Lütfen bekleyin..
  • Ana Sayfa
  • 17°
    13 Kasım 2019 02:48
  • Sitene Ekle
  • RSS
  • Son Haberler
  • Arşiv

Doç. Dr. Ertuğrul Kızılkaya

Kamu borcu ne kadar?

01 Ocak 2015 12:40

Hazine Müsteşarlığı verilerine göre 2014 yılı ilk altı ayı sonunda kamu kesiminin brüt borcu 629 milyar TL düzeyine ulaştı. Bu tutarın 434,1 milyar TL’si iç borç, 194,9 milyar TL’si dış borçtur. 2013 yılı sonunda kamu kesimi toplam borç stokunun 623,3 milyar TL olduğu hatırlandığında, borç stokunda yüzde 1’in dahi altında bir artış olduğu görülüyor. Aynı istatistikler kapsamında açıklanan kamu net borç stoku verilerinde de olumlu bir gelişme karşımıza çıkıyor. Nitekim 2013 yılı sonunda 197,6 milyar TL olan kamu net borcu 2014 yılı ilk altı ayında 186,5 milyar TL düzeyine geriledi.

Söz konusu olumlu gelişmenin bir benzeri verilere daha uzun bir zaman diliminde bakıldığında da ortaya çıkıyor. 2011 yılı ilk çeyreğinde 320,1 milyar TL ile zirve yapan kamu net borç stoku o tarihten sonra yaklaşık yüzde 41,7 oranında gerileyerek 186,5 milyar TL’ye düştü. Üstelik aynı dönemde kamunun brüt borç stoku 509,5 milyar TL’den, 629 milyar TL’ye yükseldi, yani yüzde 23,5 oranında arttı. Yaklaşık 3,5 yıllık bir dönemde brüt borcun sergilediği artış birikimli enflasyon da dikkate alındığında kamu kesiminde sürdürülen mali disiplininin önemli bir başarısı olarak dikkat çekiyor. Üstelik aynı dönemde net borcun neredeyse yarı yarıya azalması ilk bakışta müthiş bir iyileşmeye işaret ediyor. Bu olumlu gelişmede önemli rol oynayan unsurlar arasında kamu varlıklarının artışı ve işsizlik sigortası fonu net varlıklarının yükselişi yer alıyor. Söz konusu dönemde kamu varlıkları 52,8 milyar TL’den77,0 milyar TL’ye (artış oranı yüzde 45,8) ve işsizlik sigortası net varlıkları 47,4 milyar TL’den 75,5 milyar TL’ye (artış oranı yüzde 59,3) ulaştı. Ancak kamu net borcunda yaşanan müthiş iyileşmenin arka planındaki başrolü herhalde TCMB net varlıklarına vermek gerekecek. Merkez Bankası’nın, net varlıkları 2001 yılı birinci çeyreğinde 89,2 milyar TL düzeyinden, 2014 yılı ikinci çeyreğinde 290 milyar TL düzeyine (artış oranı yüzde 225,1) ulaşarak net borcun yaklaşık olarak 200 milyar TL azalmasına büyük katkı yaptı.

Kamu varlıklarının (özellikle mevduatlarının) ve işsizlik sigortası net varlıklarının yükselişi açısından tartışılacak bir boyut olmayabilir. Ancak TCMB net varlıklarının hesaplara dahil edilmesinde önemli bir değişime gidilmeli. TCMB net varlıkları olarak döviz rezervlerinin dikkate alındığı görülmekte, buna karşılık TCMB’nin önemli düzeyde döviz yükümlülüğü olduğu unutulmakta. Gerçekten de 130 milyar USD düzeyini aşan döviz rezervinin kamu kesiminin borcundan düşülerek net borç verileri oluşturulacaksa, kamunun brüt borcuna TCMB döviz yükümlülükleri de eklenmeli. Veya hesaplamalarda TCMB net varlıkları olarak TCMB net döviz pozisyonu verileri dikkate alınmalı. TCMB’nin 2014 yılı Haziran ayı sonu itibarıyla oluşan bilançosuna bakıldığında 214,4 milyar TL tutarında döviz yükümlülüğü olduğu (bunun sadece 13,6 milyar TL’lik kısmı kamuya yükümlülüktür) görülecek. Bu tarz bir değişikliğe gidildiğinde kamu net borcunun daha tutarlı bir şekilde izlenmesi mümkün olacak.

Kanımca daha da önemli bir nokta konunun para politikası bağlamındaki olası etkisidir. Bilindiği üzere TCMB bir süredir Rezerv Opsiyon Mekanizması (ROM) uygulamasıyla bankacılık sisteminin zorunlu karşılıklarını döviz olarak tutabilmelerine olanak sağlıyor. Bankaların bu imkanı büyük oranda kullanmaları vasıtasıyla döviz rezervlerinin mevcut düzeyine ulaşabilmesi sağlandı. Yüksek döviz rezervleri de az önce vurgulandığı üzere düşük bir kamu net borcu hesaplamasına bizi ulaştırıyor. Ancak, para politikası bağlamında TCMB’nın, ROM uygulamasında değişiklikler yapması gerekirse; örneğin zorunlu karşılıkların TL olarak tutulan kısmının artırılmasını isteyecek olursa hem TCMB rezervlerinin düşüşüne, hem de kamu kesimi net borcunun artışına şahit olunacak. Veya Merkez Bankası, kendi rezervlerinin düşmesini ve kamu net borcunun artmasını istemeyecek, bu nedenle de ROM uygulamasında değişiklikten kaçınacak. Ancak bu takdirde Merkez Bankası’nın, para politikasında başvurduğu araçlardan bir tanesinin esnekliği ve tabii etkinliği ortadan kalkacak.

Analiz

Doç. Dr. Ertuğrul Kızılkaya

İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi

kizilkaya@turcomoney.com

  • Bu haberi paylaşın:
YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)




Linkler

Arşivde Ara

Namaz Vakitleri
    İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
    06:1307:4012:5315:3117:5619:18
Anket
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=