Lütfen bekleyin..

Şaban Çağıran - Yazar Arşivi

Şaban Çağıran
Şaban Çağıran

Sadece ülkemize özgü müdür bilmem ama toplumumuzda herkes her şeyi bilir. Çok bilmeyi, her konuda fikir sahibi olmayı çok seviyoruz. Bir futbol maçından sonra her hangi bir kahvehaneye girin, herkes teknik adamdır. Hatta ondan daha iyidirler. Onun düşündüğü yapılsaydı, takımı maçı kesin kazanırdı. Ya da siyasi konular konuşuluyorsa, memleket meselelerini herkes siyasilerden, okumuşlardan çok daha […]

Türk insanı olarak yetiştirilme tarzımız, kültürümüz hep “kusursuzluk” üzerine kurulu. Ebeveynler, çocuklarına sürekli olarak “onu yapma, bunu yapma, o yanlış, bu yanlış” diye nasihatte bulunurlar. (Bu arada ben de böyleyim) Çocuklar da hata yapmamak adına, her türlü dikkatini, konu her neyse onun üzerinde yoğunlaştırır, hata yapmamaya, kusur işlememeye özen gösterir. Bu durumun iyi sonuçlar doğurup […]

Günlük yaşamımızda da, işletmelerde de “Matematik” çok şey ifade ediyor. Bir konuyu değerlendirirken rakamlar ortaya konulduğunda, tartışma biter çünkü rakamlar hayatın ta kendisi, gerçektir, en güçlü olandır. Rakamları yorumlayan İstatistik Bilimi; bir amaç için veri toplama, tablo ve grafiklerle özetleme, sonuçları yorumlama, sonuçların güven derecelerini açıklama, örneklerden elde edilen sonuçları kitle için genelleme, özellikler arasındaki […]

Devletler, şirketler ve kişiler olarak başımıza ne geliyorsa ürettiğimizden çok tüketmemizden geliyor. Yani olmayan para harcanınca, bütçe açık veriyor. Bütçenin açık vermesi sadece içinde bulunulan dönemi değil, gelecekte elde edilecek gelirin de peşinen tüketilmesi nedeniyle, izleyen dönemleri de son derece olumsuz yönde etkiliyor. İşte bu nedenle her türlü problem oluşmaya başlıyor. Ülkemizde bireylerin borçlanma oranı, […]

Bu yazımda sizinle bir mektup paylaşacağım. Çok uzun süredir aklımdaydı bunu yazmak. Şimdi sıra geldi. ‘Garcia’ya Mektup’ Harp Okulları’nda öğrencilere öğretilen ve paylaşılan bilgilerden en önemlilerinden biri bana göre. Çok uzun olmasın diye konu ile ilgili bir sonraki yazıya da başka bilgileri paylaşacağım. (Elbert HUBBART) 1904 Rus-Japon harbinden önceydi. Amerikan gazetelerinin birinde ‘Garcia’ya Götürülecek Mektup’ […]

Batıdan dilimize giren vizyon (vision) sözü, latince visio (görme işi, görüş, görme) köküne dayanıyor. Önceleri sinema terimi olarak kullanılan vizyon için gösterim şeklinde güzel bir karşılık bulunmuştu. Aynı söz son zamanlarda uzak görüşlülük, geniş görüşlülük anlamlarında da yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı. Sözün bu anlamı için dilimizdeki uzak görüşlülük, geniş görüşlülük, uzgörü sözleri uygun karşılıklardır.(1) […]

O başarılı oluyor, sen neden olamıyorsun? Birisi bunu başarabiliyorsa ben neden başaramayayım? Bir anlamda “kıyaslama” içeren bu ve buna benzer ifadeleri hayatımızın her alanında sıkça duyarız. Peki kıyas yapmak gerçekten iyi bir şey mi? “Kıyaslama” toplumda çokta hoşgörüyle karşılanamayabiliyor, hatta eleştiri nedeni bile olabiliyor. “Beni, onunla nasıl kıyaslarsın, ben onunla bir miyim” denir. Çocuk yetiştirirken […]

Müşterilerin daima sevindirilmeyi hak ettiğini düşünerek çalışan işletmelerde, toplumsal kalite artar. Kaliteyi üst düzeyde uygulayan işletmelerde, “bizim paramızı patron değil, müşteri öder” felsefesi oluşur. Kapalı ekonomiler, ya da tekelci yapılarda müşteri memnuniyetine çok fazla önem verilmez. Buna rağmen müşteri memnun olmasa da geri gelir. Çünkü başka seçeneği yoktur. Ancak piyasa ekonomisine geçişle birlikte müşteri memnuniyeti […]

Tasarruf, bir yönüyle çok alışkın olduğumuz, diğer yönüyle bir türlü öğrenemediğimiz ya da öğrendiysek bile uygulayamadığımız bir alışkanlık. Tasarrufa olan ihtiyaç, geleceğe dair belirsizlik ve güvensizliğin arttığı veya özellikle işletme karının azaldığı, olağan dışı durumlarda akla gelen ilk tedbirdir. Gelirin ve dolayısıyla karlılığın arttığı, ekonominin büyüdüğü dönemlerde ise kolay unutulan bir uygulamadır. Tasarrufun etkisi de […]

Getiriyle doğru orantılı olan riskin, işletmeler tarafından iyi yönetilmesi şart. Riskin sürekli ölçülmesi, hesaplanması ve kontrol altında tutulması lazım, aksi halde işletme batabilir! Risk ve getiri kavramlarının doğru orantılı olduğunu derinlemesine ilk kez üniversitede iktisat dersinde öğrenmiştim. Risk artarsa getiri artar, risk düşerse getiri düşer. Elbette körü körüne riskin artması gelir yaratmaz. Tam tersine önemli […]

Yurt dışındaki bazı büyük şirketlerde toplantıların etkinliğini ölçen Toplantı Polisi uygulaması var. Neden? Çünkü toplantı yapmak, önemli bir maliyet. İşletmelerde toplantı yapılması elbette bir gereklilik. Ancak bunun minimum maliyetle, maksimum yararı sağlayacak şekilde koordine edilmesi çok önemli. Yöneticiler sürekli toplantı yapmaktan kendi işini yapamaz hale geldiğini ifade ederken, onlara ulaşmak isteyen kişiler ise yetkili yöneticilere […]

İşi yaparken hata yapmak gayet doğaldır. Yolda ilerlerken tökezlemek oyunun bir parçasıdır. Büyük insanlar “kendilerine atılan eleştiri taşlarından heykeller diken insanlardır.” Endişelenilmesi gereken zaman, kimsenin sizi eleştirmediği zamandır. İşte o zaman gözünüz görmez. Yıkılır, düşersiniz. Düştüğünüzü de çoğu zaman kimse görmez. Eleştiri, hedeflenen kişi/süreci doğru ve yanlış yönleriyle tanıtmayı amaçlayabileceği gibi, doğru tanıtılmasını sağlamayı ve […]

Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=