IMF'nin özel çekiliş hakları SDR kotasını artırması, ne anlama geliyor? - Haber 1Haber 1

IMF’nin özel çekiliş hakları SDR kotasını artırması, ne anlama geliyor?

IMF’nin özel çekiliş hakları SDR kotasını artırması, ne anlama geliyor?

23 Ağustos 2021 - 12:17

ABONE OL

IMF’nin özel çekiliş hakları SDR kotasını artırması, ne anlama geliyor? 2014-2015 yılları arasında Ekonomi Bakan Yardımcılığı, 2016-2019 döneminde ise Türk Eximbank Genel Müdürü olarak görev yapan Turcomoney yazarı Adnan Yıldırım yazdı…

IMF Guvernörler Kurulu, küresel likidite artışına katkı sağlaması amacıyla 2/Ağustos/2021 tarihinde aldığı kararla 23/Ağustos/2021 tarihinden geçerli olmak üzere 650 milyar ABD doları (yaklaşık 456 milyar SDR) tutarındaki genel tahsis kotasını onayladı. Bu tutar IMF’in küresel ekonomik kriz dönemlerinde açıkladığı genel ve özel SDR kota tahsis paketleri içinde en büyüğüdür. Geçmişte, küresel ekonomide zorlukların yaşandığı bazı dönemlerde IMF tarafından,

  • 1970-72 döneminde genel tahsis, SDR9,3 milyar,
  • 1979-81 döneminde genel tahsis SDR 12,1 milyar,
  • Ağustos/2009’da genel tahsis SDR 161,2 milyar,
  • Eylül/2009’da özel tahsis SDR 21,5 milyar,

olmak üzere toplamda SDR 204,2 ( yaklaşık $318) milyar büyüklüğünde SDR kotaları açıklanmıştır.

IMF direktörü Kristalina Georgieva tarafından, küresel ekonominin istikrarı ve direncine katkı sağlamak, güven oluşturmak ve uzun vadeli rezerv ihtiyacını karşılamak için onaylandığını açıkladığı $650 milyar büyüklüğündeki yeni genel SDR kotasını; isteyen 190 IMF üyesi ülkelerin tamamı kullanabilecektir. Belirlenen yeni genel kotanın, toplam $11,7 trilyonu aşan mevcut küresel rezervlere ek olarak önümüzdeki 5 yılda $1,3-$1,9 trilyon aralığında tahmin edilen yeni rezerv ihtiyacının %30-60’ını karşılayacağı düşünülmektedir. Genel kotaların dağılımı, her ülke için IMF tarafından belirlenen dört kriterin ağırlık yüzdelerine göre (milli gelir (%50), ekonominin açıklığı (%30), ekonominin değişkenliği (%15) ve uluslararası rezervler (%5)) hesaplanan kota oranına göre yapılır. Örneğin Türkiye’nin güncel kota oranı 0,98’e göre tahsis edilen kota tutarı 4.658,6 milyar SDR’dir.

SDR Nedir?

IMF tarafından 1969 yılında yaratılan SDR, ülkeler için ilave rezerv imkanı sağlamak amacıyla oluşturulan bir hesap birimidir, para değildir, alışverişte kullanılmaz; IMF’den (yada üye ülkelerden) doğrudan döviz talebine imkan vermez ancak gönüllülük esasına göre üye ülkelerce dövize dönüştürülme potansiyeli taşır. Türkçesi, “özel çekiş hakları” olarak ifade edilen SDR hesap biriminin değeri, başlangıçta altına ve ABD dolarına göre belirlenirken 1973’te Bretton Woods sisteminin çöküşü sonrasında aşağıdaki tabloda ağırlıkları gösterilen ve dünya ticaretinde önde gelen 5 para briminin (ABD doları, Avro, Çin Yuan’ı, Japon Yen’i ve İngiliz Sterlini) piyasa değerlerine göre oluşan sepete göre belirlenmektedir. SDR değerinin sepete bağlanmış olmasının nedeni, uzun vadede istikrarının korunması olup sepetteki para birimlerinin ağırlığı, para birimlerinin değişen değerleri dikkate alınarak her 5 yılda bir revize edilmektedir, İşleyişi ve talep eden üye ülkelerce dövize dönüştürülerek kullanımı swap operasyonuyla benzerlik gösterir, bu nedenle SDR’bin kullanımı bir nevi swap operasyonudur. IMF reçetesi uygulayan ülkelere SDR tahsisi yapılmaz; özel kişiler ve kuruluşlar da SDR tutamazlar. Ekonomik durumu swap yapabilmeye uygun olmayan ülkeler için SDR kotasının anlamı olmadığını, fiktif bir kotadan ibaret olduğunu söyleyebiliriz.

Yeni Kotanın Ülkelere Dağılımı ve Potansiyel Sonuçları

Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere $650 milyar tutarındaki genel SDR kota dağılımındaki aslan payı (%57,8) G7 ve diğer gelişmiş ülkelere tahsis edilmektedir.

Düşük gelir grubundaki ülkelerin SDR tahsisindeki payı sadece %3,2 olup karşılığında $21 milyarlık tahsisin bu ülkelerce değerlendirilme ihtimali de düşüktür. Aynı durum gelişmekte olan ülkelerin önemli bir kısmı için de geçerlidir. SDR kota tahsisinin, IMF kaynağından kullandırılan kredilerle doğrudan ilgisi bulunmamakla birlikte, imf’ye borcu olan 97 ülkeden borç geri ödemesi yapabilen (Kamerun ve Seyşeller dışında) ülke olmadığı gibi, 97 ülkenin IMF’e olan toplam $105,4 milyarlık borcunun %55’i sadece dört ülkeye (Arjantin, Mısır, Ukrayna ve Pakistan) aittir. Bu ülkelerin çoğunluğunun uluslararası finans piyasalarından borçlanmaları yada merkez bankalarının swap yapma imkanı bulunmamaktadır. Doğal olarak, pandemide ekonomileri biraz daha kötüleşmiş bu ülkelerin SDR kotalarını nakde dönüştürme ihtimali de son derece zayıftır.

23/Ağustos/2021 tarihinde devreye girecek yeni SDR kota dağılımını  IMF’e borcu olmayan ama rezerv sorunu yaşayan Türkiye bakımından değerlendirmek gerekirse, aşağıda özetlenen başlıklar önem kazanmakta, kotanın kullanımında belirleyici olmaktadır.

  • SDR kotasının kullanımında IMF kaynağı değil üye ülkelerin kaynağı kullanılır.
  • SDR kotası brüt rezervi artırır, net rezervi değiştirmez.
  • IMF kotasının kullanımı yada satışı swap işlemine benzerlik gösterir. Swap işleminin gerçekleşmesi için IMF kotası ilave bir enstrüman andır ancak kotanın satışı için gönüllü alıcı ülke(ler) bulunması gerekir.
  • TCMB Temmuz/2021 sonu itibariyle swap sonrası net rezervimizi (eksi)-$41,4 olarak açıkladı. Net pozitif rezerve ulaşana kadar swap ihtiyacımız devam edecek.
  • Halen sadece Çin ve Katar’la toplam $21 milyar uluslararası swap işlemimiz (G. Kore ile yapılacak $2 milyar ile) $23 milyara yükselecek. Bu ülkeler dışında şimdilik başka ülke ile swap imkanı görünmüyor.
  • Kotanın değerlendirilmesi, ekonominin performansına, pozitif algıya ve gelecek beklentilerine bağlıdır.
  • IMF kotasının maliyeti çok düşüktür, ancak kullanımında (nakde dönüşümünde) her ülkenin CDS’ine göre maliyet oluşur.
  • Türkiye’nin yeni IMF kotasını kullanma ihtimali düşüktür.
  • Kullanılmayan kotanın döviz kurlarına herhangi bir etkisi beklenmemelidir.

 

 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI Tüm Yazıları >

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.