Lütfen bekleyin..
Melih Bulut

Melih Bulut

’Sen kaşınmazsan, ben kaşınmazsam..!’

18 Ekim 2011

Kan emicileri yok etmek için,

teslim olmayacak, yılmayacak ve aslanlar

gibi mücadeleye devam edeceksin.

Yoksa sen de,

“koskoca bir vücut”ta

külliyen,

harabeye döneceksiniz!..

Nereden çıktı bu kan emici işi diyebilirsiniz.

Doğru. Açıklayalım…

Birkaç zamandır sivrisineklerle

mücadele ediyorum.

Etli butlu palazlanmış sivrisinekler

sürekli kanımı emip duruyorlar.

Bir türlü doymuyorlar.

Neredeyse vücudumdaki bütün

kanı emip çekecekler.

Sanki bilinçli bir şekilde örgütlenmişler…

Ne de disiplin hareket ediyorlar.

Dört tanesi üzerime

örttüğüm örtüyü

dört ucundan tutup

havaya kaldırıyor,

beşincisi beni şişliyor

Kızarmadık, kabarmadık, kaşınmadık

yerim kalmadı!..

Eskilerde böylesi acımasız, uyanık kan emiciler(!) yoktu

nereden geldi bu Allah’ın belaları?

Okyanus ötesinden mi nereden

geldiyseler bilmiyoruz…

Ama belli ki iyi eğitilmişler

ve işlerini iyi yapıyorlar.

Sanki başlarında, işi binlerce kilometre ötelerden yöneten

bir “baş sivrisinek” var.

Sorduk soruşturduk, çevremizdekilerde

meğer ayni dertten muzdaripmişler.

Peki önlem olarak

ne yapıyorsunuz?” dedik.

Dediler ki “hiç, ne yapacağız ki,

kuzu kuzu bekliyoruz kan emiciler

kanımızı daha fazla ne kadar emecekler diye…”.

Tepemiz attı!

“Yav kardeşim nasıl böylesine

tepkisiz kalabilirsiniz,

vücut sizin değil mi?

Ne olacak her gün kanınız emilerek

bu işin sonu nereye varacak” dedik.

Dediler ki;

Vallahi biraz da alıştık herhalde

yapabileceğimiz bir şey

olmadığını düşünerek…”

Bütün vücutları yan yana getirirseniz

olur size “kocaman bir vücut!”

Binlerce, on binlerce, yüz binlerce,

milyonlarca vücut bir

araya gelirse ne olur?

Ne olur? Evet ne olur siz söyleyin?

Demek koskoca bir vücut kanı

damla damla emile emile tükeniyor…

ve göz göre göre tükenecek öyle mi?

Yazıklar olusun!…

Bu satıları yazarken bile

başladık kaşınmaya,

başucumuzda dikilen ve yazdıklarımızı

bilgisayarımızdan okuyan dedi ki;

“Sen başladın yine kaşınmaya”

Bizde dedik ki;

“nereden anladın kaşındığı mı?

Yoksa sende mi aynı dertten

muzdaripsin ve kaşınıyorsun?”

“Hayır ben kaşınmıyorum.

Alıştım kaşınmaya ve de

kaşınmamaya.” Dedi.

“Ama sen bu durumda

yani böyle “davar” pardon “duvar” gibi olmakla

kaşınıyorsun” dedim.

Nasıl yani? dedi.

“Sen kaşınmadığın için

kaşınıyorsun.

Kaşınmadığın için

kaşındığından

göreceksin yakında

hanyayı konyayı!

Dedim.

Tarihi bir yanıt verdi.

“Var mı ilacı” dedi.

Var dedim.

“Kaşınmamak için kaşınacaksın.

Kaşınacaksın ki, sen, ben,

milyonlarca kişi kaşındığı için, birileri “uyuz” olacak…

Mesele bu kadar açık ve net!..”

Kan emicileri yok etmek için,

teslim olmayacak ve aslanlar

gibi mücadeleye devam edeceksin.

Yoksa sen de ve

“koskoca bir vücut”ta

külliyen,

harabeye döneceksiniz!..

Bakın yine etrafımda

dolaşmaya başladı üç beşi.

İğneleri hazır

sokacaklar tenime!

“Hortumlayacaklar”

“kanal”, “kanal(!)

Kanımı…

En çok da göğsüme

dadanmışlar, hep oram yanıyor,

Yüreğimin üstü…

Türklük, vatan, millet ve bayrak sevgisiyle dolu

yüreğimin üstü yanıyor!..

Dünyada ne kadar kan emici varsa,

Her nerede ve konumda olurlarsa olsunlar,

Allah hepsinin belasını versin!

Başka söze gerek var mı?

BURHAN ÖZBEY

Yazarın Diğer Yazıları
24 Ocak 2012
22 Ocak 2012
19 Ocak 2012
10 Kasım 2011
8 Kasım 2011
5 Kasım 2011
27 Ekim 2011
13 Ekim 2011
Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=