Konumuza girmeden, AKP’ye yönelik “korkmadan” yapılan bir açıklama, daha doğrusu suçlamayı önce sizlerle paylaşalım:
Namık Kemal Zeybek ten AKP ye…
“Ben Başbakan olacağım.
Benim hedefim AKP ve Tayyip Erdoğan olacak çünkü Erdoğan Türkiye’yi bölüyor, parçalara ayırıyor.
Yaptığı pek çok şey bölünmeye katkıdır.
İstiklal marşımızı Arnavut Mehmet Akif yazdı demesi bile bölünmeye katkıdır. O Arnavut sözcüğünün o ifadede ne işi var.
Başbakan ikide bir etnik gruplar var diyerek ırkçılık yapıyor.
Türkiye ırk devleti değil. AKP devlet eliyle bilinç alanı meydana getiriyor ve adeta bir millet yaratıyor.
TRT Şeş ile lehçe farklılıkları kaldırılıyor ki bu bilinçsiz yapılmıyorsa bunun adı ihanettir. TRT Şeş ile ortak bir dil geliştirilip bilinç oluşturuluyor ve bu şekilde bölünmenin alt yapısı bizatihi devlet eliyle inşa ediliyor…
Devletin dili Türkçe’ dir ve o Türkçe de İstanbul Türkçesidir.
İsteyen kendi dilini konuşur buna itiraz etmeyiz ama eğitim dahil resmi dil Türkçedir.
AKP’yi teşhir edip bitireceğim.
Maalesef diğer muhalefet tam AKP’nin istediği gibi, yani onun değirmenine su taşıyor, ona sürekli istismar imkanını veriyor.
Bu ülkede üretim bitmiş, orta sınıf çökmüş, toplum hipnotize edilmiş, işte biz o toplumu uyandıracağız.
Toplum ve ekonomi adeta Mankurtlaştırılmıştır.
Mankurt kavramı Orta Asya’dan gelir ve insanların nasıl köle yapılıp teslim alınacağı anlatılır.
AKP bugün bulgur ve kömürle insanımızı Mankurtlaştırıyor…
İşte ben bu Mankurt düzenini yıkacağım…
Ayrıca… Irak’ da ABD askerinin ırzına geçtiği, kanını akıttığı mazlum Müslümanların hesabını soracağım.
Bakın ABD’nin Irak’ daki o rezillikleri sürecinde Nur Hanım diye bir Iraklı AKP’li vekillere ve hükümet üyelerine tek tek mektuplar gönderdi ve “Gelin bizi kurtarın, namusumuzu temizleyin. Karınlarımızda Amerikan piçleri var” dedi..
AKP’liler bu feryada ne karşılık verdi biliyor musunuz?..
ABD askerine muzafferiyet diledi…
Evet mümin hanımefendilerin ırzına geçenlere muzaffer olmaları için AKP, duacıyız dedi.
Sorarım size bunları yapan biri hiç sıkılmadan Yüce Yaradan’ın karşısına nasıl çıkar, o namazları nasıl kılar?..
İşte ben AKP’nin o riyakarlıklarını yani gerçek yüzünü milletime bir bir anlatacağım… “
***
Demokrat Parti’nin yeni Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek’in Yeniçağ gazetesi köşe yazarı Sabahattin Önkibar’ a söyledikleri aynen böyle. (Yeniçağ – 25 Ocak 2011)
Bize sürekli saldıran AKP’nin militanlaşmış kimi iflah olmaz saldırganları, acaba bu Sayın Zeybek’in söyledikleri karşısında ne düşünürler?
Bu köşe de AKP hakkında, kimi önemli ağızlardan ya da kalemlerden zaman zaman çıkan görüşlere, bundan böyle yeri geldikçe görüş sahibinin anlatımıyla köşemizde yer vermeye çalışacağız…
***
Sevgili okurlar…
Her şeye karşın, bir gün gelecek, AKP’nin gerçek yüzü daha iyi anlaşılacak. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın…
Sürüp giden demokrasi ve hukuk katliamı gün gelecek bitecek. Dağları aşan korku rüzgarları elbet bir gün dinecek… Yaşanan müthiş korkunun yerini hak ve adalet alacak.
Geçmişte yürekleri sızlatan, hukukun yok olduğu sürecin hesabı “vicdanlı yargı” nın önünde tek tek sorulacak…
Şimdi herkes korkuyor. Bildikleri ve düşündükleri konusunda açıklama yapmaktan çekiniyor ve korkuyorlar… Her kesimden insan, başıma bir şey gelir, iftiraya uğrarım ya da düzenim alt üst olur diye sessiz kalmayı tercih ediyor…
Düşünebiliyor musunuz, CHP nin seçim marşının söylenmesi için kendilerine başvurulan ünlü pop sanatçıları korkularından teklifi geri çevirmişler… Hangi devirde yaşıyoruz. 2. Abdülhamit devrinde bile bugünkü kadar korkular yaşanmamıştı…
Bunca yaşın insanıyız. Hiçbir dönemde, insanların, iktidardan ve onun başında ki yöneticilerden bugün ki kadar korktuğuna tanık olmadık. Sıradan vatandaş, verdiği oyla başa getirdiği kendisini yönetenlerden; kusuru, kabahati ve suçu olmadığı halde bu kadar ürker, korkar mı?
***
4 Ocak 2011 tarihli Vatan gazetesinde Mine Şenocaklı’nın sorularını yanıtayan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dünyaca ünlü Sosyolog Faruk Birtek’in çok önemli açıklamaları her şeyi açıkça ortaya koyuyor…
Buyurun birlikte okuyalım:
“Ben bu ülkeye hizmet etmek istiyorum ama benim karım başını örtmeyi reddetti. Bu sebeple benim Türkiye’de idari bir mevkide yerim olmasına imkan yok. İktidar “Başını Örtenler Kulübü” haline geldi. Demokrat Parti döneminde bile hürriyetler vardı, insanların sesi çıkıyordu…
Bilhassa beni rahatsız eden polislerin yetkilerinin fevkalade artırılması. Açıkçası ben bu beyanatı verirken korkuyorum. Çünkü ne olacağını bilemiyorum. Polis gelip evimi basabilir, evde kendi kafasına uygun bir şey bulabilir. Hakikaten korkuyorum, endişeliyim, güvenmiyorum. Ben bugün korkan bir modern oldum. Kılıçdaroğlu geçen hafta “Türkiye’de tek özgür kişi var, o da Başbakan” dedi.
Bilhassa beni rahatsız eden olay polisin yetkilerinin fevkalade arttırılması. Yargıçlara kabahat bulmak fevkalade yanlış. Ortada Meclis var, AKP Meclis’e hakim, isterse bütün kanunları değiştirebilir. Bugün bu berbat anayasa ile bile Türkiye’ye fevkalade bir hürriyet getirebilir. Tutuklama sürelerini düşürebilir, Danıştay’ın sahasını daraltabilir, kişilerin masumiyetini koruyabilir. Bunlar hemen yapılabilir. Ama onlar adamlarını sokarak kendi lehlerine bir yargı yaratmaya çalışıyorlar, bu çok abes.
Bir partinin başkanıyla partililer arasında bu kadar çok mesafe olmaz. Başbakan tamamen bir diktatör gibi partide, tek seçici… Bakanlar bir şey yapmaya korkuyor. Diyorlar ki, “Başbakan’a arz ettik, kabulünü bekliyoruz.” Yahu sen bakan değil misin! Fevkalade eşitsiz bir parti mekanizması var. Parti elemanları tamamen Başbakan’ın yağcısı durumunda. “Ucube” tartışmalarında gördük işte… Zavallı Ertuğrul Günay! Ama daha neler var. Başbakan’ın paltosunu tutmaya çalışan bakanlar var. Bakan olmak için her şeyi yapıyorlar Meclis’te…”
Sevgili okurlar…
Sözü fazla uzatmaya gerek yok. Yaşananlar ve olanlar açıkça ortada… söylenenleri yukarıda okudunuz… Dünyaca ünlü Sosyolog Faruk Birtek’in söylediklerinin hangisinin doğru olmadığını ve abartı olduğunu iddia edebilirsiniz. Türkiye’de yaşanan durum aynen böyle değil mi? Yazık…
Demokrat Parti’nin yeni Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek’in AKP’ye yönelik ithamları önemli ve çarpıcı… Zeybek’in ne yapabileceğini önümüzde ki süreçte göreceğiz… Ancak, şu yadsınmaz bir gerçek ki, bugün TÜRKİYE KORKUYOR!.. insanlar ciddi biçimde korku içinde!.. Bunu kim yadsıyabilir?..
BURHAN ÖZBEY


YORUMLAR