Lütfen bekleyin..
  • Ana Sayfa
  • 26°
    22 Ağustos 2019 23:42
  • Sitene Ekle
  • RSS
  • Son Haberler
  • Arşiv

Prof. Dr. Bener Karakartal

Başbakan bu tuzağa düşmemeli

18 Temmuz 2013 07:33

“Gezi” fırtınası Mayıs-Haziran’da Türkiye’de gündemi oluşturdu. Hemen arkasından Temmuz’da da Mısır. Bu bir tesadüf mü?

Bir siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler Profesörü olarak benim derin şüphelerim var.

Şimdi Türkiye’de ve Mısır’da ne olacak? Benim bugünkü konum Türkiye.

TÜRKİYE’YE DEĞİŞİK BOYUTTA İKİ TUZAK KURULDU.

Tuzaklardan birincisi tuzağın küçüğü: bu noktada hedef Türk turizminin “altın üçgen”iydi. Barbaros bulvarından başlayıp, Dolmabahçe ve Nişantaş’ından geçip, Talimhane ve Tünel’e uzayan içine Taksim’i alan saha Türk turizminin altın üçgenidir. Türkiye’nin içlerinde uluslararası kongrelerinde yapıldığı dünyaca ünlü yedi yıldızlı otellerin en önemlileri bu altın üçgen içinde yer alır. Bu bölgede ayrıca çok sayıda orta büyüklükte lüks tesiste bulunmaktadır. Uluslararası basının yerleşim alanı da buradadır.

Neredeyse iki ay boyunca olaylar bu bölgeyi duman altında bıraktı. Yaşanmaz hale getirdi. Turizm mevsimi öncesinde bu Türk turizmine sıkılan bir kurşun gibiydi. Dünya medyası yirmi dört saat duman altında kalan adeta yaşanmaz bir İstanbul’u non-stop turizm mevsimi öncesi dünya kamuoyuna servis etti. Bu Türkiye’ye kurulan hain bir tuzaktı.

ESAS TUZAK ÇOK DAHA ÖNEMLİ VE ÇOK DAHA DERİN

Türk turizminin altın üçgenine yönelen bu tuzak Türkiye’ye kurulan daha büyük bir tuzağı maskeliyor. Bu tuzak nedir?

Mayıs ayı öncesini hatırlayalım. Türkiye, Türkiye’nin lideri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti, Borsa İstanbul, Türk Ekonomisi ve İhracatı tarihlerinin en parlak dönemini yaşıyordu. Türkiye kendi rekorlarını peşpeşe kırıyordu. Dünyada bir numara olan ABD’nin Başkanı Obama Başbakan Erdoğan’ı Beyaz Saray’da müthiş bir şekilde A protokolü ile ağırlıyordu. İstanbul borsası dünyada gelişimi ile zirveye koşuyordu. Türkiye hızlı trenlerden, nükleer enerjiden, üçüncü köprü,üçüncü havaalanı, kanal İstanbul, marmararay, boğaz altında ikinci geçiş, uzay sanayi,başkanlık sistemi, çözüm sürecinden bahsediyordu. Başbakan mutluydu, huzurluydu ve Türkiye kendisinden, ülkesinden gurur duyuyordu.

Şimdi tablo ne? Bölünmüş, kamplara ayrılmış bir Türkiye, “gezi”ye sarılmış bir CHP, soğukkanlılığını kaybetmiş bir MHP ve hepsinden daha önemlisi öfkeli bir Başbakan.

Türkiye’nin kalbine sıkılmış bir kurşun. Esas tuzak bu. İçerde herkesle kavga eden bir iktidar. Dışarda herkese öfkeyle bakan bir yönetim. Yalnızlaştırılmak istenen bir Türkiye. Mursi ile, Mısır’la, İran’la karşılaştırılan bir Türkiye. Batının medyasında yeni Türkiye, yeni Erdoğan böyle yer alıyor.

Tuzağı kuranların akıllı olduğunu itiraf etmek gerek. Başbakan’ın Karadeniz’li ve öfkeli olduğunu biliyorlar. Vizyonu, dehası, çalışkanlığı son yirmi yılda yüz kere ıspatlanmış olan devlet adamı Erdoğan imajını şimdi öfkeli, sinirli,kavgacı dünyadan kopuk ve herkese sataşan bir Başbakan imajı ile değiştirmek istiyorlar.        

Türkiye bu tuzağa düşmemeli. Nasıl mı? Gayet basit: bundan birkaç ay önceki konuları gündeme getirerek. O günkü üsluba geri dönerek. Soğukkanlılıkla, siyasi istikrar içinde, mega projeleri ve başkanlık sistemini tartışarak. Türkiye’nin Başbakan Erdoğan’dan beklediği bugün bu.

PROF.DR. BENER KARAKARTAL

  • Bu haberi paylaşın:
YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
inka inka
7yıl önce
nedense,sayın hocam ın yazıları,uzaktan kumanda
ile düşünen ve uzaktan kumanda ile gezide terör
estirenleri rahatsız etmiş.Vizyonu dar olan in-
sanlar,hala gezinin kenarındalar.Türkiye büyüyecek
bunu Almanya da engelleyemeyecek.
Behçet Çelik
7yıl önce
Zor Dönemeç

Evet hocam doğru bir yorum .Dahasıda var da var bizi Türk ,Kürt, Laz ,Süni ,Alevi veya yarın başka alanlarda bularak bölmek istiyorlar.Bir barış süreci var işliyor.Herkes barış olmasın diye büyük çaba sarf ediyor.Bu barış sürecini ne Pkk ne Türkiye bozmaz bozmakta istemez.Ancak içimizdeki satılmışlar ve onların dış başkanları barışolsun istemezler ve barış sürecini bitirecekler.Bizde yorumlarken nerede hata yaptık diye düşüneceğiz.Bizde olmayan şeyleri düşüneceğiz aynı yerde yerli yerimizde sayacağız birbirimizi onların belirlediği bir konu çerçevesinde öldürmeye devam edeceğiz, ne yazıkki.

Behçet Çelik
Ali Tatar
7yıl önce
sayın hocam, eski hastalığımız olan her olayda dış mihrakların parmağı olduğu hastalığından kurtulup dünyayı ve dünyada olan gelişmeleri daha akılcı bir şekilde okuyup ona göre tavır almalıyız. gerek yurt içinde, gerekse de yurt dışında herkesi karşımıza alma yerine tüm insanlarımızı kucaklayan
Caner
7yıl önce
Artık kendisine zor fayda edebilen batı dünyasını böyle pofpoflayıp durmayın bence artık. Kendilerini onlarda olduklarından büyük görmeye başlayacaklar. Kanıtlayamayacağınız şeyleri de millete anlatmayın, inananlar gittikçe azalıyor bu komplo teorilerine.
misafir
7yıl önce
Hocam elinize sağlık.. Tam da profesörce bir yazı, büyük tuzağa dikkat çekmeniz ve ayrıntılarda boğulmamazı gerektiğinin altını çizmeniz gerçekten çok doğru, umuyorum herkes bu yazıdan gerekli dersi çıkarır, geziciler ülkeyi mahvetmekten vazgeçerler ve bu tuzağın bir parçası olmazlar
halk
7yıl önce
Kemal bey siz ozaman emeğin ve parkın yıkılarak AVM yapılmasından yanasınız doğru mu anladım??
Kemal Çiftçi
7yıl önce
Sayın hocam, kaleminize sağlık.Çok isabetli bir yazı. Herkesin büyük resmi görmesi gerekiyor. Emek sineması, Gezi vs. bunlar sadece bahane. Kurt kuzuyu yemek isterse mutlaka bahane bulunur. Milletimizin ve tabii ki yöneticilerimizin bu oyuna gelmemesi gerekiyor. Yoksa tüm kazanımlara yazı olur.
halk
7yıl önce
Değerli hocam yaşananlarda hükümetin veya polisin sert müdehalesinin hiç mi payı yok?
fikret boduroğlu( misafir)
7yıl önce
keskin sirkenin zararı küpünedir.
Yazarın Diğer Yazıları
4yıl önce
6yıl önce




Linkler

Arşivde Ara

Namaz Vakitleri
    İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
    04:3906:1313:1216:5820:0121:29
Anket
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=