Lütfen bekleyin..
Avatar

Melih Bulut

Ağlaya ağlaya (!) “Bir kara sessiz devrim”

16 Ocak 2012
19 Mayıs kutlamaları kaldırılıyor.
Ardından belli ki 23 Nisan ve 29 Ekim kaldırılacak. Nereye kadar?
Belli ki sonuna kadar!...
 
"Sessiz devrim" dedikleri bu olacak herhalde...
 
Neden olmasın ki, insanımızda ki, BU KAHREDİCİ SESSİZLİK VE TESLİMİYET
devam ettiği sürece, "sessiz devrim" yapmakta ne zorluk olabilir ki?
 
Zamanın Endülüs Kralı Abdullah, yenildiği için ülkesini keferelere
teslim edip kaçarken, bir tepeden son kez Endülüs'e doğru bakar ve
hüngür hüngür ağlar.
 
Yanında oğlunun gözyaşlarına boğulmuş perişan halini seyreden annesi
dayanamaz ve şunları söyle:
 
"Zamanında aslanlar gibi savaşıp ülkeni savunamazsan, bugün işte böyle
karılar gibi hüngür hüngür ağlarsın. Ağla oğlum ağla!.."
 
Bilmem anlatabildik mi, ne demek istediğimizi?
 
Anlaşılmadıysa daha önce internette yayınlanan geçmiş tarihli bir
yazımızı sizlerle yeniden paylaşarak yazımıza son verelim...
 
"BAMBU AĞACININ BÜYÜME ÖYKÜSÜ
 
Kur'an'a el basarak bu oluşum halktan saklanacak diye karar alındı"
 
Çinliler bambu ağacını şöyle yetiştirir. Önce ağacın tohumu ekilir,
sulanır ve gübrelenir.
Birinci yıl tohumda değişiklik olmaz.
Tohum yeniden sulanıp gübrelenir..
Bambu ağacı ikinci yılında da, toprağın dışına filiz vermez.
Üçüncü ve dördüncü yıllarda her şey yapılan işlem tekrar edilerek,
bambunun tohumu sulanır ve gübrelenir..
Tohum bu yılda da dışarıya filiz vermez.
Çinliler sabırla, beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler.
Sonunda beşinci yılın ikinci yarısından sonra bambu yeşermeye başlar.
Altı hafta gibi kısa sürede de yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.
Akla gelen önemli soru şudur:
Bambu ağacı 27 metrelik boyuna altı haftada mı, yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?
Sorunun yanıtı tabi ki beş yıldır.
Sabır ve ısrarla tohum beş yıl sürecince sulanıp gübrelenmeseydi,
ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik?
Bir kararlılığın başarıya dönme koşulu demek neymiş?
Çalışmak sabırlı olmak, inanmak ve kararlılıktan hiçbir zaman dönüş yapmamak
TÜRKİYE NASILKUŞATILDI
Mülkiye, adliye, askeriye ve emniyet teşkilatının kan damarlarının
içerisine girip işgal edeceksiniz.
Hissedildiğinizde geri çekilip zıplayacaksınız. Boşluk bulduğunuz,
kuvvet dengesi oluştuğu zaman yürüyeceksiniz.
Kuvvet dengesini kaybettiğiniz zaman hissedilmeden geri çekileceksiniz.
(Fethullah Gülen)
"Fikirleri vilayet imamları, şehir imamları, bölge imamları,
semt imamları taşır ve örgütü yönetir.
Geri dönüşü olmayan bir yeminle Kur'an üzerine 'vallah billah' kasemleri ile
Kur'an'a el basarak bu oluşum halktan saklanacak diye karar alındı"
(Fethullah Gülen Hareketi'nin Perde Arkası Türkiye Nasıl Kuşatıldı -
Merdan Yanardağ)
 
***
Bambu ağacının büyümesiyle nasıl benzerlik taşıyor,"çeteleşmiş
cemaatin" büyümesi değil mi? Başka söze gerek var mı?"
 
****
Evet sevgili okurlar...
Durum ve vahamet bir kez daha bilgi ve takdirlerinize sunulurken,
huzurlarınızda (televizyon ekranlarında, miting meydanlarında) timsah
gözyaşlarıyla ağlaya ağlaya bir "kara sessiz devrim" yapılıyor...
 
Çevirin başınızı Anıtkabir'e doğru, görüyor musunuz, Büyük
Kurtarıcının yattığı yerden akıttığı "isyan gözyaşlarını?"
 
Son söz:
 
Bambu ağacı toprağın üzerine çıktı çıkacak...
 
Haberiniz ola...
 
BURHAN ÖZBEY


Yazarın Diğer Yazıları
24 Ocak 2012
22 Ocak 2012
19 Ocak 2012
10 Kasım 2011
8 Kasım 2011
5 Kasım 2011
27 Ekim 2011
13 Ekim 2011
Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=