Lütfen bekleyin..
Zuhal Mansfield

Zuhal Mansfield

Girişimcilik ve yenilikçilik risk değil fırsattır

1 Ocak 2015

Yaşı genç olanlar muhtemelen Dan BRICKLIN ve VisiCalc sözcüklerini duymamışlardır. Dan BRICKLIN bir ABD üniversitesinin finans bölümü master öğrencisiydi. Master tezini kolayca uygulayabilmek için 1980’de yine bir ABD’li genç Steve JOBS tarafında geliştirilen Apple II bilgisayarları üzerinde çalışan bir tablo (spreadsheet) programı tasarladı ve uyguladı. Bu kendi alanında bir ilkti ve etkisi olağanüstü oldu. O zamana kadar bilim adamlarının hobisi olarak düşünülen masaüstü (PC) bilgisayarlar kendilerine iş dünyası masalarının da üstünde yer bulmaya başladılar. VisiCalc altı yıl içinde 700.000 kopya sattı. Bu uygulama bugün hemen herkesin kullandığı Excel tablo uygulamasının orijinal fikrini oluşturur.

GATES VE MICROSOFT

Muhtemelen bütün okurlarımız, William (Bill) GATES ve Microsoft sözcüklerine aşinadır. Çocukluk arkadaşı olan bu iki genç; Paul ALLEN ve Bill GATES programcılık yetenekleri sergileyecekleri bir fırsat ararken, IBM tarafından ilk defa lanse edilecek PC masaüstü bilgisayarı için pratik bir işletim sistemi arandığını öğrendiler. Ülkemizde olsa “Haddinizi bilin” diye ret edilecek müracaatları, kabul edildi. İki arkadaş DOS adı verilen bu işletim sistemini kendileri de geliştirmediler. Bir başka firmanın geliştirdiği işletim sistemini satın alarak onu IBM PC için uyarladılar ve MS-DOS adını verdiler. IBM PC ve MS-DOS, Apple tarafından yaratılan masaüstü piyasasında olağanüstü başarılı oldu ve endüstri standardı haline geldi.

JOBS VİZYONU VE FARE TEKNOLOJİSİ

Bir başka efsanevi öykü de PC kavramını APPLE ile yaratan Steve JOBS ile ilgili. Enformatik devrimi JOBS’un, Xerox firmasının, Palo Alto Araştırma Merkezi (PARC) ziyaretinde başladı. JOBS burada araştırmacıların Smalltalk adı verilen şirin bir programla kendilerini eğlendirdiklerini gördü ve bunun lisansını satın aldı. Böylece APPLE bilgisayarlarını popüler yapan fare teknolojisi gündeme girdi. JOBS bu teknolojiye hayranlığını; “Fare teknolojisinde bilgisayarların geleceğini gördüm ve başka her şey gözümden silindi” şeklinde aktardı. Bu program günümüzde yediden yetmişe herkesi bilgisayar kullanıcısı haline getiren Windows işletim sisteminin atasını oluşturuyor. Bu teknolojiyi sonradan edinen ve geliştiren Bill Gates’in firması Microsoft ise dünyanın en hızlı ve en görkemli gelişen firması oldu ve GATES şu anda dünyanın en zengin adamı.

SONY AKIO MORITA VE WALKMAN

SONY mühendisleri, çalışırken müzik dinleyebilecekleri minyatür bir alet geliştirmek için çok hevesliydiler. Patronları Akio MORITA ise bu fikre sıcak bakmıyordu. Japon kültüründe başkalarından bağımsız müzik dinlemek ayıp sayılıyordu.

SONY küresel bir firmaydı ve mühendisler başka ülkelerde de, böyle bir talebin olabileceği konusunda patronlarını ikna ederek ilk Walkman’leri ürettiler. İlk Walkman 1 Temmuz 1979’da satışa sunuldu. Başlangıçta performans parlak değildi. Fakat bu durum hızla değişti ve Walkman hem SONY, hem elektronik tarihinin en yıldız ürünlerinden biri oldu. Sony ile müziğin portatifleşmesi fikri doğdu ve hayata geçti. SONY 200 milyon kasetçalar olmak üzere 400 milyon üzeri portatif müzik seti sattı. Şimdi bu teknolojinin daha ileri örnekleri var ama IPad haricinde hiçbir ürün Walkman pırıltısını gösteremedi. Günümüzde Walkman tapon ve modası geçmiş bir ürün olsa da, portatif müzik çalma fikri en son teknolojiler ile varlığını tüm heyecanı ile sürdürüyor.

GİRİŞİMCİLİĞİ VE YENİLİKÇİLİĞİ FIRSAT OLARAK GÖRMELİYİZ

ABD ve küresel yönetim eliti kültürü; meydan okumaları tehdit değil, fırsat olarak algılar ve meydan okuyanlara şans tanır. Ülkemizde ise yenilikçi ve yaratıcı olmak yönetim eliti, tarafından fırsat değil, tehdit olarak algılanır. Bir yenilik yapılacaksa bunu önce Batılılar yapmalı ve biz de bunu milyon/milyar dolar ödeyerek satın almalıyız. Artık bu kısır döngüyü kırmanın zamanı geldi. Bizlim yöneticilerimiz de, girişimci ruhun atılganlığını görmeli, takdir etmeli ve “Yap da görelim” şansını vermeli. Bizim kültürümüzde, girişimciliğin ve yenilikçiliğin tehdit olarak algılandığının en önemli delili, “İcat çıkarma” sözcüğüdür. İcat yapmak, sorun çıkarmakla eş anlamlı düşünülür. Dünyada ise refah düzeyi yüksek ülkelerin, her lalanda icat çıkaranlar olduğunu görüyoruz. Bizim de artık kadınlı-erkekli icat çıkaranları teşhis etmemiz, onları yüreklendirmemiz ve önlerini açacak imkanları oluşturmamız gerekiyor. Çok şükür ki, bu alandaki anlayışın artık değişmekte olduğunu, girişimcilere destek verecek ve öncelikle onların finansman sorunlarını çözecek kişi ve kuruluşların varlığını görüyoruz. Öne fırlamak ve küresel sistemde pozisyon almak için biraz geç kalmış olduğumuz açık. Yine de toplumumuzun ve iş kültürümüzün böyle bir eğilim içine girmesi önemli. Artık kendi JOBS’larımız, GATES’lerimizi görme ve onlara şans tanıma zamanı geldi.

Üretmeyen toplumlar, üretimi öğreninceye kadar “Gelişmekte olan Ülkeler” konumunda kalmaya mahkûm olacaklar. Mevcutla olan yol haritamız belli, yeni neslin şanstan çok, onlara inanmamıza ihtiyaçları var. Özgüveni yüksek nesiller yetiştirmek zorundayız.

2015 yılının hepimize sağlık, huzur ve refah getirmesi dileğiyle…

Kadın Gözüyle

Zuhal Mansfield

DEİK / Türk Mısır İş Konseyi Başkanı TMG DOĞALTAŞ Madencilik

mansfield@turcomoney.com

Yazarın Diğer Yazıları
2 Kasım 2015
2 Ağustos 2015
1 Nisan 2015
1 Mart 2015
29 Temmuz 2014
11 Kasım 2013
1 Mayıs 2013
12 Nisan 2012
Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=