Lütfen bekleyin..

Türkiye ile ABD anlaştı: İşte 13 maddelik anlaşma metni

19 Ekim 2019 00:21

Bugün Ankara'ya gelen ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence başkanlığı heyetiyle görüşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görüşmeleri sona erdi. Görüşmeler sonucunda Türkiye'nin operasyonu 120 saat içerisinde askıya alacağı, YPG'nin geri çekileceği ve Türkiye'nin istediği güvenli bölge sınırlarından ayrılana kadar operasyonun "durdurulacağı" konusunda anlaşma sağlandı.

Görüşmeler sonucunda Türkiye’nin operasyonu 120 saat içerisinde askıya alacağı, YPG’nin geri çekileceği ve Türkiye’nin istediği güvenli bölge sınırlarından ayrılana kadar operasyonun “durdurulacağı” konusunda anlaşma sağlandı. Türk tarafı anlaşma metninde operasyon için “ateşkes” ifadesi yerine “ara verildi” ve “durduruldu” dedi. Ancak ABD Başkan Yardımcısı Pence’in açıklamasında “ateşkes” ifadesini kullanması dikkat çekti.

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence yaptığı açıklamada, “Bir hafta önce Türk güçleri Suriye’ye girdi. Bugün gururla belirtmeliyim ki, Başkan Trump’ın güçlü liderliği sayesinde, Erdoğan ile olan ve Türkiye ile olan güçlü ilişkileri sayesinde Türkiye ve ABD Suriye’de ateşkes için anlaşmıştır. Türkiye Barış Pınarı Harekatı’na ara verecektir. Harekata 120 saat ara verilecek ve bu süre içinde ABD, YPG’nin güvenli bölgeden çıkmasını sağlayacaktır. Ve ardından operasyon duracak” dedi.

Pence şöyle devam etti:

“Türkiye, Kobani’ye yönelik herhangi bir operasyonda bulunmamayı kabul etmiştir. Güvenli bölge sorunun barışçıl bir şekilde çözülmesi için adımlar atılması konusunda anlaşılmıştır. Ateşkes anlaşmasına ek olarak IŞİD’in Suriye’nin kuzeyinde tamamen yok edilmesi konusunda fikir birliğine varılmıştır. Güvenli bölgeye insanların yeniden yerleştirilmesi konusunda fikir birliğine varılmıştır. Dini ve etnik azınlıkların görüşülmesi konusunda fikir birliğine varılmıştır.”

Pence, söz konusu anlaşmayla birlikte ABD’nin Türkiye’ye yeni bir yaptırım uygulamayacağını da açıkladı. Pence, “Daimi bir ateşkes gerçekleştiğinde Trump, ekonomik yaptırımların da kaldırılması konusunda anlaştı” ifadesini kullandı.

“BU BİR ATEŞKES DEĞİL”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mike Pence’in açıklamalarının ardından yaptığı açıklamada “Bu bir ateşkes değil, operasyona ara vereceğiz, durdurma yok. Ateşkes iki meşru taraf arasında olur” ifadelerini kullandı.

“YPG’nin ağır silahlarının toplanması konusunda mutabakat sağladık” diyen Bakan Çavuşoğlu, “YPG’nin güvenli bölgeden çıkması için harekata ara veriyoruz. YPG unsurları çıktıktan sonra biz ancak harekatı durdurabiliriz” diye konuştu.

4 saat 20 dakika süren toplantının ardından açıklama yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

“ABD hedeflerimizin meşruiyetini kabul etmiş oldu. YPG’nin ağır silahlarının toplanması mevzilerinin imha edilmesi hususunda mutabakat sağladık. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve BMGK 2054 kararınca siyasi sürece sadık olma konusunda mutabakat sağladık.

YPG’nin güvenli bölgeden çıkması için 120 saat operasyona ara vereceğiz. Bu bir ateşkes değildir. Ateşkes iki meşru taraf arasında yapılır. Terör unsurları çıktıktan sonra operasyon duracaktır. Operasyonu durdurduktan sonra mevcut yaptırımlar kaldırılacaktır.

Bu sonuca sayı Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliği sayesinde ulaştık. Cumhurbaşkanımızın Trump’la Bakü’de yaptığı telefonda heyetleriniz gelsin görüşelim dedi. Sayın Trump o zaman ‘operasyonu durdurun’ diyordu.

Heyet dünden beri buradaydı. Bu süre boyunca arkadaşlarımızla süreci yürüttük. Hepsine teşekkür ediyorum.”

13 MADDELİK ANLAŞMA METNİ

1. Türkiye ve ABD, iki yakın NATO üyesi olarak bu ilişkilerini teyid eder.ABD, Türkiye’nin güney sınırına dair meşru güvenlik kaygılarını anlar.

2. Türkiye ve ABD, kuzeydoğu Suriye başta olmak üzere sahadaki gelişmelerin, ortak çıkarlar temelinde daha yakın eşgüdüm gerektirdiğini kabul eder.

3. Türkiye ve ABD “hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için” anlayışıyla, NATO topraklarını ve halklarını tüm tehditlere karşı koruma taahhütlerini muhafaza eder.

4. Her iki ülke, insan hayatı, insan hakları ile dini ve etnik toplulukların korunmasına yönelik taahhütlerini yineler.

5. Türkiye ve ABD, Suriye’nin kuzeydoğusunda DEAŞ’la mücadele faaliyetlerinin devamında kararlıdır. Bu, önceden DEAŞ kontrolünde olan alanlarda yaşayıp yerinden edilen şahıslar ile alıkoyma merkezleri hususlarında uygun şekilde gerçekleştirilecek eşgüdümü de içerir.

6. Türkiye ve ABD, terörle mücadele harekatlarının yalnızca terör unsurları ile bu unsurlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereci hedef alması gerektiği üzerine mutabık kalır.

7. Türk tarafı Türk kuvvetleri tarafından kontrol edilen güvenli bölgedeki tüm meskun mahal (güvenli bölge) sakinlerinin dirliği ve güvenliğini sağlayacağını taahhüt eder, sivillerin ve sivil altyapının zarar görmemesi için azami dikkati göstereceğini vurgular.

8. Her iki ülke Suriye’nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne ve Suriye ihtilafını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararına uygun şekilde sonlandırmayı hedefleyen, BM öncülüğündeki siyasi sürece olan bağlılıklarını yineler.

9. Her iki taraf Türkiye’nin, YPG ağır silahlarının toplanması ve YPG tahkimatları ile tüm muharip mevzilerinin kullanılmaz hale getirilmesi dahil, milli güvenlik kaygılarının giderilmesini teminen bir güvenli bölge kurulmasının devam eden önemi ve işlevselliğinde mutabık kalır.

10. Güvenli bölge, evvelemirde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolünde olacak ve her iki taraf, güvenli bölgenin her veçhesiyle uygulanmasında eşgüdümü artıracaktır.

11. Türk tarafı Barış Pınarı Harekatı’na, güvenli bölgeden YPG’nin 120 saat içinde geri çekilmelerini teminen ara verecektir.Barış Pınarı Harekatı, bu geri çekilmenin tamamlanmasını müteakip durdurulacaktır.

12. Barış Pınarı Harekatı’naara verildiğinde ABD, Blocking Property and Suspending Entry of Certain Persons Contributing to the Situation in Syria başlıklı 14 Ekim 2019 tarihli Başkanlık Kararnamesi uyarınca hayata geçirilen yaptırımlara ilavelerini getirmeme ve Kongre nezdinde uygun şekilde çalışmalar ve istişareler yürüterek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı doğrultusunda Suriye’de barış ve güvenliğin teminine dönük kaydedilen ilerlemenin altını çizmek hususunda mutabık kalır. Barış Pınarı Harekatı 11. paragraf uyarınca durdurulduğunda, yukarıda bahsigeçen Başkanlık Kararnamesi uyarınca hayata geçirilen mevcut yaptırımlar kaldırılacaktır.

13. Her iki taraf bu açıklamada kaydedilen tüm hedeflerin uygulanması için birlikte çalışma taahhüdünde bulunmaktadır.

TRUMP: “BUNU YAPABİLMEMİZ İÇİN ‘SERT’ BİR AŞK GEREKLİYDİ”

ABD Başkanı Donald Trump da “Türkiye’den harika haberler geliyor. Pence ve Pompeo basın toplantısı düzenleyecek. Teşekkürler Erdoğan. Milyonlarca hayat kurtuldu” ifadelerini Twitter’dan paylaştı.

ABD heyetinin Türkiye’deki temasları hakkında açıklamalarına devam eden Trump “Bu anlaşma 3 gün önce yapılamazdı. Bunu yapabilmemiz için ‘sert’ bir aşk gerekliydi. Herkes için harika oldu. Hepsiyle gurur duyuyorum. Bugün medeniyet için harika bir gün. Gerekli ama gelenek dışı bir yol izlerken benim yanımda durduğu için ABD ile gurur duyuyorum. İnsanlar bu ‘Anlaşma’yı yıllardır sağlamaya çalışıyordu. Milyonlarca hayat kurtarılacak. Herkese tebrikler” ifadelerini kullandı.

​Trump’ın Erdoğan’a yazdığı ve dün basına sızdırılan mektupta kullandığı “sert” kelimesini yeniden kullanması dikkat çekti.

Trump daha sonra gazetecilerin karşısına geçerek anlaşma ile ilgili değerlendirmesini paylaştı.

ERDOĞAN’DAN TRUMP’A CEVAP

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medyadaki açıklamasına yanıt verdi.

Erdoğan cevabında “Sayın Başkan, insanlığın baş düşmanı olan terörizmi yendiğimizde daha birçok can kurtarılacak. Bu ortak çabanın bölgemizde barışı ve istikrarı destekleyeceğinden eminim” diye yazdı.

Öte yandan Beyaz Saray Geçici Genel Sekreteri Mick Mulvaney, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Washington ziyaretine ilişkin açıklama yaptı. Mulvaneyt, “Hâlâ plan dahilinde, ‘bekle-gör’ durumu geçerli” dedi.

YPG’DEN AÇIKLAMA

Abdullah Öcalan’ın “manevi evladım” dediği ve asıl adı Ferhat Abdi Şahin olan Aktütün saldırısı faillerinden YPG’li Mazlum Kobani de yerel bir televizyon kanalına açıklama yaptı. Açıklamada ateşkesi kabul ettiklerini ancak Türkiye’nin bölgede kalmasını kabul etmediklerini söyledi.

YPG’li Kobani, bir işgali ya da Türkiye’nin bölgede amaçladığı bir demografik değişimi kabul etmeyeceklerini söylediği de belirtildi.

“TÜRKLERİN RUSLAR VE SURİYELİLERLE GÖRÜŞMELER YÜRÜTMESİ GEREKİYOR”

BBC Türkçe’nin aktardığına göre ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile birlikte Ankara’ya gelen heyette yer alan Jeffrey, kendisiyle seyahat eden gazetecilere yaptığı açıklamada, “YPG’nin şu anda kontrol ettiği bölgede kalmak istediğine dair kuşku yok. Ancak bu bölgeleri elinde tutmasını sağlayacak askeri yeteneklere sahip olmadığı ve bundan sonrayı da bu kaotik durum üzerinde bir şekilde kontrol sağlamak adına ateşkes ilan edilmesinin çok daha iyi olacağı değerlendirmesini yaptık” dedi.

Jeffrey, ABD ile Türkiye’nin vardığı anlaşma uyarınca oluşturulacak olan güvenli bölgenin Türkiye’nin halihazırda askeri olarak operasyon yürüttüğü alandan güneye doğru 30 kilometrelik bir alanı kapsadığını belirtti.

Jeffrey, “Kuzeydoğudaki diğer bölgeler ve Menbic’te Fırat Nehri’nin batısına doğru olan kısım için artık Türklerin Ruslar ve Suriyelilerle görüşmeler yürütmesi gerekiyor” dedi.

RUSYA NE TEPKİ VERDİ

Türkiye’nin ABD heyeti ile Barış Pınarı Harekatı üzerine vardığı anlaşma hakkında açıklama yapan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya’nın öncelikli olarak 1998 yılında yapılan ‘Adana Mutabakatı’nın uygulanmasını sağlamaya çalıştığını kaydetti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye’nin ABD heyeti ile Suriye’nin kuzeyine düzenlediği Barış Pınarı Harekatı üzerine vardığı anlaşmayla ilgili açıklamalarda bulundu.

Lavrov, “Türkiye’nin kendi sınır güvenliği ile ilgili meşru kaygılarını anlıyoruz ve haklı buluyoruz. Biz 1998 yılında yapılan ‘Adana Mutabakatı’nın uygulanmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bu amaçla bu anlaşmanın taraflarıyla henüz uygulanmayan anlaşmanın uygulanması yönünde temaslar kurmayı hedefliyoruz. Suriye’nin otoritesi ve Kürt oluşumları ve liderleriyle Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde sorunun diyalog yoluyla çözülmesini savunuyoruz” dedi.

Suriye’nin toprak bütünlüğü dahilinde yeniden bir yol belirlenmesi gerektiğini belirten Lavrov, “Bu yollar Türkiye’nin sınır güvenliği ve hassasiyetleri doğrultusunda uygulanmalı. Ortadoğu’nun bir kısmında biriken çelişkiler göz önüne alındığında bunu çok karmaşık bir süreç olduğunu düşünüyorum. Ancak başarılı olunması için tüm çabamızı sergileyeceğiz” dedi.

Lavrov, ABD ile Türkiye arasında anlaşmaya varılan mutabakat ile ilgili olarak, “Suriye’nin egemenliğini ve Türkiye’nin güvenliğini garanti edecek şartlar oluşturulmalı” ifadelerini kullandı.

“Bazı ülke liderlerinin Türkiye’nin operasyonunun meşru olmadığını savunmasını nasıl yorumluyorsunuz?” sorusuna ise Lavrov, “Biz zaten net ifadeler kullandık. Türkiye’nin şu anda Suriye’de varlığını koruyan terörist tehditlere karşısında sınır güvenliğini korumaya çalışmasını meşru olarak görüyoruz. Aynı zamanda sorunun diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz” şeklinde cevap verdi.

BAHÇELİ NE SÖYLEDİ

Bahçeli’nin gelişmelere ilişkin yaptığı açıklama aynen şöyle:

“9 Ekim 2019 Çarşamba günü başlayan Barış Pınarı Harekatı bölgesel ve küresel husumetin düzeyini göstermekle birlikte Türkiye’nin sağlam, sağduyulu ve ilkeli tutumunu da cümle aleme tekraren ispat ve ilan etmiştir.

Türkiye’nin terörle mücadelede hiçbir ülkeyle mukayese edilemeyecek ölçüde samimi, inançlı ve tavizsiz olduğu anlaşılmış, adeta beşeriyetin vicdanına kazınmıştır.

Dost ve müttefik görünümlü, hatta stratejik ortak kisveli ülkelerin terörle mücadeleye köstek olmak, teröristlere kucak açmak amacıyla tam dokuz gündür hangi rezillikleri yaptıkları, nasıl bir hezeyan ve hezimet psikolojisinin içine düştükleri herkesçe malumdur.

Çirkin bir mektup vasıtasıyla Türkiye ile terör örgütleri arasında arabuluculuğa heveslenen, alçak bir teröristi general diye tanıtıp ülkemize müzakere öneren ABD Başkanı Trump’ın tarihin ve insanlığın yanlış tarafında durduğu elbette tartışma götürmez bir gerçektir.

Türk milleti onuruna düşkün müstesna bir millettir.

Türkiye Cumhuriyeti zalimlere göz yummayacak güce, hainlere boyun eğmeyecek cesarete, haçlı hayallerine teslim olmayacak asalet ve kudrete ziyadesiyle sahiptir.

Dokuzuncu gününde bulunduğumuz Barış Pınarı Harekâtı aklın, adaletin, ahlakın ve hakkın tarafında olan ülkenin Türkiye olduğunu belgelemekle kalmamış resmileştirmiştir.

ABD Başkan Yardımcısı Pence başkanlığında ülkemize gelen heyetle yapılan görüşme trafiği sonucunda kimin dik duruşlu ve doğrudan yana, kimin ikiyüzlü ve yanlış istikamette olduğu da esasen netleşmiştir.

Sonuçlarının ayrıca değerlendirilmesi gereken Barış Pınarı Harekatı’nın içimizde ve dışımızda mevzi alan huşunet ve hıyanet cephesini deşifre ettiği ortadadır.

Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye ile ABD heyeti arasında varılan uzlaşmayı değerli bulmaktadır.

ABD, PKK/YPG’li teröristleri beş gün içinde fiili güvenli bölge hattının 32 km güneyine çekecek, hainler silah bırakıp mevzileri imha edilecektir.

Bu hususların gerçekleşmesi için ABD’yle birlikte alenen desteklediği PKK/YPG’nin 120 saat mühleti bulunmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne ve daha önemlisi insanlık vicdanına bağlı ve saygılı tavrını sonuna kadar muhafaza etmiştir.

Ülkemizin haklı duruşunu, meşru pozisyonunu dünyanın yüzüne defalarca haykıran, kararlılığından ödün vermeyen Sayın Cumhurbaşkanımızı ve hükümetini yürekten kutluyorum.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin harekât bölgesinde müteyakkız halde görmekten, kahramanca mücadelesini takip etmekten kıvanç duyuyorum.

Bütün kahramanlarımızı takdir ve tebrik ediyor, her türlü gelişmeye karşı uyanık ve hazırlıklı olduklarına inanıyorum.

Çünkü su uyuyacak, düşman uyumayacaktır.

Barış Pınarı Harekâtı kapsamında şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet, halen tedavi altında bulunan kardeşlerimize şifalar diliyorum.

Allah Türkiye’nin ve Türk milletinin yardımcısı olsun.”

Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=