Lütfen bekleyin..

Libya tezkeresi, Meclis’ten geçti… Kim evet, kim hayır dedi?

2 Ocak 2020 13:29

Türkiye’nin 1 yıl süre ile Libya’ya asker göndermesine ilişkin tezkerenin görüşmeleri olağanüstü toplanan Meclis Genel Kurulu’nda görüşüldü. Tezkere kabul edildi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Pazartesi günü TBMM’ye sunulan Libya’ya asker gönderme tezkeresi, olağanüstü toplanan Genel Kurulu’da görüşüldü. Meclis Başkanı Mustafa Şentop başkanlığında toplanan Genel Kurul’da parti grupları yirmişer dakika söz alarak tezkereye ilişkin görüşlerini açıklayacaklar. Görüşmeleri Meclis Başkanı Mustafa Şentop yönetti.

TEZKERE KABUL EDİLDİ

Tezkere üzerine yapılan konuşmaların ardından oylamaya geçildi. Elektronik yöntemle yapılan oylama sonucu tezkere, 184’e karşı 325 oyla kabul edildi. Oylamada AKP ve MHP tezkereye “evet” derken, CHP, İYİ Parti, HDP ve Saadet Partisi “hayır” dedi.

KONUŞMALAR YAPILDI

Genel Kurul’da sırasıyla, İYİ Parti adına İzmir Milletvekili, Milli Güvenlik Politikaları Başkanı Aytun Çıray, MHP adına Grup Başkanvekili, Manisa Milletvekili Erhan Akçay, HDP Grubu adına, Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları Oruç, CHP Grubu adına Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz  ve AKP Adına eski Milli Savunma Bakanı, Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz konuştu.

Türkiye’nin Libya Özel Temsilcisi ve Ankara Milletvekili Emrullah İşler ile CHP Grup Başkanvekili, Sakarya Milletvekili Engin Özkoç ise şahısları adına Genel Kurul’da söz aldı.

TARTIŞMAYLA BAŞLADI

Libya Tezkeresi’ni görüşmek üzere olağanüstü toplanan Meclis Genel Kurulu’nda, Anayasa ve İçtüzük tartışması yaşandı.

Tezkere görüşmelerinin başlaması ile söz alan CHP Grup Başkanvekili Manisa Milletvekili Özgür Özel, Meclis’in olağanüstü toplantı çağrısının Anayasa ve içtüzüge aykırı olduğunu ifade ederek, “Önemli bir gündemde her zaman toplanırız ama bunu Anayasayı ihlal ederek size söylenen saati, tarihi teyit ederek değil, Parlamento’da uzlaşı arayarak gruplarla birlikte nezaket ve eşitlik ilkesi ile yapacağınız müzakerelerle tartışmak durumundasınız, çoğunluk gücü ile Anayasa ihlali yapamazsınız.Bu gün bunu meşrulaştırırsanız yarın size karşı bir başkası gündem güvencesini ortadan kaldırıldığında ne yapacağınızı bilemezsiniz” dedi.

Meclisin, “siyasi nezakete aykırı olarak olağanüstü toplantıya çağrıldığını” vurgulayan Özel’in itirazlarına Meclis Başkanı Mustafa Şentop cevap verdi. Meclis’in tatilde ve aravermede olmadığını belirten Meclis Başkanı Mustafa Şentop ise “Meclisi değil Genel Kurul’u toplantıya çağırdım” diyerek, olağanüstü toplantı çağrısının Anayasa ve Meclis İçtüzüğüne uygun olduğunu vurgulayarak tartışmayı sonlandırdı.

“ŞEHİT OLMAYA ASKER GÖNDERECEĞİZ BİRAZ CİDDİ OLUN”

İYİ Parti İzmir milletvekili Aytun Çıray ise, TBMM tezkere görüşmelerinde yaptığı konuşma sırasında salondaki gürültüye tepki gösterdi. Bir milletvekilinin telefonla konuştuğunu işaret eden Çıray, tepkisini dile getirdi.

Konuşması sırasında Meclis sıralarından yükselen uğultulara dikkat çeken Çıray’ın gözüne o sırada telefonla konuşan bir AKP’li vekil yükseldi. Vekilleri ciddi olmaya davet eden Çıray, “Şehit olmaya asker göndereceğiz biraz ciddi olun. Benim dedem Balkan şehidi. Sen ne anlarsın şehitten” şeklinde konuştu.

AKP iktidarının Libya tezkeresini bir oldubittiye getirmeye çalıştığını vurgulayan Aytun Çıray, şunları söyledi:

“Sayın Cumhurbaşkanı ‘Davet edildiğimiz yere gideriz’ dedi. Bu mantıkla davete ne gerek var? Kardeş Azerbeycan’ın topraklarının yüzde 20’si işgal altında hadi kalkın önce gidip orayı kurtaralım. Gerçekler ve çıkarlar vardır. Barış Pınarı Harekâtı’nı destekledik ne oldu? Bir tweet’le aslanlar gibi yürüyen Türk ordusunu durdurdunuz…”

 

CUMHURBAŞKANI GELİP SAVUNMALIYDI

Aytun Çıray, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in yaptığı açıklamalar doğrultusunda tezkereye ret oyu vereceklerini bildirdi.

Çıray, Genel Kurul salonunda Libya tezkeresi görüşmelerine bakanların katılmamasını eleştirerek, “Şu ayıba bakın, Libya’ya asker göndermeye hazırlanıyorsunuz hükümetten bir bakan bile yok. Cumhurbaşkanı gelip burada tezkereyi savunmalıydı” sözleri ile tepkisini dile getirdi.

Aytun Çıray, yaptığı konuşmada “Mavi Vatan” konusunun Libya tezkeresinin haklılığına delil olarak gösterildiğini belirterek, “Mavi Vatan’a sahip çıkan askerleri FETÖ’yle birlikte hapse attınız. Kimse bize Mavi Vatan dersi vermeye kalkmasın” dedi.

 

ALLAH’TAN KORKUN

Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesinin uluslararası bir meşruiyet tartışması başlatacağını söyleyen Çıray, “Gelin masum şehit kanlarında boğulmayın. İYİ Parti olarak biz bu tezkereye hayır diyeceğiz. Bu gün sadece Allah’tan korkun” dedi.

NACİ BOSTAN TEPKİ GÖSTERDİ

Çıray’ın sözlerine AKP Grup Başkanı Naci Bostancı tepki gösterdi. “Sadece bu gün değil, her gün Allah’tan korkmak gerekir” diyen Bostancı, kürsüden milletvekillerine had bildirdiği gerekçesiyle Çıray’ı kınadıklarını söyledi.

Bostancı’nın, İYİ Parti’nin son bir kaç saat içinde tezkereye ret oyu verme kararı aldığına da dikkat çekmesi üzerine söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili, İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, “İYİ Parti olarak biz Türkiye’nin geleceğine ilişkin kararlarda talimatlandırılmayı kabul etmiyoruz. O nedenle tezkere ile ilgili kararımız uzun sürdü, bu kararı kısa zamanda alanlar düşünsün” dedi.

“MİLLİ HAFIZAYA SADAKATTİR”

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da tezekereyle ilgili söz aldı.

Erkan Akçay, “Libya’ya verilen destek, hem hukuki bir yükümlülük hem de milli hafızaya sadakattir” diye belirtti.

Erhan Akçay, şunları söyledi:

“Görüşmekte olduğumuz bu tezkere Libya’nın istikrar, huzuruna destek veren Türkiye’nin bölgesel barışına destek veren tezkeredir. Doğu Akdeniz dünya jeopolitiğinin önemli bir sahasıdır. Türkiye burada güçlü durmalıdır. Doğu Akdeniz artık Libya’nın da dahil olduğu daha geniş bir coğrafyayı tanımlamaktadır. Konunun bir diğer boyutu Türkiye’nin uluslararası barış, güvenliğine sunduğu katkıdır. Türkiye 12 ülkede BM Barış Gücü’nde katkı sunmaktadır. Libya’ya asker göndermek uluslararası hukuk açısından meşrudur.

Libya’ya gönderilmesi planlanan Mehmetçiğimiz 1911’de Libya’nın salahı için mücadele eden nice kahraman subaylarımız aynı milli hafızanın eserleridir. Kardeş ülke Libya büyük önem arz etmektedir. Milli güvenliğin kilit taşı olan bu meselede Libya’ya gönderilecek TSK, milli müdafaa mücadelelerinden birisi olacaktır.”

“BU İKTİDAR BU ÜLKENİN TARİHİNE…”

HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları Oruç, yaptığı açıklamada, “Biz sözümüzü Meclis’te de Meclis dışında da söylemeye devam edeceğiz. Deniyor ki, dünya küreselleşti, önleyici savaş politikaları yürütmeliyiz. Topraklarına girerek, hukuku sınırı ihlal ederek yapacağız diyorsunuz. Bu yayılmacı siyasetin ta kendisidir. İç müdahaledir. Bu iktidar bu ülkenin tarihine kara sayfalar eklemeye devam ediyor” dedi.

Tülay Hatimoğulları Oruç, sözlerinin devamında şunları söyledi:

“Doğu Akdeniz önemli bir gündeme dönüştü. Emperyalist güçlerin iştahını kabarttı Doğu Akdeniz. Deniz yetki alanlarının sınırında bu Türkiye’nin de hakkıdır. Gerilimi tırmandırmak istiyor ve iç siyasette beslenmek istiyor. Haklı olduğunuz ortamda herkesi karşımıza alalım ama bunda peşini bırakmak zorundasınız. BM’nn iki taraf için de silah ambargosu kararı var. Ama bunu ilk delen Türkiye. Yıllardır Türkiye, İhvancı Trablus hükümetine destek sağladığını biliyoruz. 

Bu rejim tıkanmıştır, silah sanayisini güçlendirmek için Libya seferine çıkmıştır. Ekonomik, siyasal, sosyal, hukuksal açısından tıkanmıştır. Bu tabloda Libya’ya sefer düzenlemek ülkeyi ateşe atmaktır. Bu ateş çemberinde kan, gözyaşı ve göç var. Bu coğrafyada petrol ve doğalgazdan daha çok insan bedeni var. Bizler diyoruz ki bu tezkereye hayır diyebiliriz.”

“TEZKERE METNİ ÖNCEDEN PLANLANMIŞ BİR FELAKET ÇAĞRISIDIR”

CHP İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz ise, “Bugün önümüzde bulunan tezkere metni önceden planlanmış bir felaket çağrısıdır” dedi.

Ünal Çeviköz, şunları söyledi:

“İktidar bu kararla Türkiye’yi çok büyük bir tehlikeye atmak üzere. İktidar Libya hükümeti ile 2 mutabakat imzaladı. 10 Aralık’ta Sayın Erdoğan talep olması durumunda Libya’ya asker gönderileceğini söyledi. 11 Aralık’ta TBMM Dış İlişkiler Komisyonu’nda bilgi verildi. 12 Aralık’ta Dışişleri Komisyonu olağanüstü toplantıya çağrıldı ve Doğu Akdeniz’deki dengeler nedeniyle ilk mutabakata olumlu baktığımızı belirttik. Daha sonra güvenlik ve işbirliği mutabakatı gündeme getirildi. Uyarılarımız dikkate alınmadı ve eğitim ve işbirliği öngördüğü açıklandı. Bugün önümüzde bulunan tezkere metni önceden planlanmış bir felaket çağrısıdır. Bu tezkere Türk askerini savaşa gönderecek bir tezkeredir.

TBMM kuruluşunun 100’üncü yıldönümünde oldu bitti politikalarına araç olarak kullanılmamalıdır. Bu tezkerenin bir ulusal güvenlik gereği olduğu düşünülebilir. Sıralanan gerekçelerde milli güvenlikten söz edilmiyor. Bu tezkere metninin hiçbir yerinde ulusal çıkarlarımız tarif edilmiyor. Bir askeri harekata kalkışıyorsunuz ama siyasi hedefiniz belli değil. Burada ulusal çıkarların ne olduğu belli olmadığı gibi ucu açık ve muğlak bırakılmıştır. 

Yüce Meclisi işlevsiz bırakan bu yasa tasarısını onaylamamız mümkün değildir. Libya’dan şehit haberi geldiğinde ne yapacaksınız? Bir yandan meşruiyet yaratılmaya çalışılıyor, diğer yandan BM kararına ayrı şekilde Libya’ya silah ve asker gönderilmeye çalışılıyor. Bu tezkere kendi için çelişkilerle doludur. Tunus, Cezayir, Sudan, Nijer, Çad, İtalya, Fransa, Yunanistan ile istişare yapıldı mı? Bu zihniyet ile TBMM’ye tahakküm edilemez. Türkiye başka ülkelerin vekalet savaşlarına alet olmamalı. 

Bu tezkere Anayasa’nın 92’nci maddesine aykırıdır. Bu tezkere BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ediyor. Libya’daki insan ve göçmen kaçakçılığını tezkere ile ilişkilendirmek akla ve mantığa uygun değildir. Suriye’de güç politikası işletmek isterken göç politikasıyla karşı karşıya kalan hükümet şimdi de aynı hatayı Libya’da yapmaktadır. Libya’da ateşkes ve barışın sağlanması için asker göndermek en son yapılacak iştir. Libya halkının insani yardımlar için tezkereye ihtiyaç yoktur. Tezkere istemek yerine her iki tarafla temas kurulmalı, diplomasi kanalları açık tutulmalıdır. 

BM Güvenlik konseyini göreve çağırın ve barış gücüne katkı vermeye hazırız deyin. Bunu yapmaya niyetiniz yok mu, o zaman sizin için biz bu çağrıyı yapıyoruz. Bu davranış tüm yurttaşlarımızın beklentisidir. Bu tezkereye olumsuz oy vereceğimizi belirtiriz.”

“DAR BAKIŞ AÇISINI…”

AKP Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz yaptığı konuşmada, “‘Libya’da ne işimiz var’ sözü dar bir bakış açısını yansıtıyor” dedi. İsmet Yılmaz, “Türkiye’nin tarafı, Libya halkının tamamıdır” diye belirtti.

İsmet Yılmaz, şunları söyledi:

“Ülkemizin huzur ve güvenliği için görevini yapanlara teşekkür ediyorum. Libya’da Arap Baharı sürecinde başlayanlar iç savaşa dönüşmüş, 42 yıllık Kaddafi rejimi çökmüştür. Ülkede çıkan parçalanmış yapıya son vermek için BM aracılığıyla 1 yıl süren Libya Siyasi Diyaloğu sonunda Libya Anlaşması imzalanmıştır. Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Libya’yı temsil eden tek ve meşru hükümet olarak kabul edildi.

Libya siyasi anlaşmasında yeri bulunmayan ve bu çerçevede gayrimeşru olan sözde Libya Ulusal Ordusunun, Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni devirmek için saldırıları devam etmektedir. Bu saldırlar insani durumu kötüleştirmektedir. DEAŞ, El Kaide gibi terör örgütlerinin oluşumlarına izin verdiği gibi göç krizini doğurmaktadır. Türk şirketlerinin ve Türk vatandaşlarının hedef alınacağı yönünde açıklamalar yapılmaktadır. Bu durumda Türkiye’nin çıkarları olumsuz yönde etkilenecektir.”

“DÜNYANIN HERHANGİ BİR YERİNDE…”

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş ise, şunları söyledi:

“Dünyanın herhangi bir yerinde başka bir ülkenin askerlerinin girdiği ülkede huzur veya barış olmuş mudur? AKP’nin Libya’ya ilgisi insani değil. Siz bu zihniyetle Viyana’ya kadar gidersiniz. Ülkeyi bir yıkıma doğru sürükleyeceksiniz. Dün Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, “Sonunu düşünen kahraman olamaz” diyor. Efendiler ciddi olun. Film mi çekiyoruz burada? Biz bu iç savaşta bir taraf değiliz. Diyorsunuz ki BM’nin tanıdığı meşru hükümet.. O zaman ‘BM’nin tanıdığı Suriye’de ne işimiz var?’ diye sormazlar mı size? Savaş dünyanın her yerinde lanetlenen bir şeydir. İşgalciler her zaman kaybetmiştir! Ankara’da Libya askeri görmek ister misiniz? Türkiye’deki Amerikan askerlerinden memnunmusunuz? Ya evet deyin, ya hayır deyin!”

DESTEKLEMEYECEKLER

Saadet partisi Konya milletvekili Abdülkadir Karaduman ise, Meclis genel kurulunda yaptığı konuşmada Libya tezkeresini desteklemeyeceklerini söyledi.

Karaduman Meclis’teki konuşmasının ardından sosyal medya hesabından “Herkesi 1 Mart ruhuyla selamlıyorum” paylaşımını yaptı.

KORİDORDA KARŞILAŞTILAR

Öte yandan, Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmesine saatler kala, basın koridorunda karşılaşan AKP’li Muhammet Emin Akbaşoğlu ile CHP’li Engin Altay arasında tezkere ile ilgili tartışma yaşandı.

Akbaşoğlu, İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağırailoğlu ile birlikte tezkere konusunda basın mensupları ile sohbet ederken yanlarına gelen CHP’li Altay’a, “Hep beraber Meclis’te inşallah bu meseleyi görüşeceğiz. Milletin ve devletin menfaatleri doğrultusunda inşallah hep beraber münhasır ekonomik bölgeyle ilgili yaptığımız bu anlaşmanın, mütemmim yüzü olan bu anlaşmanın gereğini hep beraber yerine getirmemiz lazım” dedi.

“MEHMETÇİĞE SIFAT TAKMAK AYIP”

CHP’li Altay ise “İnşallah sizi bir yanlıştan çevireceğiz. Savaş ilan etmeniz lazım mütemmim olarak bakarsınız, milleti yanıltmayın. Oraya diplomat gönderin asker değil. Mehmetçiği lejyoner gibi kullanmak bu Meclis’e yakışmaz. Yapmayın, çok ayıp” diye konuştu. Akbaşoğlu’nun, “Milleti siz yanıltıyorsunuz. Biz hak ve menfaatlerimiz neyi gerektiriyorsa onu yapıyoruz. Mehmetçiğe böyle bir sıfat takmak çok ayıp” yanıtını vermesi üzerine Altay, “Mehmetçiği lejyoner gibi kullandırtmayın diyoruz. Bu Mehmetçiğe sıfat takmak değil, siz Mehmetçiği Mehmetçik olmaktan çıkarıyorsunuz” diyerek, basın koridorundan ayrıldı.

Akbaşoğlu, İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu’nun da tezkere ile ilgili endişeleri olduğunu belirterek, karşı olduklarını söylemesi üzerine, “Biz Türkiye’nin hak ve menfaatleri doğrultusunda ve BM güvenlik konseyinin almış olduğu kararlar doğrultusunda haklarımız çerçevesinde bir tezkereyi Meclis’e getirdik ve görüşülecek. Bunun hukuki dayanağı uluslararası hukuk ve BM’dir” diye konuştu.

SALT ÇOĞUNLUK YETERLİ OLUYOR

6 maddeyle Türkiye’nin Libya’ya asker gönderme tezkereyle destek vereceğini açıklayan Saadet Partisi’nde çatlak oluştu.

Saadet Partisi’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İstanbul ve Konya’dan seçilen 2 milletvekili bulunmakta; İstanbul’dan Cihangir İslam ve Konya’dan Abdulkadir Karaduman Saadet Partisi adına meclis çalışmalarını yürütüyor.

Cihangir İslam, tezkere görüşmelerinden önce yaptığı açıklamada, TBMM oturumuna girmeyeceğini ve oy kullanmayacağını açıklamıştı.

Saadet Partisi Konya milletvekili Abdülkadir Karaduman ise, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Libya tezkeresini desteklemeyeceklerini söyledi.

TEZKERENİN İÇERİĞİ

Libya Tezkeresi şöyle:

“Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti, tüm bölgeyi etkileyebilecek, Libya’nın bütünlüğü ve istikrarına yönelik tehditler, DEAŞ, El-Kaide ve diğer terör örgütleri, yasa dışı silahlı gruplar ile yasa dışı göç ve insan ticareti ile mücadelede Türkiye’den askeri destek talebinde bulunmuştur.

Bu mülahazalar dışında, Türkiye’nin milli çıkarlarına yönelik her türlü tehdit ve güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde her türlü tedbiri almak, Libya’daki gayri meşru silahlı gruplar ile terör örgütleri tarafından Türkiye’nin Libya’daki menfaatlerine yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek, kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı güvenliğin idame ettirilmesini sağlamak, Libya halkının ihtiyacı olan insani yardımları ulaştırmak, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti tarafından talep edilen desteği sağlamak, bu süreç sonrasında meydana gelebilecek gelişmeler istikametinde Türkiye’nin yüksek menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde Türkiye sınırları dışında harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca bir yıl süreyle izin verilmesi hususunda gereğini bilgilerinize sunarım.”

 

 

Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=