Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Suriye’nin Lazkiye ilindeki Bayırbucak Türkmenleri ramazan ayını temel ihtiyaçlardan mahrum karşılıyor

– Bayırbucak Tükmenlerinden Hasan Akça:
– “Şehirde daha ucuza olan ürün burada iki katına, üç katına satılıyor. İş yok, gelir az. Pahalılık bizi zorluyor”
– Bayram Yüzbaşı:
– “Ramazan geliyor, yiyecek yok, alacak gücümüz de yok”

- Bayırbucak Tükmenlerinden Hasan Akça:
 - "Şehirde daha ucuza olan

BAYIRBUCAK (AA) – MUHAMMED KARABACAK – Suriye’de 14 yıldan uzun süren savaşın ardından memleketlerine dönen Bayırbucak Türkmenleri, yaklaşan ramazan ayını harabeye dönüşen evlerinde elektriksiz, susuz ve gelir kaynağı olmadan karşılamaya hazırlanıyor.

Lazkiye iline bağlı Bayırbucak bölgesindeki köylerde hayat, rejimin devrilmesinin ardından umutla yeniden başlasa da altyapı eksikliği, ağır hasar ve ekonomik imkansızlıklar nedeniyle günlük yaşam, temel ihtiyaçlara erişim mücadelesine dönüşüyor.

Türkiye’ye sığınan ve Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından köylerine dönen Türkmen aileler, ramazan öncesinde en çok su, elektrik, ulaşım ve barınma sorunlarıyla mücadele ediyor.

Bombardımanlarda ağır hasar gören evler, çökmek üzere olan duvarlar ve yağmur sularıyla dolan odalar, bölgede günlük yaşamın sıradan görüntüleri haline geldi.

Evleri yıkılan birçok aile, çökme riski taşıyan başka evlerde ya da yalnızca tek odası onarılabilmiş harabe yapılarda yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Ramazana hazırlık yapmak isteyen aileler, gelir yetersizliği ve yüksek fiyatlar nedeniyle temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta güçlük çekiyor.

– “Yağmurlarda 10 gün suyun içinde kaldık"

Gebere köyünde yaşayan ve bombardımanda evi ağır hasar gördüğü için başka bir evde yaşamak zorunda kalan Retibe Şireyki, AA muhabirine ramazana zorlu şartlar altında girdiklerini söyledi.

Evinin harabe halde olduğunu belirten Şireyki, "Yağmurlarda 10 gün suyun içinde kaldık. Yine de şükrediyoruz. Ne doğru dürüst kap kacak var ne arabamız var ne de imkanımız. Suyumuz yok, elektriğimiz yok, gaz yok." dedi.

Suyu komşuların kuyusundan temin ettiklerini anlatan Şireyki, "İki bidon su doldurup getirmek 200 Türk lirasına mal oluyor. 5-6 gün idare ediyoruz. Odun çok pahalı. 7 ayda 10 bin lira oduna verdim. Yine de Allah’a şükür yaşıyoruz." diye konuştu.

Şireyki, köyde okul ve sağlık hizmeti bulunmadığına vurgu yaparak "Hastamız olsa götürecek araç yok. Bir kez gelip yardım verdiler, ‘15 gün sonra geleceğiz’ dediler ama gelmediler." ifadelerini kullandı.

Bayırbucak Türkmeni Şireyki, ramazan öncesinde erzak sıkıntısı yaşadıklarını Suriye yönetiminden de başlarını sokacakları bir ev, su ve okul istediklerini söyledi.

Şireyki, Türkiye’ye de teşekkür ederek "Türkiye’den Allah razı olsun. Yardım ettiler ama vatan tatlıdır, geldim, burada kalıyorum.” dedi.

– "Ramazan geliyor, yiyecek yok, alacak gücümüz de yok"

Diğer köy sakinlerinden Bayram Yüzbaşı da Beşşar Esed’in devrilmesinden bir süre sonra Türkiye’den döndüğünü anlattı.

Osmaniye’de yaşadığını belirten Yüzbaşı, "İşimi gücümü bıraktım, ne var ne yok sattım, memlekete döndüm. Artık hayat düzelir dedim ama gelince gördük ki her şey sıfır." ifadelerini kullandı.

Ulaşım eksikliğinin en büyük sorunlardan biri olduğunu vurgulayan Yüzbaşı, şunları kaydetti:

"Araban yoksa ekmek alamazsın. Ekmek ne zaman gelecek diye bekliyoruz. Geldiği zaman 2-3 tane alıp kurutuyoruz. Ramazan geliyor, yiyecek yok, alacak gücümüz de yok."

Sağlık hizmetlerinin de yetersiz olduğunu belirten Yüzbaşı, yatalak annesini köye getirdikten sonra doktor ve ilaç eksikliği nedeniyle zor günler yaşadıklarını, annesinin iki ay önce hayatını kaybettiğini belirtti.

Türkiye’de devletin kendilerine sahip çıktığını anlatan Yüzbaşı, "Devlet olarak Allah razı olsun. Ama burada hayatın devam etmesi için yol, su, elektrik ve ulaşım şart.” diye konuştu.

– "Şehirde daha ucuza olan ürün burada iki katına, üç katına satılıyor"

Kulcuk köyünde yaşayan Hasan Akça da 14 yıl sonra ilk ramazanı köylerinde geçireceklerini belirterek "Elhamdülillah köyümüze döndük ama şartlar ağır. Yol bozuk, su yok, elektrik yok. Su olmadan hayat olmaz." ifadelerini kullandı.

Ramazan hazırlıklarını imkanları ölçüsünde yaptıklarını ifade eden Akçay, evlerin önüne yeşillik ektiklerini, odun hazırladıklarını ancak gelir yetersizliği nedeniyle temel ihtiyaçları karşılamakta zorlandıklarını söyledi.

İlçe merkezinde birkaç küçük dükkan bulunduğunu ancak fiyatların yüksek olduğunu dile getiren Akçay, "Şehirde daha ucuza olan ürün burada iki katına, üç katına satılıyor. İş yok, gelir az. Pahalılık bizi zorluyor." diye konuştu.

Bölgede okul ve sağlık hizmetlerinin de yetersiz olduğunu belirten köy sakinleri, özellikle kış aylarında ulaşım sıkıntısının hayatı daha da güçleştirdiğini ifade ediyor.

Suat Acuz da evinin savaşta yıkıldığını, şu anda ise başkasına ait bir evde kaldığını söyledi.

Ramazan öncesinde temel ihtiyaçların dahi karşılanamadığını dile getiren Acuz, "Su 800 liraya geliyor. Susuz insan olur mu? Ekmek zor, tavuk yok. Para yok ki alasın." dedi.

Acuz, ayrıca tarlaları işlemek için de ekipman ve sermayeye ihtiyaç duyduklarını söyledi.

Türkiye’de 14 yıl kaldığını söyleyen Acuz, “Türkiye’den Allah razı olsun. Destek gördük ama vatan hasreti ağır bastı, geldik.” diye konuştu.

– "Evimi yapacak gücüm yok, yardım istiyorum"

Evi bombardımanda yıkıldığı için başka bir evde kalan Teslim Köroğlan da köydeki altyapı eksikliklerine dikkati çekti.

“Kapı yoktu, satın aldım. Pencere yok, dam yok. Üstüne naylon çaktım. Suyu para ile alıyorum. Elektrik yok." diyen Köroğlan, yaşlılık nedeniyle artık çalışamadığını ifade etti.

Devletten maddi destek talep eden Köroğlan, "Para versinler ki evimi yapayım. Pencere takayım, dam yapayım. Ulaşım olsun, su olsun." diyerek isteklerini sıraladı.

Köroğlan, Türkiye’ye de kendilerine verdikleri destekten dolayı teşekkür etti.