Lütfen bekleyin..
  • Ana Sayfa
  • 22°
    27 Mayıs 2019 06:50
  • Sitene Ekle
  • RSS
  • Son Haberler
  • Arşiv

Dr. Kazım Kılınç

Belarus'un yükünü kadınlar çekiyor!

21 Ekim 2014 01:06

Bu başlığı görünce şaşırdınız değil mi? Şaşırmayın. Çünkü, bu sözü bizzat Belaruslu bir kadın söyledi. Birkaç günlük ziyaretimiz sırasında edindiğimiz izlenimler, gözlemler de bu sözü doğrular nitelikteydi…

Nasıl mı?

Anlatayım…

Uluslararası ekonomi/finans dergisi Turcomoney ekibi olarak geçtiğimiz günlerde Belarus’taydık.

Belarus, diğer adıyla Beyaz Rusya, deyim yerindeyse Yunanistan’ın  Güney Kıbrıs’ı ya da başka bir ifadeyle Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’ı konumunda… Belaruslular, Ruslar gibi Slav ırkından geliyor…

Belarus, küçük bir ülke… Yaklaşık 200 bin kilometrekarelik alana ve 10 milyonluk nüfusa sahip. Belarus ekonomisi ile ilgili bilgileri Turcomoney’de Belarus Raporu’nda ayrıntılı olarak analiz edeceğiz. Yatırımcılar için rehber niteliğinde dosyayı, önerileri yayınlayacağız.

Şimdi gelelim bu yazının konusuna… Belarus ve kadınlar meselesine…

Gazeteci arkadaşım Hayrettin Turan ile Belarus’ta üst düzey görüşmeler gerçekleştirdik. Bu kurumlardan birinin başkanı kadındı. Güzel ve zarif bir hanımefendi. Yardımcısı, sekreteri de kadın. Bize Rusça çeviri konusunda  yardımcı olan da kadın. Öyle olunca Hayrettin, tercümana dönerek, “Maşallah Belarus’ta kadınları her yerde görüyoruz. Üstelik çok üst düzeyde görevler yapıyorlar” deyince şaşırtıcı bir cevap aldık:

- “Evet Belarus’ta kadınları her yerde görebilirsiniz. İşte, okulda, hastanede, fabrikada, lokantada, otelde, otobüste, trende, uçakta, her yerde… Ama daha çok ne kadar ağır, ne kadar zor, ne kadar pis iş varsa orada görebilirsiniz”

- Nasıl olur, işte burada gördüğümüz gibi bu kurumun başkanı, yardımcısı, önemli görevleri üstlenenlerin hepsi kadın.

- Evet burada öyle. Ama burası istisna. Belki birkaç yerde daha bunu görebilirsiniz. Ama kadınlar daha çok en fazla tepedekilerin yardımcısıdır. Devleti yönetenler erkektir, en fazla yardımcıları kadındır. Bankaları, otelleri, fabrikaları hepsinin başında erkekler vardır. Kadınlar ise en fazla yardımcısıdır.

- Ya erkekler?

- Onlar, keyif yapar. En iyi işlerin keyfini sürer.

Sonra gezip gördükki gerçekten restoranlarda temizlik yapanlar, garsonlar, otelde temizlik yapanlar, resepsiyonda görev yapanlar, otobüste şoförler, trende kondüktörler, fabrikada en ağır işi yapanlar hep kadınlar… Caddeleri, parkları temizleyenler de kadın…

Evet gördük ki ağır işlerde başrolü kadınlar oynuyor… Zor işleri hep onlar yapıyor… Üstelik hiç yüksünmüyorlar… İşlerini küçümsemiyorlar… (İstisnalar da var tabii. Ama biliyorsunuz ki istisnalar, kaideyi bozmaz) Otelde resepsiyonda çalışan, restoranda garsonluk yapan, şirketlerde sekreterlik yapan kadınları görünce şaşırmamak mümkün değil… Çoğu manken gibi, model gibi, fidan gibi, kalem gibi… Çoğu bakımlı, çoğu güzel…

Bu arada küçük bir not ileteyim. Bu tablonun benzerini Rusya’da, Ukrayna’da, Kırgızistan’da, Kazakistan’da, İskandinav ülkelerinde, birçok ülkede gördüm. Kadınların çoğu çok bakımlı, çok güzel olmasına rağmen, güzelliğini bir araç olarak kullanmıyor, sekreterlik yapıyor, garsonluk yapıyor, şoförlük yapıyor, işçilik yapıyor… Yapıyor da yapıyor… O garsonları, şoförleri, sekreterleri, doktorları, hemşireleri, öğretmenleri getirin Türkiye’ye, en güzel mankene, modele, türkücüye, şarkıcıya on basar.

O kadın garsonları, sekreterleri görünce bizim kadınlarımız geldi aklıma…

Azıcık güzelliğiyle afra tafra yapan kadınlarımız geçti gözümün önünden…

Suratlarını gizlemek için boya küpüne dönen, çelimsiz ve de sevimsiz mankenler, modeller geldi aklıma…

Bir dizide rol kapan, ama “dünyayı ben yarattım” havasına giren cahil cühela kadınları, kızları hatırladım…

Son yıllarda iyice şımaran Türk kadınlarını hatırladım birden… (Tüm kadınlarımız için söylemiyorum elbet)

Belarus’ta bu tablonun nedenini sordum tabii….

Niye böyle diye… ?

Meğer İkinci Dünya Savaşı’nda Belarus, en çok kayıp veren ülkelerin başında geliyormuş. Almanlar, yüzbinlerce Belaruslu erkeği öldürmüş. Belarus’ta erkek kıtlığı başlamış. Anneler, erkek çocuk olsun diye dua etmiş, kızlar erkeklerin peşinde koşar olmuş…

Bugün de, Belarus’ta erkek-kadın dengesi, erkeklerin lehine… Kadın nüfusu, erkeklerden fazla… Anlatılanlara göre, erkekler yatıyor, pişpirik oynuyor, keyif çatıyor, kafayı çekiyor… Ha bir de çocuk yapıyor, sonra de eşini, çoluğunu çocuğunu bırakıp gidiyor… Gidiş o gidiş… (Ki, bu durum hiç ama hiç hoşuma gitmiyor.)

Kadınlar ise hayatın cefasını çekiyor… Ne kadar doğru bilmiyorum… Ama anlatılanlar böyle…

Birkaç günlük ziyaretimizde de bunu büyük ölçüde gözlemledim…

Şimdi siz de bir düşünün… Türk erkekleri nasıl, Türk kadınları nasıl?

Bunu bir ara detaylı yazacağım…

kakilinc@haber1.com

  • Bu haberi paylaşın:
YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
Namık Zorlu
5yıl önce
Bu söyledikleriniz çileli, vefakar Anadolu kadını için geçerli değil herhalde
Sabri Topçu
5yıl önce
Sayın Kılınç Belarus'u çok mu sevdiniz. Yazınızdan öyle anlaşılıyor. Öyle anlatıyorsunuz ki koşup gidesim geldi
misafir
5yıl önce
E o zaman ne diye duruyoruz. Haydi Belarus'a... Burada başımızda boza pişiren kadınlardan kurtulmak an meselesi desenize.
Yazarın Diğer Yazıları




Linkler

Arşivde Ara

Namaz Vakitleri
    İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
    03:3705:3013:0617:0420:3222:17
Anket
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=