ANKARA (AA) – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, sosyal medya ve dijital ağlarda yasaklamaların bir çare olmadığını belirterek, ailenin, kadının, çocuğun, bireyin korunması ve mahremiyetin muhafaza edilmesinin ise kırmızı çizgileri olduğunu söyledi.
Yayman, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen değerlendirme toplantısında basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Sanatın bir toplumu ayakta tutan en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Yayman, kültür ve sanatı toplumu birleştiren bir manevi harç olarak gördüklerini, kültür ve sanatta tek tipçiliğe karşı olduklarını belirtti.
Yayman, kültür ve sanatı Türkiye Yüzyılı'nın en önemli enstrümanlarından biri olarak gördüklerini dile getirdi.
– Yazar Alev Alatlı için anma programı
Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı olarak kültür ve sanat alanında çalışmalara devam edeceklerini belirten Yayman, bugün Arif Nihat Asya'yı Karşıyaka Mezarlığı'nda kabri başında anacaklarını söyledi. Yayman, Yazar Alev Alatlı için de bir anma programı yapacaklarını bildirdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman, ocak ayı içerisinde AK Parti'nin kültüre ve sanata nasıl baktığını ifade etmek üzere "Kültür Sanat Siyasi Tutum Belgesi" hazırlayacaklarını açıkladı.
– "'Bırakınız yapsınlar' anlayışını da doğru durmuyoruz"
Dijitalleşmenin önemine işaret eden Yayman, "Bunun pozitif yönlerini öne çıkarmamız ve burayı bir bilgilendirme, bir serbest kürsü olarak görmemiz gerekiyor. Fakat, dünyada ve Türkiye'deki örneklere baktığımızda, ulus aşırı küresel şirketler kendilerini yasamanın, yürütmenin, yargının üzerinde görüyorlar ve bir anlamda aileye karşı bir savaş açmış durumdalar. Bunu hem dijital platformlarda, hem sosyal medyada, hem de televizyon dizilerinde görmek mümkün." değerlendirmesinde bulundu.
Yayman, Türkiye'de insanların günün 7 saatini internette, yaklaşık 3 buçuk saatini ise sosyal medyada geçirdiğini aktararak, sözlerine şöyle devam etti:
"Başta sosyal medya ve dijital ağlar olmak üzere yasaklamaların bir çare olmadığını hepimiz görmekteyiz. Fakat, burada 'bırakınız yapsınlar' anlayışını da doğru durmuyoruz. Aile, bizim kırmızı çizgimizdir. Çocuk, bizim kırmızı çizgimizdir. Kadın, bizim kırmızı çizgimizdir. Bireyin korunması, mahremiyetin muhafaza edilmesi bizim kırmızı çizgimizdir. Kendilerini yasama, yürütme, yargının üzerinde gören ve tek tipçi bir kültürel hegemonya inşa etmek isteyen küresel şirketlerin tavrını asla doğru bulmuyoruz. Açık, net söyleyelim, burada eğer aileyi korumak, kadını korumak, çocuğu korumak, bireyi korumak yasakçılıksa evet biz yasakçıyız."
– "Ailenin, kadının, çocuğun korunmasını bir milli güvenlik meselesi olarak görmekteyiz"
Televizyon dizilerindeki sorumsuz davranışları tasvip etmediklerinin altını çizen Yayman, Türkiye'nin dizi sektöründe dünyada Amerika'dan sonra ikinci sırada olduğunu, ancak bu dizilerdeki hikayelerin zaman zaman farklılaşmasının dünyada bile tepkilere yol açtığını söyledi.
Yayman, entrikanın, cinselliğin öne çıktığı, aile değerlerinin yok sayıldığı bir senaryo ve hikaye anlayışını doğru bulmadıklarını ifade ederek, "Dizi yapımcılarına, sinema emekçilerine çağrımız şudur; Türkiye'de muhteşem hikayeler vardır, bu hikayelerin anlatılması başlı başına çok önemlidir. Onun için cinselliği, kumpasları, entrikaları öne çıkaran bir hikayecilik anlayışını doğru bulmadığımızı ve toplumun, ailenin korunmasının önemli olduğunu ifade ediyorum." dedi.
Başta RTÜK olmak üzere ve dijitalleşme meselesinde de telif yasası dahil olmak üzere yeni düzenlemeleri yapacaklarını belirten Yayman, ailenin, kadının, çocuğun korunmasını bir milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini söyledi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman, Türkiye'nin, Yeşilçam emekçilerinin temelini attığı çok ciddi sinema sektörüne sahip olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Türk dizileri eğer bugün dünyada bu kadar takip ediliyorsa, geçmişte Yeşilçam emekçilerinin büyük gayreti, çabası ve fedakarlığıyla oldu. Dolayısıyla, dizi sektörünü önemsiyoruz, değerinin farkındayız. Ama diğer taraftan bırakın Türkiye'nin normlarını, yerli ve milli değerleri, evrensel normlara, evrensel değerlere uygun düşmeyen birtakım hikayeler üzerinden reyting ve etkileşim almak amacıyla diziler çekilmesini de doğru bulmuyoruz."
Kültür ve sanatı toplumun sorun çözme kapasitesi olarak gördükleri, yasaklamaların problemi ortadan kaldırmayacağı değerlendirmesinde bulunan Yayman, "Belki şu olabilir, önümüzdeki günlerde Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız zaten bu toplantıları yapıyor; bizlerin de katıldığı, dizi sektörü başta olmak üzere kültür-sanat erbabı büyüklerimizle bir araya gelip bu konuları konuşabiliriz. Zaten bizim 'Milli Kültür Strateji Belgesi' çalışmamız da bunun bir parçası olacak." diye konuştu.
Yayman, sosyal medya kullanım yaşına ilişkin bir soru üzerine, "Sosyal medya bir kötülük mecrası haline gelmiş durumda. Sürekli bir tartışma, gerilim, kutuplaşmanın yeniden yeniden üretildiğini görüyoruz. Dolayısıyla, ben Türkiye'de sosyal medya kullanma yaşının 15 olması gerektiğini daha önce söylemiştim." ifadelerini kullandı.
– "Koruyucu, statükocu anlayışlarla yapay zekaya karşı durmak doğru değil"
Yapay zekada sanatçıların seslerinin taklit edildiği hatırlatılarak, bu konuda nasıl adımlar atılması gerektiğine yönelik soru üzerine Yayman, şöyle devam etti:
"Seslerin, görüntülerin taklit edilmesi, ne kadar önemli bir meseleyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Burada birtakım koruyucu, statükocu anlayışlarla yapay zekaya karşı durmak, bu doğru değil. Burada bunu anlamak, bu dijitalleşmeyi doğru tanımlamak, bunun imkanlarını doğru bir biçimde tespit etmek ve buna uygun bir siyasi tutum geliştirmek, bir davranış geliştirmenin önemli olduğunu düşünüyoruz."
Yayman, dijitalleşmenin partiler üstü bir mesele olduğunun altını çizerek, "Bir devlet politikası, millet politikası olarak ele alınmalıdır. Aksi takdirde çocuklarımızın korunmasını ihmal etmiş olacağız." diye konuştu.
İlkokul, ortaokul, lise çağındaki toplam öğrenci sayısının 19 milyon olduğuna işaret eden Yayman, "Bizim 19 milyon gencimize daha nitelikli bir dijitalleşme sunmamız ve belki bu dijital okuryazarlığı müfredata ders olarak koymamız, anne babaların ailenin eğitimini bu konuda önemsememiz lazım geldiğini düşünüyorum." dedi.
Yayman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hatay'da 455 bininci konutu teslim etmesiyle deprem bölgesinde önemli bir eşiğin aşıldığını belirterek, vatandaşları konteyner kentlerden kalıcı konutlara taşımak ve yaralarının sarılması için gece gündüz çalışıldığını anlattı.
Asrın felaketinin asrın dayanışmasına dönüştüğünü belirten Yayman, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve emeği geçenlere teşekkür etti.
Hüseyin Yayman, deprem bölgesindeki çalışmaları yerinde görmek üzere AK Parti muhabirleri ile deprem bölgesine bir ziyarette bulunabileceklerini söyledi.
Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, sezonun ikinci yarı hazırlıkları kapsamında 2 hazırlık maçı yapacak. Teknik direktör Stanimir Stoilov yönetiminde Urla Adnan Süvari Tesisleri’ndeki antrenmanda Antunes de yer aldı.
Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, sezonun ikinci yarı hazırlıkları kapsamında 2 hazırlık maçı yapacak. Teknik direktör Stanimir Stoilov yönetiminde Urla Adnan Süvari Tesisleri’ndeki antrenmanda Antunes de yer aldı.
Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, sezonun ikinci yarı hazırlıkları kapsamında 2 hazırlık maçı yapacak. Teknik direktör Stanimir Stoilov yönetiminde Urla Adnan Süvari Tesisleri’ndeki antrenmanda Antunes de yer aldı.
Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde 5 milyon 242 bin kişinin başvurusunun geçerli sayıldığı, İstanbul’dan 1 milyon 235 bin 169, Ankara’dan 287 bin 94 ve İzmir’den 221 bin 921 vatandaşın başvuru yaptığı bildirildi.
Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde 5 milyon 242 bin kişinin başvurusunun geçerli sayıldığı, İstanbul’dan 1 milyon 235 bin 169, Ankara’dan 287 bin 94 ve İzmir’den 221 bin 921 vatandaşın başvuru yaptığı bildirildi.
Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde 5 milyon 242 bin kişinin başvurusunun geçerli sayıldığı, İstanbul’dan 1 milyon 235 bin 169, Ankara’dan 287 bin 94 ve İzmir’den 221 bin 921 vatandaşın başvuru yaptığı bildirildi.
Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde 5 milyon 242 bin kişinin başvurusunun geçerli sayıldığı, İstanbul’dan 1 milyon 235 bin 169, Ankara’dan 287 bin 94 ve İzmir’den 221 bin 921 vatandaşın başvuru yaptığı bildirildi.
Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde 5 milyon 242 bin kişinin başvurusunun geçerli sayıldığı, İstanbul’dan 1 milyon 235 bin 169, Ankara’dan 287 bin 94 ve İzmir’den 221 bin 921 vatandaşın başvuru yaptığı bildirildi.
Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde 5 milyon 242 bin kişinin başvurusunun geçerli sayıldığı, İstanbul’dan 1 milyon 235 bin 169, Ankara’dan 287 bin 94 ve İzmir’den 221 bin 921 vatandaşın başvuru yaptığı bildirildi.
Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde 5 milyon 242 bin kişinin başvurusunun geçerli sayıldığı, İstanbul’dan 1 milyon 235 bin 169, Ankara’dan 287 bin 94 ve İzmir’den 221 bin 921 vatandaşın başvuru yaptığı bildirildi.
Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde 5 milyon 242 bin kişinin başvurusunun geçerli sayıldığı, İstanbul’dan 1 milyon 235 bin 169, Ankara’dan 287 bin 94 ve İzmir’den 221 bin 921 vatandaşın başvuru yaptığı bildirildi.
Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde 5 milyon 242 bin kişinin başvurusunun geçerli sayıldığı, İstanbul’dan 1 milyon 235 bin 169, Ankara’dan 287 bin 94 ve İzmir’den 221 bin 921 vatandaşın başvuru yaptığı bildirildi.
Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde 5 milyon 242 bin kişinin başvurusunun geçerli sayıldığı, İstanbul’dan 1 milyon 235 bin 169, Ankara’dan 287 bin 94 ve İzmir’den 221 bin 921 vatandaşın başvuru yaptığı bildirildi.














