Lütfen bekleyin..
Avatar

Melih Bulut

Kalemli haremiler

22 Ocak 2012

Bir önceki yazımızın başlığı “ibadetli haramiler” di.

Bugün de “kalemli haramiler” den söz edeceğiz…

Önce “harami” sözcüğü ne demekmiş ona bakalım.

Türk Dil Kurumu “Harami” sözcüğünü şöyle tamlıyor:

“Hırsız, haydut, eşkıya”

Yazımızda neden hırsızlar sözcüğünü kullanmadık da haramiler dedik?

Her üç tanımlamanın bir arada olmasını istedik de onun için.

Örneğin bu yazımızın başlığını:

“Kalemli hırsızlar, haydutlar, eşkiyalar” diye de koyabilirdik.

Önce bir önceki yazımıza gelen birkaç yorumdan söz etmek istiyoruz.

Yazımız tam hedefe ulaşmış ve malum kesimleri rahatsız etmiş olacak ki; kıvırma, saptırma, şahsımıza saldırmalar beklenildiği gibi kendini gösterdi.

Tabi bunlar rumuz olarak gelse de, kimlerin, daha doğrusu hangi kesimin marifetleri olduğunu biliyoruz.

İşte bir tanesi:

“… Müslüman olmayı servet sahibi olmamak gibi izah etmeniz ne garip, Müslüman sizce fakir olmalı ki onu ezebilesiniz değil mi?

Oysa güçlü Müslüman zayıf Müslüman’dan, zengin Müslüman fakirden hayırlıdır. Sadece bu malı kötü yerden kazanmasın ve zekatını versin dağlar kadar serveti olsun. İnşallah bütün Müslüman’lar dağlar kadar serveti olsun ki size (muhannete) kimse muhtaç olmasın.”

Sevgili okurlar…

Okumayan varsa lütfen bir önce ki “ibadetli haramiler” başlıklı yazımı okusun. Okumak lütfunda bulunanlar varsa, onlar da lütfen bir kez daha göz atsınlar.

Biz yazımızda (hatta yazılarımızda – sürekli- ne diyoruz, neyi anlatmaya) çalışıyoruz?

Yorumu yapan zat ne diyor?

Kardeşim, normal olarak, alın teriyle, tertemiz vicdanla, dürüst ve namuslu yollarla kazanılmış paraya kim söz edebilir?

Kim yasal yollarlardan kazanılmış, içinde haram tek kuruş olmamış zenginliğe, Müslüman’ın zenginliğine söz edebilir?

Eğer Kur’an’ın ilgili hükümlerine göre ihtiyaçtan fazla parasını, “KENZ” ediyor yani biriktirmiyor, yine Kuran hükmüne göre zekatla yetinmeyip “İNFAK” ediyorsa yani gerçek ihtiyaç sahiplerine dağıtıyorsa, söylenecek söz olabilir mi?..

Mesele bu kadar açıkken şu saptırmalara bakın!

Biz bir önceki yazımızda gerekse bu yazımızda kimden söz ediyoruz?

HARAMİLERDEN.

Yani sözüm ona “İBADETLİ” görünen, HIRSIZLARDAN, HAYDUTLARDAN, EŞKİYALARDAN…

Kardeşim lütfen uyanın artık.

Körü körüne inanmışlık, Müslüman’lık olmaz.

Artık, çevrenizde neler oluyor, neler dönüyor ve sömürü çarkı nasıl dönüyor biraz görün uyanın!

Sizi Allah’la nasıl aldatıyorlar anlayın, idrak edin artık!

Aksi halde uyanık “İbadetli haramilerce” sömürülmeye devam edersiniz…

Çevrenize bakın başında ki başörtüsü, türbanı solmuş pazenden olanlar, açlıktan, yoksulluktan, perişanlıktan sürüm sürüm sürünürken…

Başı en pahalı ve markalı renkli eşarplarla örtülü -/ türbanlı; uyanık haramiler sınıfının hanımefendileri; tozpembe yaşam içerisinde, son model arabalarda kurum kurum, lüks villalarda tatlı hayat içerisindeler…

Oğullarını, kızlarını, ABD’lere Avrupalara en pahalı üniversitelere tahsile göndererek vatana, millete bağlılıklarının göz yaşartıcı örneklerini sergiliyorlar(!)

****

Yazımız uzadı…

“Kalemli haramiler” için söylenecek çok şey var ama bugün kısa bir değinmede bulunmak istiyoruz.

Kalemli haramiler, yani eli kalem tutan anlı şanlı gazetelerde köşe yazıları yazan, televizyon programlarında, ahkam kesen yalaka, yağcı, her devrin adamı muhteşem döneklerdir…

Yağcı yalak olmayan, rüzgar gülü gibi dönmeyen, siyasi erkin ve patron kuklası olmayan, onurlu, dürüst ve vatansever yazarlarımızı tenzih ederek söylüyoruz…

“Kalemli haramiler”in kimler olduğunu açık açık belirtmeye gerek var mı?

Vicdanlar, sağduyu ortada… Gülü tarife ne hacet…

Her gün köşelerinde “yiğitçe” yazılar yazıp, iktidarı ve başındakileri göklere çıkaran, ve bundan nemalanan bütün devirlerin adamlarını ismen ve cismen belirtmeye gerek var mı?

İktidarın yörüngesindeki televizyonlarda programlar yapan (kapan), izlenmeyen programları sayesinde birlerce lirayı havadan kazanan zatı muhteremlerin tanımı sizce nasıl yapılabilir?

Trilyonlarca transfer ücreti alarak, halktan yana yazarlık yapıldığı nerede görülmüştür?

Bu konulara değinmeye devam edeceğiz…

Yürekli yorumlarıyla, gerçeklere sahip çıkan, gerçek vatansever okurlarımıza, yürekli davranışlarından ötürü şükranlarımızı sunuyoruz…

Elbet bu KAHREDİCİ SUSKUNLUK VE KORKAKLIĞIN sonu gelecek.

Bu konuda inancımız tamdır…

BURHAN ÖZBEY

Yazarın Diğer Yazıları
24 Ocak 2012
19 Ocak 2012
10 Kasım 2011
8 Kasım 2011
5 Kasım 2011
27 Ekim 2011
13 Ekim 2011
Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=