Lütfen bekleyin..
Zuhal Mansfield

Zuhal Mansfield

Toplumun gizli yöneticileri

16 Nisan 2012

Gelişmiş toplumlardaki kadınlarla, bizim kadınlarımızın arasındaki fark, sosyal ve hukuksal güvencedir. Bunu sağlayan ülkelerin erkekleri de, kadınları da hem ekonomik, hem de duygusal olarak özgürdürler ve sadece kendi ülkelerine değil, tüm dünyaya katkı sunarlar.

Kadınlar çalışsın, girişimci olsun ve ekonomiye katkıda bulunsun diyoruz. Dile kolay Türkiye’de 35 milyon kadın var, çocuk ve yaşlısını ayırsak, okulda olanını ve hiç okumamışını çıkarsak bile; 10 milyon
çalışmayan kadın eder. Bu kadınlarımızın yarısı girişimci olsa, ülke bambaşka bir boyuta ulaşır.

Girişimci kadın konusu artık toplumsal sorun haline gelmiştir. Peki kadınların çalışmadığı toplumlardaki erkeğin durumu nedir? Kadın neden çalışmalıdır? Neden erkek çocuk sahibi olmak
bizim gibi kültürlerde önemlidir? Neden sadece erkek çocuğun okutulması elzem olarak görülür?
Neden okulu bitiren kadın için evlenmek 1. sıradayken, aynı okuldan mezun erkek önce iş bulmalıdır?

Neden kadına bakmak, erkeğin görevlerinden sayılır? Ortak kültürü paylaştığımız ülkelerde de durum üç aşağı beş yukarı aynı. Tablo böyleyken erkeğin, kadından üstün olarak görüldüğü toplumlardaki çaresiz kadın ne yapar? İnanması zor ama tüm bu soruların, cevabı aynıdır.

Kadın için hayat hiç kolay değildir, her hakka sahip olan kocası bir gün gidebilir, koca sağlığını veya işini de kaybedebilir, kız çocuğu ise en az onun kadar çaresizdir, o da zamanı geldiğinde bir başka erkeğin hizmetinde olacaktır. Bunun hastalığı, yaşlılığı var, peki kim bakacak O’na? Cevap basit,
kadının ekonomik yönden bağımlı olması, kısaca çaresizliğidir buna neden.

Hiç bir güvencesi olmayan bu çaresiz kadın, farkında olmadan gayri ihtiyari elindeki tek sermayeye
bağlar geleceğini, erkek çocuğuna. Ve farkında olmadan sahip olduğu erkek çocuklarını kendine bağımlı yetiştirmeye başlar, minicik oğlunu severken, uyuturken dahi, kulağına hep aynı cümleleri
söyler.”Oğlum büyüyecek, okula gidecek, annesine bakacak, hasta olursa doktora götürecek, annesine ev alacak… “Neticede tüm haklara sahip olmasına rağmen, çorba bile yapamayan, gömleğini ütüleyemeyen, kendine bakmaktan aciz, anneye (kadına) bağımlı bir yığın erkek köleler yetişir.

Kim bilir belki de tutku halinde erkek çocuğu isteyen babaların da içten içe hissettiği budur, en nihayetinde oda bu küçük hizmetler karşılığında kadına bağımlıdır. Bu ”duygusal köleler” kendine güvensiz, her ne yaparsa yapsın takdir edilmeye alıştırılmış, annesinden başka kimsenin kendisini anlayamadığını düşünürler. Okulunu çoktan bitirmiştir ama hala ailesiyle yaşıyordur, hayatı tanımadan
ona biçilen hayatı yaşar, dışarıdaki dünya onu korkutur, aslında bu ona empoze edilen annesinin korkusudur.

Evin tüm erkekleri kadınlar için çalışır. Durum iyiyse ev alınmalıdır mümkünse her çocuğa birer tane. Değilse herkes kadına ev almak için çalışmalıdır. Yarıngelecek korkusu yaşayan kadınlar toplumu, dolayısı ile ülkeyi işte böyle açmazlara sokarak şekillendirirler. Düşünüldüğünde güvencesiz olan kadın mı, yoksa erkek çocuklarının minicik omuzlarına binen yük mü daha kötüdür bilemem ama bildiğim; gelişmiş toplumlardaki kadınlarla, bizim gibi toplumların kadınları arasındaki fark, sosyal
ve hukuksal güvencedir. Bunu sağlayan devletlerin, ülkelerin erkekleri de-kadınları da sadece ekonomik olarak değil, duygusal olarak da özgürdürler ve bu ülkelerde kadın sadece ülke ekonomisine değil, tüm dünyaya katkı sağlar.

Bakarsınız birgün Türk kadınlarımız da, Polonyalı Kimyager Maria Curie gibi iki Nobel Ödülü alır (bugüne kadar iki Nobel Ödülü almış tek bilim insanıdır), Radyoaktiviteyi keşfetmiş, Toryumun radyoaktif özelliğini bulmuş ve radyum elementini ayrıştırmıştır ve bunları evliyken başarmıştır.

Tarihte iz bırakan kadınlara baktığımızda:
Bulaşık Makinası Josephine Cochrane
Araba Sileceği Mary Anderson
Kağıt Torba Makinası Margaret E. Knight (26 farklı makina icat etmiştir)
Bilgisayar Programı Ada Byron
Elektrikli Su Isıtıcsı Ida Forbes
Kök Hücre izalasyonu Ann Tsukamoto
Portatif Yazlık Ev Nettie rood
İlk Çocuk Bezi Marrion Donnavan
Zigzag Dikiş Makinası Helen Blackhard
Medikal Şırınga Letitia Geer
Perma Makinası Marjoria Joyner
Lokomotif Ses İzolasyonu Mary Walton
Işık kırıcı cam Katherina Blodged
Lazer Katarak Ameliyatı Patrisia Bath
Mixser ve Buzdolabı Rafı Lilian Moller
Denizaltı Lambası Sara Mather
Denizaltı Teleskobu Sara Mather
Sütyen Maria Tucek

Aşk deyince Mecnun’u, insan sevgisi deyince Mevlana’yı konuşuyoruz asırlardır. Onlar benliklerini rafi ne ederek özü bulmuşlar. Şimdi bizim de özümüze inip, girişimci kadının ekonomiye sağlayacağı katkıyı konuşma zamanımızdır.

Zuhal Mansfield
DEİK/Türk-Mısır İş Konseyi Başkanı

Yazarın Diğer Yazıları
2 Kasım 2015
2 Ağustos 2015
1 Nisan 2015
1 Mart 2015
29 Temmuz 2014
11 Kasım 2013
1 Mayıs 2013
12 Nisan 2012
Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=