Lütfen bekleyin..
Doç. Dr. Ertuğrul Kızılkaya

Doç. Dr. Ertuğrul Kızılkaya

2020 yılında para politikası stratejisi ne olmalı?

2 Ocak 2020

*TCMB, her ne kadar sıkılaştırılmış para politikası uyguladığını iddia etse de, aldığı farklı teknik kararlar aracılığıyla (örneğin kredi artış oranına bağlı olarak uygulanan zorunlu karşılık politikası) para politikasını genişletici yöne çeviriyor.

*Merkez Bankası’nın fiyat istikrarına ulaşmak için elinde kalan en önemli çapa değerlenen TL politikasıdır. Kurlarda yaşanabilecek olası bir dalgalanma durumunda mevcut para politikası sürdürülebilir olmaktan çıkacak ve diğer yöne hızlı bir biçimde savrulmak zorunda kalacaktır.

 

TCMB 2020 yılına dair para politikasını stratejisini açıkladı. Bu çerçevede merkez bankamızın bazı kısmi değişiklikler haricinde mevcut uygulamalarını sürdürmeyi planladığı vurgulanmalı. Kısmi değişiklikler arasında öne çıkan yenilik ise kanımca merkez bankası portföyünde tutulan DİBS miktarına yönelik politikadaki farklılıktır.

Bilindiği üzere TCMB açık piyasa işlemleri için DİBS portföyü taşımayı benimsiyor. Nitekim 2020 Para ve Kur Politikası metninde bu tercih şu şekilde ifade ediliyor:

“TCMB’nin, likidite yönetiminde araç çeşitliliğini ve operasyonel esnekliğini koruyabilmesi için teknik nedenlerle APİ portföyünde yeterli miktarda DİBS veya HMVKŞ tarafından ihraç edilen Türk lirası cinsi kira sertifikası bulundurması gerekmektedir.”

Esasen TCMB vadesi 91 güne kadar belirlenebilen Likidite Senedi ihraç edebilecekse de bu politika aracını tercih etmiyor. Bu kararıyla dolaylı yoldan ve örtük biçimde kamu finansmanını destekler bir pozisyon aldığı iddia edilebilir.

DOLAYLI-ÖRTÜK KAMU FİNANSMANI DAHA YÜKSEK SEVİYELERE ÇIKACAK

Daha ilginç olan ise TCMB’nın yukarıdaki metinde yer verdiği şu karardır:

“2019 yılı için nominal 18,9 milyar TL olarak belirlenen TCMB Açık Piyasa İşlemleri portföy nominal büyüklüğünün, 2020 yılında azami TCMB analitik bilanço aktif toplamının yüzde 5’i olarak belirlenmesi… planlanmaktadır.”

Buna göre hali hazırda 18,9 milyar TL düzeyinde olan dolaylı-örtük kamu finansmanı daha yüksek seviyelere çıkacak. Nitekim 2019 başında söz konusu portföy büyüklüğü 13,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşmiş ve yıl boyunca gerçekleşen itfa ve doğrudan alımlar neticesinde söz konusu 18,9 milyar TL seviyesine çıkmıştı. Bu çerçevede 2019 yılının tamamında yaklaşık 5,4 milyar TL düzeyinde net artış gerçekleşti.

TCMB’NIN MEVCUT ANALİTİK BİLANÇO BÜYÜKLÜĞÜ

TCMB’nın yukarıda belirtilen politika değişikliği kapsamında ise daha hızlı bir değişim görmemiz beklenmeli. Mevcut Analitik Bilanço büyüklüğü açısından bakıldığında bu değişim ana hatlarıyla ortaya konulabilir.

Hali hazırda 638 milyar TL olan bilanço büyüklüğünün yüzde 5’i yaklaşık 31,9 milyar TL’dir. Bu çerçevede merkez bankamız ilave olarak yaklaşık 13 milyar TL tutarında DİBS doğrudan alımı gerçekleştirecek.

Diğer taraftan, Analitik Bilanço büyüklüğünün de sabit kalamayacağı düşünülmeli. Nitekim 2019 yılına 467 milyar TL ile başlandı. Yıl boyunca yaşanan değişimler sonucunda bilanço büyüklüğünün yaklaşık yüzde 36,6 oranında arttığı görülüyor.

Benzer oranlar yaşanmasa da 2020 yılında da bilanço büyüklüğünde artışlar yaşanabileceği öngörülürse, merkez bankamızın tutacağı DİBS portföyünün büyüyeceği ve bu doğrultuda doğrudan alımların sürdürüleceği düşünülebilir.

DIŞLAMA ETKİSİNİN YARATACAĞI ETKİLERİ SINIRLANDIRMAK AMACIYLA

Esasen, bu tarz teknik değişimlerin maliye politikasındaki durumun ve bu kapsamda ortaya çıkan dışlama etkisinin yaratacağı etkileri sınırlandırmak amacıyla yapılmakta olduğunu vurgulamak yerinde olacak.

TCMB, her ne kadar sıkılaştırılmış para politikası uyguladığını iddia etse de, aldığı farklı teknik kararlar aracılığıyla (örneğin kredi artış oranına bağlı olarak uygulanan zorunlu karşılık politikası) para politikasını genişletici yöne çeviriyor. Bu durumda fiyat istikrarına ulaşmak için elinde kalan en önemli çapa değerlenen TL politikasıdır.

Döviz kurlarında yaşanabilecek olası bir dalgalanma durumunda mevcut para politikası sürdürülebilir olmaktan çıkacak ve diğer yöne hızlı bir biçimde savrulmak zorunda kalacaktır.

Doç. Dr. Ertuğrul Kızılkaya

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi

kizilkaya@turcomoney.com

Yazarın Diğer Yazıları
21 Haziran 2015
1 Ocak 2015
1 Haziran 2014
Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=