Lütfen bekleyin..

Ali Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili soruya böyle cevap verdi…

9 Mart 2020 10:08

Fox TV’de yayımlanan İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programına katılan Ali Babacan, “90 kurucu üyemiz hafta sonu bir kampa girdi ve tüzüğün son hali ortaya çıktı” dedi. Babacan, partinin kuruluş toplantısının Çarşamba günü Ankara’da yapılacağını açıkladı.

Küçükkaya’nın “Erdoğan’la mücadele edebilecek misiniz?” sorusuna “Bizim kişilerle işimiz yok. Bizimle uğraşacaklara biz de gerekli cevapları vereceğiz ama kavga etmeden” yanıtını verdi.

Babacan, “Temel ilkeleri ihya eden, özgürlükleri demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ihya eden bu evrensel değerler temeline oturmuş kendi vatandaşı için çok daha yaşanabilir Türkiye’yi oluşturmak bugünün ihtiyacı” dedi.

Ali Babacan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

Temel ilkeleri ihya eden, özgürlükleri demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ihya eden bu evrensel değerler temeline oturmuş kendi vatandaşı için çok daha yaşanabilir Türkiye’yi oluşturmak bugünün ihtiyacı. Bu yönetimle bunu gerçekleştirmek mümkün değil. Bu siyaset tarzıyla bu ülkenin refaha erişmesi mümkün değil.

 

 

“KORKU SİYASETİ VAR, KORKULAR ÜZERİNDEN BİR SİYASET VAR”

Korku siyaseti var. Korkular üzerinden beslenen bir siyaset var. Biz Türkiye için refah seviyesi çok daha arttığı, insanların korkmadan geleceğini planladığı bir Türkiye istiyoruz. Bunları yapmazsak Türkiye çok daha kötü günleri görür. Çarşamba günü partimizin programını paylaşımda göreceksiniz, birinci sayfa basın özgürlüğü. İfade özgürlüğü olmayınca problemleri dile getiremiyorsunuz. Problemlerini tartışmayan bir ülkenin sorunları çözmesi mümkün değil.

“SORUNLARIN TEMELİNDE KÖTÜ YÖNETİM YATIYOR”

(OdaTV’nin engellenmesi) Her devletin kendi güvenliği ile ilgili bazı refleksleri olabilir. Ancak bunun gelişmiş ülkelerde nasıl uygulandığına bakmak lazım. Almanya’nın Fransa’nın bir güvenlik riski yok mu? Bu olmasına rağmen basın özgürlüğü nasıl beraberce ele alınıyor buna bakmak lazım. Türkiye’deki sorunların temelinde kötü yönetim yatıyor. Sistem kısmı çok önemli ama bütün suçu da sisteme atmayalım. Sistem değişmeden önce de bu sorunların çoğu vardı. Meclisin bir denetim gücü vardır. Yeni sistemde de Meclis’in bu fonksiyonunun çalışıyor olması lazım. Sistemdeki yeri önemsizleşmiş durumda Meclis’in. Sistem değişikliğinden önce de sorunlar vardı. Bu kadar büyük bir potansiyel varken Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları bu ülke hak etmiyor.

“ERDOĞAN İLE MÜCADELE EDEBİLİR MİSİNİZ?”

Ali Babacan, Erdoğan ile mücadele edebilir misiniz? sorusuna şöyle cevap verdi: Bizim hedefimiz Türkiye’nin sorunlarıyla. Biz kişilerle uğraşmayacağız. Biz ülkenin meseleleriyle uğraşacağız. Rakip olacağız doğru ama biz mevcut siyasi partilerin hepsine de rakip olarak çıkıyoruz. Hedefimiz sadece o parti ve o partinin tabanı değil. Siyasi partinin tam ortasında ve ana akım bir siyasi hareket başlatıyoruz. 2015’e kadar hükûmet üyesiydim. Oradaki sorumluluğu paylaşmamak mümkün değil. Ama 2015’ten itibaren bir yetkim, sözüm yok.

“ABDULLAH GÜL İLE ÇOK ESKİ DOSTUZ”

Abdullah Gül ile çok eski dostuz. Ben siyasete girmeden önce tanıyordum. Beni siyasete davet eden kendisi. Bizim parti hazırlık çalışmalarında bize tecrübesiyle ve fikirleri ile çok destek oldu. Ama siyasi kadronun tamamı bizim arkadaşlarımızdan oluşan kişiler. Bu kadro mümkün olduğunca siyaseti bilen ve siyasete yeni kazandırdığımız kişilerden oluşuyor. Listemizde göreceksiniz ki daha önce siyaset yapmamış isimler var. Yüzde 30 kadın üyelerden oluşuyor. Yüzde 20’ye yakın 30 yaş altı var. Tüzüğümüze genç ve kadın kotası koyduk. Engelli kotamız var.

“BÖYLE BİR ÜLKEYE NASIL YATIRIMCI GELECEK?”

Osman Kavala sağlam bir gerekçe olmadığı halde iki yılı aşkın süredir cezaevinde bulunduğu dosyadan beraat etti, aynı gün başka bir soruşturmada tutukladı. Böyle bir ülkeye yatırımcı nasıl gelecek?” Türkiye’nin şeffaflık sorunu var. Bir kamu ihale yasası 180 kez değişir mi? Bizim ayrışma sebeplerimizden biri de bu konulardır. Bağımsız kurum yok ki. En bağımsız olması gereken yargı bile bağımsız değil. Yargının öncelikle anayasa, yasalar ve yargıçların vicdanı çerçevesinde işlemesi lazım.

İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu: Mevcut siyasete mahkum değiliz

Geçen yıl Ekim ayında Ak Parti’den istifa eden İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun da partinin kurucuları arasında olması bekleniyor.

Yeneroğlu Pazar akşamı Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Demokrasimizin gün geçtikçe daha fazla tahrip edildiği, temel hak ve özgürlüklerin her gün daha fazla ezildiği, yargının ve yasamanın tahakküm altında nerdeyse tamamıyla işlevsizleştirildiği bir ortamda ortak özlemimiz olan özgürlükçü ve müreffeh Türkiye ideali için çözüm vakti” dedi.

@myeneroglu tarafından yapılan Twitter paylaşımı: Karşılıklı hakaret & küfürleşmeye indirgenmiş siyaset kendini aşağıladığı gibi toplumu da ümitsizliğe terk etti.Toplumun her bir ferdinin huzurunu hedefleyip herkese güven veren ve siyaseti ortak iyinin rasyonel arayışı olarak görüp uzlaşı kültürünü esas alan yeni bir yol zorunlu

@myeneroglu tarafından yapılan Twitter paylaşımı: Demokratik olmayan sistem demokratik bir kültür inşa edemez. Bu durum toplumsal güvensizliği ve kamplaşmayı tetikliyor. Ezenlere destek verenlerin temel saiki ezilmekten korku. Kısır döngü olan bu korku ikliminin aşılması, herkesin ötekini ahlaken eşit kabul etmesinden geçiyor.

@myeneroglu tarafından yapılan Twitter paylaşımı: Korkmadan konuşan Türkiye'yi tekrar canlandırabiliriz. Birbirine yabancılaşan toplumu tekrar birbirine yakınlaştırabiliriz. Çoğulculuğu ve katılımcılığı esas alan anlayış ile herkesin huzur bulacağı birleştirici bir toplumsal düzen kurabiliriz. Mevcut siyasete mahkum değiliz...

Eski AKP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Osman Can ise yeni partide yer almayacağını açıkladı. Osman Can yaptığı açıklamada, “Yaklaşık 11 aylık süreç içerisinde çeşitli çalışmalar yaptım, bilgi ve fikir paylaşımlarında bulundum. Konularında uzman, yenilikçi, ortak umudu ve ilkeleri paylaşan dostlarımı önerdim. Ancak bugün gelinen noktada, yeni siyasi partinin kuruluş aşamasında ortaya çıkan farklı parametreler nedeniyle yer alamayacağım anlaşıldı” dedi.

Can, 2002-2010 yılları arasında Anayasa Mahkemesi Raportörlüğü yapmış, 2008’de Ak Parti’ye karşı açılan kapatma davasının raportörü olmuş, 2012’de Ak Parti MKYK’sına girmiş, 2014’te de Türkiye’yi Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu’nda temsil etmişti.

 

 

 

Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=