gereken ibret verici bir örnektir. Örnekler üzerinde çalışalım. Avrupa Birliği bir milli hedef olarak Türkiye tarafından belirlenmiştir. Avrupa Birliğinde, Türk STK’lar çok pahalı faaliyetlerde bulunuyor ama bu faaliyetlere yakından bakıldığında netice hüzün verici.

STK’larda bir memurlar oligarşisi kapıları sıkı sıkıya tutmuş, Avrupa’daki faaliyetleri günü birlik seyahatlere ve toplantıları kongre turizmine dönüştürmüşler. Neredeyse davul, zurna ve bayraklarla lüks otellere gidilmiş ve orada Türkün Türkle sohbet ettiği toplantılar düzenlenmiş. Bu toplantılarda Türk dostu olduğunu söyleyen ama bu dostluklarını nedense yalnız Türklerle oldukları zaman belirten kişilerle bir araya gelinmiş.

“FRANSA’DA TÜRK MEVSİMİ”

Yakın zamanda STK’ların çok iddialı ve pahalı “Fransa’da Türk Mevsimi” programı gerçekleşmişti. Netice yine hezimetti. Etkilenmesi gereken Fransa Cumhurbaşkanı ağzında sakızla birkaç dakikalığına alaycı bir görüşle bu faaliyete kapıdan uğramıştı. Bu faaliyetleri organize eden STK temsilcileri gittikleri ülkenin dilini bile konuşamıyorlardı ve tercüman eşliğinde bu ülkelere gidiyorlardı. “Fransa’da Türk Mevsimi”nin çocuğu Fransa parlamentosundaki Türkiye aleyhine ermeni yasası olmuştu. Nitekim bu yasa Fransa Meclisi’nde ve Senatosu’nda onaylandı. Ardından yeni Cumhurbaşkanı Hollande, Ermeni seçmenlerine yasanın çıkacağı konusunda söz vermiştir.

TÜRK STK’LAR AMERİKA’DA DA BAŞARILI DEĞİLLER

Türk-Amerikan ilişkilerinin içinde bulunduğumuz dönemdeki fevkalade olumlu gelişimi dünya konjonktürü, bölgesel durumlar ve Başbakan Erdoğan’ın başarılı dünya politikasının doğrudan sonucudur. Bu başarıda STK’ların kendilerine pay biçmemeleri gerekir. STK’ların dünyanın en güçlü ülkesi ABD’de de faaliyetleri hüsranla bitti. Washington ve New York’a Avrupa’ya yapılan seyahatler benzeri sayısız program tertip edilmiş ama ekonomik bakımdan bu programlar ciddi bir şekilde organize edilmediğinden ve göstermelik kaldığından bir netice alınamadı. Amerika’yla ticaret hüzün verici bir dengesizliği ortaya koyuyor. Amerika’dan çok mal alıyoruz fakat az mal satıyoruz.

MÜSİAD VE TUSKON NEDEN ÖRNEK ALINMIYOR?

Peki büyük STK’ların tersine MÜSİAD ve TUSKON ilerliyor, netice alıyorsa bunun nedeni nedir? MÜSİAD ve TUSKON Başkanlarında gösteriş ve şahsi ikbal arayışı olduğunu kimse söyleyemez. MÜSİAD ve TUSKON zor ülkelerde çalışıyorlar. Afrika, Asya, Orta Doğu ve diğer kıtalarda Türk bayrağını zirvelere taşıyorlar. Amaçlarına uygun hareket ediyorlar. Anadolu’nun çalışkan ve kahraman girişimcisinin yolunu aydınlatıyorlar. Büyük STK’ların yöneticileri gibi netice vermeyen şov amaçlı, yüzeysel derinliği olmayan toplantılar tertip etmiyorlar.

KAMUOYU ARTIK UYANIYOR

Büyük STK’lar konusunda Türkiye uyanıyor. Basına son günlerde göz attığımızda bunu görüyoruz. İşçisinin parasını veremeyen bir oda dağıttığı pahalı hediyelerle tepki topluyor. Odanın esnaf üyeleri “bizden toplanan paralarla turistik geziler yapılıyor” diye tepki gösteriyor. İşçiler oda önünde gösteri yapıyor.

Prof. Dr. Bener KARAKARTAL

  • Bu haberi paylaşın:
YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
3yıl önce
6yıl önce




Linkler

Arşivde Ara

Namaz Vakitleri
    İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
    03:3705:3013:0617:0420:3222:17
Anket
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=