Lütfen bekleyin..
Gürdoğan Yurtsever

Gürdoğan Yurtsever

Aile şirketleri “Aile Anayasası” ile yönetilmeli!

3 Şubat 2014

Ülkemizdeki şirketlerin yaklaşık yüzde 95’i aile şirketi konumunda. Bu şirketlerin milli gelir içindeki payı ise yüzde 75’i buluyor. Bu şirketlerin büyük çoğunluğu uzun ömürlü olamıyor. Yapılan araştırmalara göre; aile şirketlerinin üçüncü kuşağa ulaşma oranı yüzde 15’i bulamıyor. Ortalama ömürleri ise 25 yılı geçemiyor. Şirketlerin kurucuları olan aile büyüklerinin vefatından sonra baş gösteren miras kavgaları, ailevi sorunlar ve fikir ayrılıkları daha ikinci nesilde şirketlerin kapanmasına neden olabiliyor.

Çok fazla kişinin bulunduğu ailelerde ilk dönemlerde görünmeyen sorunlar ve çatışmalar, yönetimi devralan çocuklarla birlikte gün yüzüne çıkıp, yıkıcı etkilerde bulunabiliyor. Özellikle gelin ve damatların aile içi düzene uyum sağlamada yaşadığı sıkıntılar, aile şirketlerinin yönetimlerini olumsuz etkileyebiliyor.

Aile şirketlerinin varlıklarını gelecek nesillere aktarabilmesinin yolu kurumsallaşmadan geçiyor. Daha şeffaf, hesap verebilir, yasal düzenlemelere uyumlu ve tüm paydaşlarına eşit davranan bir yapı oluşturabilen şirketler varlıklarını nesiller boyunca sürdürebiliyor.

Kurumsallaşmak isteyen bir aile şirketinin yapması gereken pek çok şey söz konusu. Bunun en önemli ayağını ise “Aile Anayasası” oluşturuyor. Aile anayasası, kurumsal bir yönetim modeli oluşturmak için şirketler açısından oldukça yararlı bir uygulama. Ülkemizde bazı aileler kurumsallaşmak için vakıf modelini tercih etmekle birlikte birçok şirket “Aile Anayasası” oluşturmak yoluyla kurumsallaşma modelini tercih ediyor.

Günümüzde 100’den fazla şirketin aile anayasası olduğu tahmin ediliyor. Koç, Eczacıbaşı, Boyner, Güral, Söktaş, Doğtaş, İnci, Arkas, Koska, Araslı, Ekmekçioğlu ve Kilsan gibi gruplar başarılı anayasaya sahip aileler arasında gösteriliyor. Kurumsallaşma kavramının giderek önem kazanmasıyla bu sayının hızla artması bekleniyor.

Aile anayasasını, aile şirketinin yasalardan sonra uygulayacağı temel bir düzenleme olarak ifade etmek gerekiyor. Aile anayasaları, aile fertlerinin şirketin yönetimine ilişkin değerlerini, felsefelerini ve kurallarını belirliyor. Anayasa oluşturma sürecinin tüm ailenin onayını alarak titiz bir şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor.

Aile anayasaları genellikle; genel ilkeler, çalışma ilkeleri, mülkiyet ve yönetim başlıklarını içerecek şekilde hazırlanıyor. Sözkonusu Anayasa; ailedeki pay sahipliği, nesiller arasındaki bunun aktarım şekilleri, aile mensuplarının ve eşlerin şirkette çalışma kriterleri, yöneticilerde aranacak nitelikler, çalışma ilkeleri, işe alım ve işten ayrılma, huzur hakları ve temettüler gibi menfaatler, ödüller, zamansız ölümler, boşanmalar, hastalıklar, etik kurallar, hayır işleri gibi hususları düzenler. Her ailenin kendi kültüründen gelen prensipleri ölçülebilir kriterlere dönüştürerek kendi anayasalarında yer vermesi gerekiyor.

Aile anayasasında, “Aile Meclisi” ve “Aile Konseyi’nin” oluşumu ve işleyişine ilişkin düzenlemelere yer verilmesi, belirli bir yaşın üzerinde bulunan veya reşit olan tüm aile üyeleri ile eşlerinin “Aile Meclisi’nde” bulunmasının sağlanması, anayasanın yürütme organı olan “Aile Konseyi’nin” aile meclisi tarafından seçimle belirlenmesi, konseyin içindeki icra ve denetim görevlerinin ayrı ayrı kişilere verilmesi önem taşıyor.

Anayasa hazırlık sürecinin dışında bırakılan aile üyeleri, anayasanın kısa sürede bir kağıt parçasına dönüşmesine neden olabilir.

Bu nedenle şirkette hissesi bulunan veya ileride bulunacak tüm aile üyelerinin, aile dışındaki ortakların ve önemli şirket çalışanlarının anayasa hazırlığına katkıda bulunmalarının sağlanması gerekiyor.

Her aile kendi yapısı ve hedeflerini göz önüne alarak, ailenin ve şirketin geçmişi, bugünü ve gelecek planlarının birleştirilmesiyle bir anayasa oluşturmalı. Başka bir ailenin anayasası esas alınarak hazırlanan bir anayasa sorunları çözmez, tam tersine büyütebilir.

Aile anayasaları tüm aile bireyleri uydukları müddetçe yaşayan dokümanlardır. Aileler, uymayacakları anayasalar hazırlamak için zaman kaybetmemeli ve hazırlanan anayasaya bütün ailenin uyması sağlanmalı. Bunun yolu da tüm aile bireyleri arasında güven ortamı oluşturulmasından geçiyor.

Aile anayasasının uygulanabilir olması için; çok detaylara girmeden aile-şirket ilişkisindeki genel çerçeveyi çizmesi, değişen şartlara uyum sağlayabilecek esnek yapıda oluşturulması, hazırlık sürecinde dışarıdan tecrübeli kişilerden danışmanlık alınması ve aile meclisinde oybirliği ile kabul edilmesi de büyük önem taşıyor.

İyi hazırlanan ve iyi uygulanan bir aile anayasası, aile şirketinin kurumsal yapısının güçlenmesi, kredibilitesinin artması ve ailede güven ortamının oluşturulması açılarından büyük fırsatlar yaratır. Bu nedenle aile şirketlerinin kurumsallaşmaya ve bunun için aile anayasası oluşturmaya önem ve öncelik vermeleri gerekiyor. Bunu başarabilen şirketler, güçlü bir kurumsal yapıya sahip olarak rekabette öne geçecek ve varlıklarını nesiller boyunca sürdürme imkanı bulabilecek.

Bakış Açısı
Gürdoğan Yurtsever
Türkiye İç Denetim Enstitüsü (TİDE)
Başkan Yardımcısı

Yazarın Diğer Yazıları
Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=