Lütfen bekleyin..
Zuhal Mansfield

Zuhal Mansfield

Değişen yeni Dünya’ya ayak uydurmak

14 Ağustos 2012

“Baş döndüren yeniliklere bakıp, muhtemel durumu anladığınızı düşünüyorsunuz, ama asıl anlamadığımız durumun şu anda siz bu satırları okurken bir kez daha yeniden değişmiş olduğu”

Bunu kimin söylediği hakkında hiç bir fikrim yok, bir yerlerde okudum ve çok etkilendim. Doğru etrafımızda ki her şey, her saniye korkunç bir hızla değişiyor.

Peki, biz önce birey sonra iş dünyası olarak ne yapmalıyız, her gün yapmamız gereken binlerce uğraşımız var. Başta kendimiz, ailemiz, işimiz eğer işverenseniz mevcut pazarların korunması, yeni pazar arayışları, yatırım, yatırımın ve işletmenin finansı, her saniye değişen üretim maliyetleri, SKK, vergi, hiç anlam veremediğim insan kaynakları yönetimi! Ve buna benzer her şey günlük hayatımızı inanılmaz dolduruyor. Yetmezmiş gibi bir de kökten değişen yeni dünya hızına ve yeni dünyanın yarattığı bu hızlı ekonomiye yetişmemiz gerekiyor.

Yeni dünya düzeni için biz ne yapabiliriz?

Nasıl uyum sağlamalıyız?

Bizi bekleyen daha neler var?

Bilgi çağında başarılı olmanın temel kuralları neler olmalı?

Lily Tomlin’nin sözü geliyor aklıma ”Bu işte hepimiz tek başımızayız” evet maalesef bu böyle bu işte yalnızız, bireysel istek ve çaba sarf etmeden de bu uyumu sağlamak neredeyse imkânsız.

Siz istemedikçe ve vakit ayırmadıkça kendinize en büyük kötülüğü yapıyorsunuz. Bilgi ve teknolojiye ara verdiğinizden çok kısa bir süre sonra arada ki mesafe kapatılamaz ve daha çok zaman isteyen bir hâl alıyor bu duruma dur diyemediğiniz de sistem sizi dışarıda bırakıyor.

Teknoloji, bilgi ile bütünleşirken eline en son model telefon alarak ve sadece alo düğmesine basarak kendini teknoloji canavarı sayanlara değil sözümüz. Ulaşmak istediğimiz sahada kalmak isteyenlere.

Bu kural tanımayan değişime ayak uydurmak yeni çalışma yöntemlerini de beraberinde getiriyor.

Bende ki formülü, önce kendimize sonra çevremize uyarladığımızda başarı kaçınılmaz oluyor.

İşte değişimin yol haritası


Katma değerinizi gözden geçirin

Farkı görüp fark yaratanlar, farklılığı sağladıkları için mevcut durumlarını koruyabilir ve geleceğe yönelebilirler. İster çalışan olun, ister işveren bu kural hep aynı, ancak ve ancak değer kattığınız iş sizin, değer kattığınız sürece sahada olursunuz.

Geleceğin fabrikasında sadece iki çalışan olacak der Warren Bennis, bir adam ve bir köpek. Adamın varlığı köpeği beslemek için, köpeğin varlığı ise adamın cihazlara dokunmasını önlemek için, işte böyle bir gelecekde yer edinmenin tek yolu bulunduğunuz yere katma değer sağlamanızdır.

Pozitif olun – enerjinizi yüksek tutun.

Günlük sorunlarınızı işinize taşıyarak etrafınızdakilerden sizi anlamasını ve neşelendirmesini beklemeyiniz, bulunduğunuz yer bir iş yeri veya sizin ofisiniz bir psikologun muayenehanesi değil. Sorunlarınız, özel yaşantınız kadar mahremiyet taşımalı. İş alanınız ücret aldığınız yer değil, kazanç sağlamak için bulunduğunuz yer. Pozitif canlandırmayı uygulayarak daha iyi yapamayacağınız hiç bir konu yok.

”Evrenin geliştireceğinizden emin olabileceğiniz tek bir yeri vardır; KENDİNİZ”

Çözümün Bir Parçası Olun

Öncelikle kabul edilmesi gereken çalışma hayatının sorunlarla dolu olduğu. Marifet bunları öne sürmekte, varlığını gündemde tutmakta değil.

Şirket demek ve iş yeri demek sorunların çözüldüğü yer demek. Çözümün bir parçası olmanız sizi çalışansanız ”vazgeçilmez” işverenseniz ”saygın” yapar. Çözüm odaklı olmanız iş yerinizde geçireceğiniz süreyi kısaltır, çözüm çalışma zamanının nasıl geçtiğini farkettirmez.

İşinizi sahiplenin

Günümüzde bundan böyle çoklu yeteneklere sahip olmak zorundayız. Artık marketlerde sadece ”Yoğurt ” adıyla bir ürün bulamazsınız, meyveli- tam yağlı – yağsız- doğal v.s ekleriyle satılıyorlar. Çalışanlarınızı da bu tür çoklu yetenekli kişilerden seçmek durumundayız. Çalışansanız, size en çok sorumluluk yükleyen firmaları tercih etmelisiniz. Dev kurumsal şirket modelleri, yeni dünya düzeninde daha çok makine ağırlıklı, insan kaynaklı değil. Daha küçük, daha spesifik ve her bir çalışanın çoklu sorumluluğunda ve hızlı hareket eden firmalar geleceğe daha iyi uyum sağlayacak ve bu firmalarda yetişenler daha hızlı girişimci olabilecekler. Sorumluluk almaktan korkmamak ve işe kendi işiymiş gibi sahip çıkmak, işverenseniz bu tür personelle çalışmak önemli.

Bir söz de annemden: Ben küçükken Annem verdiği işi söylene söylene yaptığımı görünce ”yaptığın bana, öğrendiğin kendine ” derdi, haklıymış.

Yenilikçi Olun

Artık hiç bir şey mevcut konumunu uzun süre koruyamıyor, bugün ”mükemmel” dediğimiz yarın ” vasat” kalıyor, rekabet her gün daha sert ve daha küresel olarak karşımıza çıkıyor.
Daha iyi olmanın ve sürekli iyi olabilmenin tek bir yolu ve tek bir yöntemi, kişisel performansınızı ve verimliliğinizi artırmaktan geçiyor. Böylelikle şirkette çalışanda olsanız, işi sahibi de olsanız getirisi aynı olacak; ”Kalıcı Kazanç” . Bu sizin bulunduğunuz konumu iyileştireceği gibi işiniz de sürekliliği de sağlayacak en temel unsur.

Bunu aynı monoton yöntemlerle başaramazsınız işte bu yüzden yeniliklere açık ve uygulayabilir olmalısınız bu noktada bilgi ve teknolojiyle barışık olmak mutlaktır.

Öğrenmeyi durdurmayınız

Eskiden sadece aşçı yetişirdi, iş ilanlarında ”aşçı aranıyor” yazardı. Günümüzde ki aşçılarınsa eti pişireni- ızgaracısı, ekmeği pişireni, pasta yapanı farklı. Artık her şey ustalık istiyor.

Öyle bir döneme giriyoruz ki kimya fakültesini bitirip, satış pazarlama da iş bulmak imkânsız hale geldi. Her iş-veren uzman istiyor, her çalışan kendi uzmanlık alanında tecrübe katacak iş de çalışmak istiyor. O halde öğrenmeyi durdurmamalı ve bizi çoklu beceri sahibi edecek her türlü bilgiyi araştırmalıyız. Bilgi-işlem yerini mikro-işlemcilere bırakmadan biz yol alabilmeliyiz.

Süratli ve dinamik olun

Kapanan şirketlerin ortak sorunu ”yavaşlık”. Dinamik firmalarda sorunlar çok çabuk çözülür, firma sorun çözmeye değil ilerlemeye odaklı. Hiç bir sorun firmayı yavaşlatamaz, çoklu yetenekli, çözüm odaklı personel ve işveren işi uçurur ve hız, birçok küçük sorunun asimile olmasını sağlar.

Şirketler hiç bir şekilde süratten fedakarlık etmemeliler.

Zamanında yapılmayan bir işin hiç bir değeri yok zira müşteri, neticeyi yargılar.

Değişime direnç göstermeyin, uyum sağlayın

”Adaptasyon, zekayla doğru orantılıdır” Zuhal Mansfield.

Değişime ne kadar çabuk uyum sağlarsanız bu sizin içinizde ki bilgi popülüterinizi artırıp hayatınızı kolaylaştırır. Bu hiçte kolay kabul edilir bir süreç gibi görünmese de artık, geriye dönüş yok, teknolojik değişime direnç göstermek sadece zaman kaybı olacak. Artık bir çok şey ya dijital ortamda yada mekanik veya elektronik robotlar tarafından yapılıyor. Yüksek teknolojinin kullanıldığı cep telefonlarıyla hayatımızı organize ediyor, havalelerimizi yapıyor, istediğimiz yerden her hangi bir yerle irtibata geçiyor, yazışıyor, eğleniyor, tv seyrediyor, sohbet edip amatör filmlerimizi çekebiliyoruz. Bir arkadaşım dünyanın en büyük kütüphanesini cebinde taşıyor, bir diğeri en büyük film koleksiyonunu.

Bu değişim, birçok insanı işsiz bırakırken bir çok yeni iş alanları yarattı. Eskiden diye başlayan her şey eskidi unutuldu Yeni dünya düzeni yeni ekonomiler yaratırken siz değişime direnç gösterirseniz, bu yeni ekonominin kuralı belli: Oyun dışı kalıyorsunuz.

Hedeflerinizi Değiştirin

İster iş-veren, ister çalışan olun. Yeni dünya düzeninin yaratmış olduğu bu yeni ekonomide, aynı hedeflerle yol alamazsınız. Size artık alışılmışın dışında ve dinamik hedefler gerekmekte. Üreticiyseniz, çoklu üretmeli (üretimde ki ürün yelpazesi geniş olmalı), çoklu pazarlar bulmalı (aynı veya dış ülkeler de çoklu satış noktaları), üretiminizi de çoklu yerlerde üretmeyi düşünmek (çeşitli ülke veya şehirlerde üretmek) durumundasınız.

Çalışansanız, bu dinamik yapıya ayak uydurmalı, becerilerinizi yenilemeli, kendinizi geliştirmelisiniz. Unutmayınız ki, yeni nesil bu teknolojinin olmadığı bir dünyanın varlığından bile haberdar değil. Düzenli maaş ve terfi başarılara göre oranlanacağı bir zaman dilimine girdik. Planlı ve düzenli ama bir o kadar monoton çalışma şekli çağ dışı kaldı. Her şeyin kotlandığı ve elektronik ortamda kontrol edilip stoklandığı, sayıldığı ve elektronik olarak raporlandığı bir yerde sayman olmak, insan kendini kötü ve işe yaramaz hissettirebilir. İşte sırf bu yüzden bulunduğunuz yerlerde daha fazla sorumluluk almalı, daha farklı yeteneklerinizi ortaya çıkarmalı böylelikle çalıştığınız yer için vazgeçilmez olmalısınız.

Değişen bu yeni dünyanın yeni ekonomisine ayak uydurmanız, teknolojiye uyum sağlayıp, sahada kalıp kendinizi geliştirmeniz dileği ile.

Zuhal Mansfield
DEİK/Türk-Mısır İş Konseyi Başkanı
Yazarın Diğer Yazıları
2 Kasım 2015
2 Ağustos 2015
1 Nisan 2015
1 Mart 2015
29 Temmuz 2014
11 Kasım 2013
1 Mayıs 2013
12 Nisan 2012
Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=