Lütfen bekleyin..

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o mektup için ne dedi?

19 Ekim 2019 00:12

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı'nın askıya alınması kararı sonrasında ilk kez konuştu. Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı basın mensuplarıyla Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde bir araya geldi, yabancı basın mensuplarını karşıladıktan sonra yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Trump'ın çok konuşulan mektubunu "nezaketsiz" olarak değerlendirdi.

Dün, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence başkanlığı heyetiyle Ankara’ya geldi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmüştü. Görüşmenin ardından Barış Pınarı Harekatı’nın 120 saat durdurulması kararlaştırılmış ve 13 maddelik anlaşma imzalanmıştı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı’nın askıya alınması kararı sonrasında bugün arka arka konuşmalar yaptı. Erdoğan ilk konuşmasını Cuma namazı çıkışında gerçekleştirdi. Sonrasında ise Erdoğan, Dolmabahçe’deki Cumhurbaşkanlığı konutunda yabancı basın mensuplarının karşıladı ve bu sırada konuya ilişkin ikinci bir konuşma yaptı. Erdoğan’ın bu konuşmasının ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

Erdoğan’ın Cuma namazı çıkışında yaptığı ilk açıklamanın satır başları şöyle:

“- Telefon diplomasisiyle devam eden bir süreç oldu. Çeşitli Avrupa ülkeleriyle yaptığımız birçok görüşmeler var. Bunların bir kısmını BM Genel Kurulu sırasında yaşadık. Dünkü görüşmelerimiz de aslında bir gün öncesi Sayın Trump ile yaptığımız görüşmede “bir heyet gönderirseniz bunu çok daha iyi bir yere taşıyabiliriz” dedik. Kendileri de sağ olsun Pence’in başkanlığında ve Pompeo ile birlikte heyetler gönderdiler. Bu heyetler benim de belirlediğim heyetlerle ön görüşmeyi yapılar. Dün de adeta final görüşme neticesinde belirlediğimiz bu 13 maddelik bu ortak bildiriyi hep birlikte dünya kamuoyuna açıklamış olduk.

– 120 saatlik süreç işliyor. YPG’nin bu bölgeyi özellikle de güvenli bölge olarak belirlediğimiz bölgeyi terk etmesi söz konusu. Güvenlik güçlerimiz alanı terk etmeyecek.

– Dünkü görüşmelerimizde 120 saat içerisinde buraların boşaltılacağı konusunda mutabık kaldık. bu süreci de ağırlıklı olarak Türkiye’nin gıyasetinde ve birlikte bir dayanışma içerisinde yapma sözlerini aldık. sürekli irtibat halinde olacağız heyetlerimizin görüşmeleri de devam edecek.

– Biliyorsunuz salı günü de Sayın Putin ile ayrıca görüşme olacka. Sayın Putin ile ypılacak görüşmeyi de bu sürecin ayrı bir unsuru olarak kabul ediyorum. Bu görüşmelerle birlikte bölgeye barışı, Barış Pınarı’yla getirmiş oluruz diye ümit ediyorum.

– Bu konuyla ilgili Milli Savunma Bakanım ile de görüştüm. Anlaşmamızın bir özelliği de şu bizimkiler orada kalmaya devam edecekler. Alanı terk etmeyecekler ki bakalım terör örgütü alanı terk ediyor mu etmiyor mu göreceğiz.

– Şu anda bir çatışma söz konusu değil. Hepsi dezenformasyondur, spekülasyondur. Bunlara kulak asmayalım. Şu an attığımız adımları güçlendirelim.”

MEKTUP SESSİZLİĞİNİ BOZDU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı basın mensuplarıyla Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde bir araya geldi.

Erdoğan yabancı basın mensuplarını karşıladıktan sonra yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Trump’ın çok konuşulan mektubunu “nezaketsiz” olarak değerlendirdi. Erdoğan Trump’ın mektubu hakkında şöyle konuştu:

“Tam da bu görüşmenin olduğu gün Başkan Trump’ın siyasi ve diplomatik nezaketle bağdaşmayan mektubu medyada yer aldı. Elbette biz bunu unutmadık. Unutmamız doğru değil ama bizim karşılıklı olan sevgi saygımız da bunları sürekli gündemde tutmaya müsade etmiyor. Bu konuyu bugünkü meselemiz ve önceliğimiz olarak görmüyoruz. Vakti geldiğinde gerekeni yapılacağının da bilinmesini istiyoruz” diye konuştu.

Söz konusu mektupta Trump, Erdoğan’a hitaben “Sen binlerce kişinin katledilmesinden, ben de Türk ekonomisinin yok edilmesinden sorumlu olmak istemem. Sert bir adam olma. Aptal olma. Seni daha sonra arayacağım” ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan’ın açıklamaları sonrasında soru cevap bölümüne geçildi.

ÇATIŞMA HABERLERİ DOĞRU MU

Erdoğan, “120 saatlik bir ara verildiğini söylediniz. Bu sabah itibarıyla Suriye tarafından çatışma haberleri geldi, siz herhangi bir ihlal haberi aldınız mı? Bu çatışmaları nasıl yorumluyorsunuz?” sorusunu, “Bu sabah itibarıyla Milli Savunma Bakanımla da görüştüm. Şu anda her şey planlandığı gibi gidiyor. Herhangi bir sıkıntı söz konusu değil dediler. Şimdilik böyle bir şey söz konusu değil. Zaten olsa bunlar bana anında iletilir” diye yanıtladı. Erdoğan ayrıca güvenli bölgede 12 gözlem noktasının kurulacağını belirtti.

“ABD’nin YPG’yi çekilmeye ikna edeceğini söylediniz 120 saat içerisinde. Acaba 440 kilometre boyunca mı, yoksa belli alanlarda mı geri çekilecekler? Kobani’den de Kamışlı’dan da mı çıkacaklar? Buralarda ne olacak? YPG’yi buradan çıkmaya ikna edemezlerse, kalmak isterlerse ne olacak?” sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bizim görüşmemiz çok mevzi, lokal bir yer için değil. Bu görüşmemiz Kobani’den Irak sınıra kadar olan bölüm. Yani 440 kilometre, derinlik olarak da 32 kilometrelik bir bölge. Halbuki burada bildiğiniz gibi, aynı zamanda, örneğin Kamışlı’da, Rusya ve bunun yanında da rejimin askerleri de var. Biz onların da bu terör örgütlerinden rahatsız olduklarını biliyoruz. Buralar müşterek çalışmayla -ki salı günü Sayın Putin ile yapacağımız görüşmede de ayrıca bunları konuşacağız- çok kısa bir zamanda da bu terör örgütlerinden buralar temizlenecektir. İnancımız budur. Onun için de şu an itibariyle, bizim askerimiz ve Suriye Milli Ordusu ne yapmıyor, araziyi terk etmiyor.”

GÜVENLİ BÖLGEDE 12 GÖZLEM NOKTASI KURULACAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan buradaki konuşmasında YPG’nin çekilmesinin sorumluluğu ABD’de olduğunu belirtirken “12 gözlem noktası kurmayı planlıyoruz” açıklamasında bulundu. Erdoğan, güvenli bölgenin denetimi için kurulacak 12 gözlem noktası ile planlanan ilçe ve köyleri harita üzerinden gösterdi.

“120 SAAT SONRA ÇATIŞMA YENİDEN Mİ BAŞLAYACAK”

“SDF Komutanı Mazlum, Kürt televizyonculara demiş ki: ‘SDF ateşkesi kabul eder.’ Sadece Tel Abyad ve Resulayn arasındaki bir alandan bahsediyorsak 120 kilometre. Halbuki siz 440 kilometreden bahsediyorsunuz? Bu görüşlerinde ısrarcı olurlarsa ne olacak? 120 saat sonra çatışma yeniden mi başlayacak? Onlar sadece bu alanda geçerli olacağına inanıyorlarsa ve böyle davranırlarsa?” sorusuna Erdoğan, “Bizim görüşmelerimiz 32 kilometre derinlik ve 440 kilometre uzunluğu kapsıyor. Güvenli bölge dediğimiz budur. Güvenli bölge dediğimiz, ifade ettiğiniz şekilde Kobani ile Tel Abyad arası değildir. Şu anda Tel Abyad ile Resulayn arası temizlenmiş durumda. Bu bitmiş değil. Süreç devam ediyor şu anda. Bundan sonra da kararlı şekilde devam edecek” diye yanıt verdi.

“GÜVENLİ BÖLGEYE 1 İLE 2 MİLYON ARASINDA SURİYELİ SIĞINMACININ GERİ DÖNÜŞÜNÜ PLANLIYORUZ”

Yaşanan süreçte diplomasi yolunu sonuna kadar kullanmaya devam ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna rağmen, ne Amerika’nın ne de Avrupa ülkelerinin PKK-YPG terör örgütüne desteğinin önüne geçemedik. Sonuçta bir kez daha kendi başımızın çaresine bakmaya mecbur kaldık. Türkiye, Barış Pınarı Harekâtı’na, işte böyle bir sürecin sonunda gelmiştir! diye konuştu.

Parış Pınarı Harekâtı’nın amaçlarını, ‘PKK-YPG terör örgütünü sınırlarımızdan uzaklaştırmak’ ve ‘Ülkemizde yaşayan 3,6 milyon Suriyelinin bir kısmını oluşturacağımız güvenli bölgede iskân etmek’ olarak açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Münbiç’ten Irak sınırına kadar olan 444 kilometre uzunluğunda, 30-35 kilometre derinliğindeki güvenli bölgede 1 ile 2 milyon arasında Suriyeli sığınmacının geri dönüşünü planladıklarını yineledi.

Suriye kaynaklı göç akınından şikâyetçi olan Avrupa Birliği ve diğer ülkelerin mali desteğiyle, bu bölgede her biri 5’er bin nüfuslu 140 köy ve 30’ar bin nüfuslu 10 ilçe inşa etmek için planların yapıldığı bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, planın ilk şartının bölgenin teröristlerden temizlenmesi olduğunu, rejimin denetimindeki yerler gibi PKK-PYD’nin işgal ettiği yerlere de Suriyeli Kürtler başta olmak üzere, kimsenin dönmek istemediğini söyledi.

“KAMIŞLI’DA RUS ASKERLERİ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Kobani bir Kürt toprağı değil burası Araplara aitti, ismiyle müsemma. Fakat daha sonra teröristler Arapları, Arap nüfusu çıkardılar. Hatırlayın Obama döneminde de burada Kürtler bizim topraklarımıza geldiler ki bu rakam da 350 bin civarında. Şu anda bizde yerleşik konumdalar. Ayn-El Arab ile Tel Abyad arasında, burada sıkıntılı bir durum söz konusu. Tel Abyad ile Resulayn arası ise şu anda bu bölge kontrolümüzde. Fakat Resulayn ile aynı şekilde Irak sınırı, burada da yine mücadele devam ediyor. Kamışlı’da Rus askerleri var. Aynı zamanda rejimin askerleri değişik yerlerde var. Salı günü yapacağımız görüşmeler neticesinde Sayın Putin ile de bunları neticeye kavuşturacağımıza inanıyorum. Ve böylece ABD, Rusya, rejim ve bunun dışında belki koalisyon güçlerinin de dahliyle burada neticeye varır ve böylece bölgeyi huzur bölgesi haline getirmenin hesabı içerisindeyiz. Zira ayın sonunda Cenevre’ye çok daha hazırlıklı gidelim istiyoruz.”

“Siz ABD’nin bütün gücünü çekmesini ister misin Suriye’den? Kobani dahil diğer tüm bölgelerden çekildiler mi? Sizin kuvvetleriniz için zorluk yarattı mı bu?” sorusuna Erdoğan, şu karşılığı verdi:

“Şu anda tabii daha henüz terör örgütleri çıkmış değil. 120 saati bunun için belirledik. Fakat çıktıktan sonra bizim yine burada ABD’nin güçleriyle birlikte yapacağımız çok şeyler olduğuna inanıyorum. Başta zaten metinde de olduğu gibi… İkinci maddede Türkiye ve ABD, Kuzey Doğu Suriye başta olmak üzere sahadaki gelişmelerin ortak çıkarlar temelinde daha yakın eşgüdüm gerektirdiğini kabul ettiler. Bu bizim müşterek çalışmamızın bir ifadesidir. Türkiye ve Amerika ‘Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için’ anlayışıyla NATO toprakları ve haklarını tüm tehditlere karşı koruma taahhütlerini muhafaza eder. Bir diğer adım daha var; bunlar bizim müşterek düşündüklerimiz, yapacaklarımız. Her iki ülke insan hayatı, insan hakları ve dini ve etnik toplumların korunmasına yönelik taahhütleri de yineler. Türkiye ve ABD, Suriye’nin kuzeydoğusu’nda DEAŞ’la mücadele faaliyetlerinin devamında kararlıdır.

Önceden DEAŞ kontrolünde olan alanlarda yaşayıp yerinden edilen şahıslarla alıkoyma merkezleri hususlarında uygun şekilde gerçekleştirilecek eş güdümü de içerir. Bir başka birlikteliğimiz Türkiye ve ABD terörle mücadele harekatlarının yalnızca terör unsurları ile bu unsurlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereci hedef alması gerektiği üzerine mutabık kalır. Her iki ülke Suriye’nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne ve Suriye İtilafının BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 kararına uygun şekilde sonlandırmayı hedefleyen, BM öncülüğündeki siyasi sürece bağımlılıklarını yineler. Burada önemli bir madde daha var 10. madde. Güvenli bölge evvelemirde TSK kontrolünde olacak. Her iki taraf güvenli bölgenin uygulanmasında eş güdümü artıracaktır. Eş güdümle bu çalışmayı devam ettireceğiz.”

Recep Tayyip Erdoğan, 120 saat içinde söz konusu bölgenin terör örgütlerinden temizlenmesinden bahsedildiğine işaret ederek, “Zaten dün akşamdan itibaren de tamamıyla bu terör örgütlerinin lider kadrolarıyla anında hemen iletişimi kurdular. Temenni ediyorum ki 120 saat içerisinde bu işi tamamlamış olalım” dedi.

BARIŞ PINARI HAREKÂTI’NDA GELİNEN NOKTA

Harekâtın başlamasının bir anda ABD ve Avrupa başta olmak üzere, bir takım ülkelerin tavrının değiştiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanıyorum ilk bir-iki gün, Türkiye’nin böyle bir başarı gösteremeyeceğini düşündükleri için nispeten düşük tepki ortaya koymuşlardı. Türkiye’nin harekâtı başarıyla tamamlayacağı anlaşılınca, tepkiler akıl ve mantık sınırlarını zorlayan bir düzeye yükseldi. Biz buna rağmen harekâtımıza kararlılıkla devam ettik. Bugüne kadar bin 360 kilometre alan ile aralarında Telabyad ve Resulayn şehir merkezlerinin de bulunduğu 56 yerleşim birimini kontrol altına aldık. Harekât boyunca dört askerimiz ile 74 Suriye Millî Ordusu mensubu şehit düştü. Etkisiz hâle getirdiğimiz terörist sayısı da 750’yi buldu. Terör örgütü tarafından sınıra yakın yerleşim yerlerimize yapılan 1.081 havan ve füze saldırısında 20 sivil vatandaşımızı şehit verdik, 181 de yaralımız var” diye konuştu.

“SURİYE’DE DE REJİM BU TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELESİNİ VERECEK”

Erdoğan devamla Türkiye’nin Suriye politikası hakkında birtakım açıklamalarda bulundu ve “Biz böyle sürekli hayat boyu bu terör örgütleriyle uğraşacak halimiz yok. Suriye’de de rejim bu terör örgütleriyle mücadelesini verecek” dedi.

“195 DAEŞ’Lİ YAKALADIK”

Erdoğan, YPG tarafından serbest bırakılan IŞİD’li sayısını 750 olarak açıkladı ve bunların 195’inin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından yakalandığını duyurdu.

“FIRAT’IN BATISINDAKİ BARIŞ ÇABASINA RUSYA ÖNDERLİK ETMELİ”

Erdoğan ayrıca, “Fırat’ın batısındaki barış çabasına Rusya önderlik etmeli” görüşünü dile getirdi.

“FRANSA, HOLLANDA, ALMANYA, BURALARDAN TERÖR ÖRGÜTÜNÜN İÇİNDE OLANLAR VAR”

Erdoğan, şu açıklamayı da yaptı:

“YPG, DEAŞ’ın kaldığı bazı açık hava cezaevi türü yerleri yakarak, yıkarak oralardan DEAŞ’lıları serbest bıraktı. 150 kadar maalesef Türk var. 500 civarında değişik ülkelerden Fransa, Hollanda, Almanya, buralardan terör örgütünün içinde olanlar var. Bu ülkeler bu terör örgütünün içinde olan DEAŞ’lıları ülkelerine kabul edecekler mi? Bu 150 Türk DEAŞ’lıyı biz yargılayacağız. Onlar da onları yargılasın.”

Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=