Lütfen bekleyin..

Orhan ÖKMEN - Yazar Arşivi

Orhan ÖKMEN
Orhan ÖKMEN

Son 5 yıldaki ekonomik istikrasızlık halleri, hep ileriki tarihlere ertelenebildi. Ancak, küresel ekonomide normalleşme süreci başladıktan sonra Türkiye’de düşük enflasyon ve düşük işsizlikle eşleşen hızlı bir büyüme modeli kurgulanamadı. Artık düşük enflasyon ve düşük işsizlik halleri ile hızlı ekonomik büyümenin hep birlikte gerçekleşme koşulları ortadan kalkmış durumda. Sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir ortamda faiz artışları […]

Büyüme performansının fonlama yapısı, yeni istihdam olanaklarının oluşmasını önlüyor. Büyümenin sürdürülebilirlik kabiliyeti zayıf. Nakit açığının bütçe açığından büyük olması, kamuda gelir-gider dengesizliğinin geçici ve dönemsel olmadığını gösteriyor. Büyüme performansının fonlama yapısı, yeni istihdam olanaklarının oluşmasını önlüyor. Mali disiplini zorlayan teşviklere ve kredi genişlemesine dayalı olan büyüme performansının, maliyetli ve kısa vadeli harcamalara dayandırılmış olması, büyümenin […]

Türkiye’de hane halkı işgücü araştırmaları düzenli olarak Planlı kalkınma dönemine geçişle birlikte başladı. Ekonomik olarak faal nüfus yapısı hakkındaki bilgiler, beş yılda bir yapılan genel nüfus sayımlarından ve 1966 yılından itibaren bazı dönemlerde düzensiz olarak yapılan işgücü anketlerinden derleniyordu. 1988 öncesi dönemde yapılan hane halkı işgücü istatistiklerinin temel özelliği, kavram kargaşası yaratması ve uluslararası karşılaştırılma […]

Türkiye’nin kronikleşen temel sorunları var. Bunların ciddi bir şekilde ele alınması gerekir. Yani ekonominin düzlüğe çıkması için, Hükümet’in köklü bir reform yapması şart… Üretken alanlara yönelik yatırımları teşvik eden, daha çok yurt içi tasarruflarla finanse edilen ve verimlilik artışına dayalı bir büyüme stratejisine Türkiye henüz sahip değil. Ar- Ge tabanlı, yenilikçi, çevre dostu ve yüksek […]

Hükümet 2016-2018 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) açıkladı. Ancak bu program, birçok yanlışı ve eksikliği barındırıyor. Uluslararası kriterlere uygun olmayan bu programı, düzeltmekte fayda var. Hükümet, her yıl yaptığı üzere yine Orta Vadeli Programı (OVP) açıkladı. Peki, 2016-2018 dönemini kapsayan OVP, ne kadar gerçekçi? Önce şu tespitleri yapmamız gerekiyor. OVP’da Türkiye’nin orta gelir tuzağından […]

Şiddetin artması ve uzun süreli bölgesel çatışma Türkiye’nin iç kutuplaşmasını artırıyor, uluslararası tepkilere ve yatırımcı cesaretinin kırılmasına neden oluyor. Bu durum, sermaye girişlerini engelliyor, sermaye çıkışlarına gerekçe oluyor. Türkiye’nin kamu, bankacılık ve hane halkı kredi risk profillerinin ekonomik şoklara karşı tampon temelinde yapılandırılmış dengelerinin geçmişe göre etkinliği azaldı. Buna rağmen hala güvenli seviyenin altına düşmüş […]

Yıllardır devam eden yüksek enflasyon Türkiye’nin rekabet gücünü, verimliliği, ekonomik istikrarı ve sonuçta büyümeyi zayıflattı. Hali hazırda enflasyon baskısı devam ediyor. Kur baskısı, enerji fiyatları ve ulusal tarım politikası yoksunluğu enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturmaya devam edecek. 2015 yılı geri kalanında “Enflasyonun Yıllık Baz Etkileri” belirleyici ve yukarı yönlü olmaya devam edecek: Özellikle yılın ikinci […]

Seçimler, Türkiye’nin iç barışını ve toplumsal uzlaşmayı sağlama ve yükselen politik tansiyonu düşürme olanağı doğurdu. Parlamenter demokrasilerin ürettiği seçenekler yelpazesinde piyasaların özellikle tercih edeceği bir davranış kalıbı ve önyargısı yoktur. Parlamenter demokrasinin içeriğinde var olan alternatif seçeneklerin gelişmesi ve bu kapsamda muhalefetin tercihlerinin de önemseneceği bir koalisyon seçeneğinin Türkiye’de ortaya çıkmasının finansal piyasalarda güvensizlik yaratacağını […]

Ekonomiyi düzenleyen kamusal kurumların partizan yaklaşımları veya araç bağımsızlıklarına yönelik politik müdahaleler yatırım ortamına olan güveni oldukça hırpaladı. Büyüme dinamikleri iç çelişkiler ve iç çekişmeler yüzünden zayıfladı. Bir bütün olarak ekonomiyi düzenleyen denetleyen kurumların bir kısmının partizan yaklaşımları, bir kısmının ise araç bağımsızlığına ve günlük kararlarına yönelik politik müdahale yatırım ortamına olan güveni zayıflattı. Bu […]

Dövizli varlıkları arasında son 4-5 yılda Türkiye’nin tercih değişiklikleri meydana geldi. Türkiye’nin 2014 yılsonu verilerine göre yabancı para yükümlülükleri 661 milyar dolar, varlıkları 230 milyar dolar ve açık döviz pozisyonları ise 431 milyar dolar oldu. 2009 yılı sonundan itibaren dövizli varlıkları arasında tercih değişiklikleri meydana geldi. Zira 2009 yılından itibaren yurtdışında doğrudan yatırımlarla rezerv varlıkların […]

2015 yılında, yumuşak emtia fiyatları, düşük faiz oranlarındaki yapışkanlık, büyük ekonomiler arasında giderek farklılaşan para politikaları ve zayıf dünya ticareti küresel görünümü en çok etkileyen ve yönlendirecek olan olgulardır. 2014 yılında küresel büyüme beklenenden daha düşük oldu. Gelişmiş ülkeler küresel finansal krizin kalıntıları ile uğraşmaya ve ekonomik ivme kazanmaya çalışırken, gelişmekte olan ekonomiler ise geçmişe […]

Petrol fiyatlarındaki düşüş ülkeler arasındaki haksız ve karşılıksız servet transferlerinin hacmini değiştirecek. Son on yılın büyük bölümünde, petrol fiyatları varil başına 100 $ civarına yükseldi. Irak’taki iç çatışmalar ve Çin’in yükselen petrol tüketimi nedeniyle üretim, talebe yetişmiyordu. 2010 ile 2014 yılı ortalarına kadar dünya petrol fiyatları varil başına 110 dolar civarında istikrar sağlanmıştı. Ancak 2013 […]

Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=