Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Konya’daki 661 yıllık cami ahşap işçiliğiyle dikkati çekiyor

– Beyşehir ilçesindeki, Selçuklu ahşap direkli cami geleneğiyle 1365’te yapılan Hoca Şeyh Muhittin Camisi, ince ahşap işçiliği ve oyma süslemeleriyle Anadolu’nun önemli kültür miraslarından biri olarak dikkati çekiyor
– Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Muşmal:
– “Caminin özellikle ahşap direklerinin sütunlarında, sütun başlıklarında, kirişlerine uzanan alanlarda muazzam bitkisel ve geometrik süslemeler bulunuyor”

- Beyşehir ilçesindeki, Selçuklu ahşap direkli cami geleneğiyle 1365'te yapılan

KONYA (AA) – SERHAT ÇETİNKAYA – Konya'nın Beyşehir ilçesindeki Selçuklu ahşap direkli cami geleneğiyle yapılan 661 yıllık Hoca Şeyh Muhittin Camisi, ince ahşap işçiliği ve kalem işi süslemeleriyle öne çıkıyor.

Bayındır Mahallesi'ndeki 1365 yılında inşa edilen Hoca Şeyh Muhittin Camisi, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Eşrefoğlu Camisi'nin küçük ölçekli örneği olarak değerlendiriliyor.

Eşrefoğlu Camisi ile benzer mimari özellikler taşıyan 661 yıllık tarihi cami, ahşap direkleri ve oyma süslemeleri Selçuklu mimarisinin estetik anlayışını günümüze taşıyor.

İnce işçiliğin sütun başlıklarından tavan süslemelerine kadar uzandığı cami, Anadolu'nun ahşap mimari geleneğini yaşatan önemli kültür miraslarından biri olarak da öne çıkıyor.

Her yıl çatısına yuva yapan leyleklerle kültürel miras ve doğal yaşamı aynı yerde buluşturan cami, halk arasında "Leylekli Güdük Minareli Cami" olarak da biliniyor.

– "Son derece gösterişli bir iç güzelliği var"

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Muşmal, AA muhabirine, bölgede tarihi Eşrefoğlu Camisi'ne benzeyen çok sayıda ahşap direkli küçük mescit ve cami bulunduğunu söyledi.

Mahallenin, adını Oğuz boylarının birinden aldığını ve Türkmen yerleşimini sembolize ettiğini belirten Muşmal, caminin de yerleşimin tam merkezinde bulunduğunu aktardı.

Caminin dışardan bakıldığında son derece sade bir mimariye sahip olduğunu anlatan Muşmal, "Kapıdan girdiğimiz anda aslında Selçuklu mimarisinin o mütevazı dış görüntüsünün arkasında son derece süslü, son derece gösterişli bir iç güzelliğinin olduğuna şahit oluyoruz. Çünkü caminin özellikle ahşap direklerinin sütunlarında, sütun başlıklarında, kirişlerine uzanan alanlarda muazzam bitkisel ve geometrik süslemeler bulunuyor." ifadesini kullandı.

– "Güdük minare Müslüman Türk insanının mütevazılığını sembolize ediyor"

Muşmal, her direğinde, her oyma motifinde ve her kalem işi bezemesinde yüzyılların ustalığını barındıran eserin, döneminin estetik anlayışını çok güzel yansıttığını aktardı.

Hoca Şeyh Muhittin Camisi'nin mimari anlayışıyla Eşrefoğlu Camisi arasında güçlü benzerlikler bulunduğuna dikkati çeken Muşmal, şöyle konuştu:

"Eşrefoğlu Camisi'nin o kırmızılı, mavili, bitkisel süslemelerine benzeyen süslemelerin burada da yoğun olarak kullanıldığını görüyoruz. Biz camiyi hem ahşap direkleriyle, hem süslemeleriyle, hem de güdük minaresiyle tanıyoruz. Güdük minare de aslında Müslüman Türk insanının mütevazılığını sembolize eden çok tatlı ve şirin bir mimari unsurdur. Bu bölgedeki en nadide örneklerden biri."