Lütfen bekleyin..
Zuhal Mansfield

Zuhal Mansfield

Sürdürülebilir büyümede Rusya şart

2 Ekim 2012

1) Rusya sanayide modernizasyona gitmek istiyor. Bu cümlenin ticari yorumu: makine fuarlarının organize edilmesi ve bu modernizasyonun içinde olmak. Türkiye dünya standartlarında makine üreticisi ve bu pastadan mutlaka pay alması gerekiyor.

2) Vladimir Putin’nin ben oradayken ilginç bir açıklaması oldu: Vladimir Lenin’nin yapmak istediği “Sanayide modernizasyona” başlamalıyız dedi !

….ve okullar açıldı , koca bir sıcak yazı arkamızda bıraktık, devamlılığını sağlamak zorunda olduğumuz işlerimizin başına geçtik, vazgeçilmezlerimiz müşterilerimiz ve pazarlarımızla hararetli yazışmalarımızın, fuarlarımızın başladığı en hareketli dönemimize, günlük koşuşturmalar ve inanılmaz bir trafiğin içine girdik.

Her sektörün bir mevsimi vardır ama Eylül ve Ekim ayları her sektörün en hareketli ortak ayları.
Bana bu yazda son 3 yazdır olduğu gibi deniz tatili nasip olmadı. Birçok destinasyon da koştururken yolum St. Petersburg’a düştü.

usya’nın en güzel eyaleti Leningrat ve kültür başkenti St. Petersburg ve ona hiç yakışmayan minicik berbat bir havaalanı, sonradan öğrendiğime göre yeni bir alan projesini medarıiftiharımız Türk firmaları tarafından yapılacakmış. Yakışır hem bize hem St.Petersburg’a.

Şehrin dokusunu her hangi bir dille anlatmak mümkün değil. Her biri bir diğerinden farklı ama ihtişamlı. Tarihi veya çok yeni binalarıyla, yüzlerce hiç biri diğerine benzemeyen köprüleriyle, şehrin içlerine kadar giren kanallarıyla muhteşem bir şehir. Kanalların oluşturduğu onlarca adaların şehre görsel katkısı çok, bazı adalara saat 24.00 itibarı ile ulaşım bile yok, çünkü köprüler kalkıp deniz ulaşımına imkân tanıması gerekiyormuş. Bunun bizde olduğunu düşünmek bile istemiyorum, istiklal caddesi protestoculardan geçilmezdi.

Şehir kulaklarınıza; ‘’biraz daha kal” diye fısıldıyor
Devasa genişlikte ve nerdeyse bir kadın cildi kadar pürüzsüz caddeleri ve her köşe başında ki kütüphaneleri, tiyatro ve parklarıyla, şehir kulaklarınıza; ‘’biraz daha kal” diye fısıldıyor, duyarsız kalmak mümkün değil.

Şehir planlamacıların, mimarların, belediye veya bayındırlık da görev yapanların, ev veya iş yeri yapacak olanların, en önemlisi Karadenizli, Kayserili ne kadar inşaahatçı varsa, mutlaka gidip görüp feyz alması gerekiyor. Bir şehir tek başına salt binalarıyla nasıl dim dik duruyor nasıl doku bozulmadan ana mimarisine dokunmadan, şehrin dokusu korunabiliyor-u yeni baştan masaya yatırmamız gerekiyor. Yapıların en belirgin özelliği sadece dış cephelerinde ki ihtişam değil iç mimaride ki sağlamlık, dekorda ki sadelik ve özlemini çektiğimiz tavan yükseklikleri.

İri yarı olan ırkların ortak özellikleri yaşam alanlarının büyüklüğünden ziyade tavan yüksekliği diye düşünürüm ve bizde ki alçak tavanların psikolojik etki yaptığına o yüzden kısa bir ırk olmaya başladığımıza inanıyorum.

Logarları kaldırımda görünce kalakaldım
Yıllardır logarlara ya tırmanır, ya da düşeriz. Logarı da yolu da aynı kitabı okuyan aynı okullardan mezun olan mühendislerimiz yapar ama nedense bu ikisini hiç denk getiremezler. Uzun vadede inanılmaz milli hasara neden olur, hatta bazen kapakları açık kalır ve can kaybına bile neden olurlar. Ben her platformda neden bunları kaldırımlara yapmıyoruz der dururdum. St.Petersburg’da logarları kaldırımda görünce kalakaldım, haklıymışım, süper olmuşlar.

Rusya’nın tamamında 20 milyon Müslüman varmış ve St.Petersburg’da müthiş güzel bir camide var. Leningrad eyaletinin nüfusu ve şehirle alakalı her bilgiyi google da bulabilirsiniz ben sizlerle kendi gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.

Şehir hava sertleşmiş olmasına rağmen turist kaynıyordu, kimse bağırıp çağırmıyor, kolunuzdan tutup sizi bir şey yemeğe ya da, almaya zorlamıyordu kısacası turiste satış tacizi yok. Turist özgür. Vitrin ve vitrinlerin sebep olduğu görüntü kirliliği yok, iş yeri tabelaları onların rengarenk ışıkları yok.
Akşam olunca Şehir, kanallarını, o güzelim binalarını, köprülerini otantik sarı ışıklarla aydınlatılıyor. Öyle gözünüze giren neonlu tabelalar, şehre pavyon havası veren rengarenk ışıklar yok. Vladimir Putin St.Petersburg’lu ama şehirde tek bir resmine veya büstüne rastlamadım.

Şehir ciddi pahallı ve kendi paralarından ve viza kartından başka her hangi bir parayla alışveriş etmeniz mümkün değil.

Peki ne satabiliriz derseniz?

Vladimir Putin’nin ben oradayken ilginç bir açıklaması oldu : Vladimir Lenin’nin yapmak istediği “Sanayide modernizasyona” başlamalıyız dedi ! Nasıl şaşırmam eminim sizler de şaşırdınız ama görünen o ki önemli olan isimler değil doğru fikirler.
Bu cümlenin ticari yorumuysa şöyle; acilen makine fuarları organize etmeli ve ciddi şekilde bu modernizasyonun içinde olmalıyız. Türkiye dünya standartlarında ve uygun fiyatlarda makine üretimi yapan ciddi bir üretici. Rusya ile bu ortak payda da buluşması gerekiyor.

Mevzuu ticaret ve ülke menfaatleri olduğunda her şeyin farklılaştığını görüyoruz.

Liderler egolarını bir kenara koyup çözümler üretiyorlar. Bu gün Amerika ile Rusya’nın birçok alanda rakip olduğunu biliyoruz, buna rağmen değişen dünya koşullarına ayak uydurmak ve farklılığı yakalamak adına karşılıklı olarak 3’er yıllık vize vermeye başladılar! Toplam 500 milyonluk nüfusun yaratacağı sinerjiyi varın siz düşünün.

Zuhal Mansfield
DEİK/Türk-Mısır İş Konseyi Başkanı

Yazarın Diğer Yazıları
2 Kasım 2015
2 Ağustos 2015
1 Nisan 2015
1 Mart 2015
29 Temmuz 2014
11 Kasım 2013
1 Mayıs 2013
12 Nisan 2012
Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=