Lütfen bekleyin..
Şaban Çağıran

Şaban Çağıran

İşletmede depremi önceden görmek mümkün mü?

1 Eylül 2012

İşletmelerde de depremler oluyor mu? Oluyorsa bunları önceden görmek mümkün mü? Öngörebiliyorsak hangi konularda neler yapılabilir?

Bu başlık nereden mi çıktı? Eylül sayısı için yazı yazmaya karar verdiğimde ekranın başına oturdum ve takvime baktım. Tarih 17 Ağustos’u gösteriyordu. Aklıma hepimiz üzerinde derin iz bırakan, halkımızın adeta yaşam boyu psikolojisini olumsuz etkileyen ve gerek can ve gerekse mal kayıplarıyla ağır bedel ödenmesine neden olan depremin tarihi. Bir an duygulandım, hüzünlendim. O gün yaşama veda eden insanlar gözümün önüne geldi. Hepsine Allahtan rahmet diliyorum.

Peki, işletmelerde de böylesine depremler oluyor mu? Oluyorsa bunları önceden görmek mümkün mü? Öngörebiliyorsak hangi konularda neler yapılabilir? Konumuz işletme yönetimi olunca ve de 17 Ağustos’u hatırlayınca yazımda bunları irdelemeye karar verdim.

İşletmelerde karşılaşılan risk gruplarını yaklaşık olarak 7 gruba ayırmak gerekir:


1. Dış kaynaklı Riskler


2. Sektörel Riskler


3. Finansal / Mali Riskler


4. Operasyonel Riskler


5. Mevzuat Riskleri


6. Ürün Satışına İlişkin Riskler


7. Fiziksel Ortama İlişkin Riskler

Her bir risk grubunu ayrı ayrı ele almak gerekirse,

Dış Kaynaklı Riskler; genellikle makro ekonomiden ve/veya globalleşen dünya ekonomisinin para ve mal hareketlerinden etkilenme durumu. Para/döviz kuru, altın, borsa, mal ve emtia fiyatlarının yakinen izlenmesi ve buna göre tedbir alınması çok önemli.

Sektörel Riskler; içinde bulunulan sektöre özel karşılaşma olasılığı olan riskler. Bunlar ürünün yeni teknolojiler karşısında eskimesi, innovasyonların gerisinde kalınması, aşırı rekabet, tüketici tercihlerindeki değişmelerin iyi izlenememesi vs. riskler.

Finansal / Mali Riskler; işletmenin öz kaynak yetersizliği ve/veya kar yaratma kabiliyetinin zayıf olması, süreklilik arz eden zararlar, sermaye birikimi oluşturamaması gibi riskler. Çok iyi izlenmesi ve yönetilmesi gerekir.

Operasyonel Riskler; Elde tutma maliyeti, satış devir hızının düşüklüğü, verimsizlik, kalitesizlik maliyeti, hurdalar, niteliksiz elemanların gizli maliyeti, aşırı maliyet artışları ve süreçte yaşanan diğer problemler bu gruba girer.

Mevzuat Riskleri; İçinde bulunan sektöre/iş koluna ilişkin beklenmedik mevzuat değişiklikleri işletmenin geleceğini çok olumlu etkileyebileceği gibi olumsuz da etkileyebilir. Vergi oranlarındaki değişiklikler, teşvik uygulamalarındaki kısıtlamalar, kotalar, karşılıklar vb. mevzuat değişiklikleri önemli riskler yaratabilmektedir. Bunların çok yakinen izlenmesi ve zamanında gerekli değişiklikleri yapmak büyük önem taşır.

Ürün Satışına İlişkin Riskler; Ürünün gerek rekabet ve gerekse kalitesi nedeniyle satış kabiliyetinin olması ve bunun için gerekli satış organizasyonun çok iyi organize edilmesi/yönetilmesi gerekir. Aksi durum, yani satılabilirlikte yaşanan sorunlar işletme için inanılmaz maliyetler yaratabilecektir. Bunları çok iyi yönetmek, kontrol etmek gerekir.

Fiziki Riskler; İşletmenin iç ve dış fiziki şartlarından kaynaklanan riskler. Çevre, hava kirliliği, bina yetersizliği, sağlıksız koşullar buna çok uygun örnekler.

Yukarıda belirtilen risklerin tamamı bir işletmede gerçekleşmez elbette. Ama bu risklerin her biri her şirkette belirli zamanlarda yaşanabilir. Önemli olan bu ve benzeri riskleri algılayıp gerekli tedbirleri alacak bir mekanizma oluşturmak ve böylece depremi önceden tahmin etmek. Depremi önceden görmek ve gerekli tedbir almak mı önemli, deprem sonrası ah vah etmek mi? Karar sizin.

Yazarın Diğer Yazıları
2 Aralık 2015
1 Temmuz 2015
2 Mayıs 2015
20 Şubat 2015
1 Temmuz 2014
5 Aralık 2013
Linkler
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=