Ferhat ile Berna - Haber 1Haber 1

Ferhat ile Berna

07 Ekim 2011 - 13:57

ABONE OL

İlkokulda sabahçı olduğum vakit tanıştım halk hikayeleri ile. Kahvaltımı yaparken radyoda
bir anlatıcı sesine kah heyecan kah hüzün katarak anlatırdı. Yusuf ile Züleyha, Arzu’yla Kamber ve elbette Ferhat İle Şirin bunlardan bazılarıydı. Bu zorlu aşk hikayeleri çocuk dünyamda beni hayallere daldırırdı.

Büyünce anladık ki isimler sadece aşk hikayelerinde yan yana gelmiyor. Hayatın en zorlu hali de aşk meşk işleri değil. Ferhat ile Berna ismi bu sefer bizim öğrenim hayatımız boyunca yaşamak zorunda kalmadığımız bir istikbal kaygısı ile bir araya geldi.

ferhat_ile_berna.jpgDaha dezavantajlı bir yapıdan geldikleri için “Parasız Eğitim” istediler seslerini duyurmak için pankart astılar ve tabiri caizse “kodesi boyladılar” tam birbuçuk yıl. Mücadelesini verdikleri eğitim hakkından mahrum kaldılar çünkü okuldan atıldılar.

İnanıyorum ki hukuk yolları açıktır ama yazık oldu. Şimdi tutuksuz yargılanacaklar nihayet tahliye oldular. Bizde hukuka saygılı bir şekilde yargılamanın sonuçlarını bekleyeceğiz.

AYNI İLE VAKİ
Kişisel olarak ben eğitim ve sağlık hizmetlerinin devlet eliyle yapılması gerektiğine inanan bir dönemde büyüdüm. Bizim zamanımızda zaten özel üniversite kavramı yoktu bir zamanlar
açılmış ve ardından sürmemiş bir Özel Eczacılık Fakültesinden bahsedilir ancak bir türlü tahayyül edilemezdi. Ama liselerde eğer sınavsız özel okula gidiliyorsa biraz o kişinin zekasından şüphe edilir “Parayla diploma aldı” denirdi.

Kabul ediyorum “değişmeyen tek şey değişim” zaman değişti eğitim anlayışları da. Ancak birkaç yıl önce yaşadığım bir olay gençler arasındaki uçurumun, algı farkının bu paralı-parasız eğitim sayesinde nasıl açıldığını irkilterek öğretti bana. Bir sertifika programına katıldığım vakıf üniversitelerinden birinde ders arasında okuldaki yıllığı o zaman 26 bin lira olan ve neden öyle bir bölümde okuduğunu anlamadığım genç bir kız öğrenciyle gençlerin eğilimleri, fakülteler gibi konularda sohbet ederken kendince değerlendirmeleri sonunda bana “siz hangi okuldansınız” dedi ben de fakültemi söyledikten sonra pek övünerek “İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ” dedim.

ferhat_ile_berna_2.jpgModa deyimleriyle gayet “cool” “hee fakir ama zeki öğrencilerin gittiği okul” dedi. Ben bunu gülümseyerek karşıladım ama hayatın başındaki bir çocuğun bunu öyle karşılayacağını hiç düşünmem. Anlatmaya çalıştığım işte budur. Kendi katkısı olmayan, doğuştan gelen şartlarının sonucu bu öğrenciler arasında bir temel sınıf farkı yaratmamalıdır zaten “şartları farklı” öğrencilerin cafeleri, parfümleri hatta “kotları” bile farklıyken hiç olmazsa eğitim hayatında bir eşitlik yaratalım. Eğer devamı gelemeyecekse “Baba beni okula gönder” “Haydi kızlar okula” gibi benzeri kampanyaları neden yapıyoruz?

Belki benzer çalışmaları üniversite öğrencileri içinde yapmalıyız. Sonuçta bu tükenmez küpü değil insan evladı. Heba edilen hayatlar sonradan yerine konulamıyor.

ZATEN ÖMÜR BİTİYOR AMA SINAVLAR BİTMİYOR

Öğrenci kardeşlerimiz okul bitti rahat edeceğiz diye düşünüyorlarsa çok yazık çünkü her alanda mesleki yeterliliğe hazırlanmaları gerek. Bu gerekliliklerden biri de eğer finans ve bankacılık gibi işleri seçeceklerse SPK Lisanslama sınavları. En erken sınav 17-18 aralıkta yapılacak. Katılmak isteyenler nerde ne yaparız? Nasıl hazırlanırız? Diye düşünüyorlarsa İSTANBUL FİNANS ENSTİTÜSÜ harika bir eğitim programı hazırlamış.

SPK ileri düzey lisansına sahip akademik kariyeri olan uzmanlarca verilecek hazırlık eğitimleri 22 Ekimde başlıyor . Başkaca özel eğitim kurumlarınca da verilen bu eğitimlerden yaralanmak isteyen sermaye piyasası çalışanları kurumsallıktan tecrübeye kadar her türlü detayı değerlendirerek en doğru seçimi yapmalılar.

Hayatın tüm sınavlarında başarılı olmanız dileğiyle yeni bir yazıda buluşmak üzere.

Hülya Deniz
www.twitter.com/hlydnzz
[email protected]
[email protected]

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.