Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

84 yaşındaki emekli memur atık malzemelerle çocukluk oyuncaklarını yaşatıyor

– Erzincanlı Yücel Özarslan, evinin bahçesindeki atölyede atık malzemeleri nostaljik oyuncaklara dönüştürüyor
– Özarslan:
– “Çocukluk dönemimin yani bundan 70-80 yıl evvelinin oyuncaklarını yaşatmak, gelecek nesillere aktarmak istiyorum. Hatıra olarak saklanmalarını istiyorum”

- Erzincanlı Yücel Özarslan, evinin bahçesindeki atölyede atık malzemeleri nostaljik

ERZİNCAN (AA) – EMİN FERHAT SEVİLİR – Erzincan’da yaşayan 84 yaşındaki emekli memur Yücel Özarslan, atık malzemelerden yaptığı oyuncaklarla çocukluğunun unutulan kültürünü yaşatıyor.

Uzun yıllar kamu görevinde bulunduktan sonra emekli olan ve boş zamanlarını çocukluk yıllarında oynadığı geleneksel oyuncakları yeniden yapmaya ayıran Özarslan, evinin bahçesinde kurduğu atölyede yıllardır atık malzemeleri değerlendiriyor.

Özarslan, doğadan topladığı ve geri dönüştürdüğü malzemelerle fırfır, kukla ve ahşap araba gibi nostaljik oyuncakları yeniden tasarlıyor.

Bugüne kadar 300’ü aşkın fırfır ve yaklaşık 70 kukla üreterek bu oyuncakları çevresindekilere hediye eden Özarslan, boş vakit geçirmek yerine atölyesinde çalışıp geçmişin oyun kültürünü bugüne taşıyor.

– “Oyuncaktan ziyade çocukların becerilerini geliştiren araç gibi”

Yücel Özarslan, AA muhabirine, yaklaşık 80 yıl önce çocukların oynadığı oyuncakları yeniden yapmaktan keyif aldığını söyledi.

Bu oyuncakların, 1950’li yıllardan sonra giderek unutulduğunu ancak hepsinin kendine özgü farklılıkları olduğunu ifade eden Özarslan, şöyle konuştu:

“Mesela fırfırı çalıştırırken el, göz, beyin hepsinin aynı anda çalışması lazım. Eğer ki yanlış çekerseniz dönmez. Bu, senkronize bir şey. Kukla yine, el ve göz hareketlerini senkronize çalıştırmak lazım yani kafayı da çalıştırır, eli kolu da çalıştırır. Araba derken mesela çocuk dayanır, ondan cesaret alarak yürür. Bunlar oyuncaktan ziyade biraz da araç gibi. Çocuğun hem beyin hem de el becerilerini etkiliyor. Bir nevi çalışma aparatı.”

Özarslan, boş zamanlarında kahvehaneye gitmek veya televizyon izlemek yerine oyuncak yapımıyla uğraştığını anlatarak “Oyuncakları atık malzemeler kullanarak yapıyorum. Mesela önceden kurtlanmış cevizi tercih ederdik ki içini boşaltmak kolay olsun.” dedi.

Bu oyuncakları yapmasa, 5-10 sene sonra hepsinin unutulacağını söyleyen Özarslan, “Bunu yapıp hediye ettiğimde ‘tamam ya görmüştüm’ diye hatırlayanlar var. Bunlar oyuncaktan ziyade şu anda hatıra. Çocukluk dönemimin yani bundan 70-80 yıl evvelinin oyuncaklarını yaşatmak, gelecek nesillere aktarmak istiyorum. Hatıra olarak saklanmalarını istiyorum.” ifadelerini kullandı.