Baktığın yere gidersin... - Haber 1Haber 1

Baktığın yere gidersin…

28 Şubat 2014 - 11:11

ABONE OL

Hayat yolunda yürüyen insan; kalbinin, zihninin ve gözünün götürdüğü yere gider. Bu realiteyi ilk kez motosiklet eğitimi aldığım hocamdan öğrenmiştim. “Nereye bakarsan, motosikletin oraya gider” demişti… Yıllar sonra Çin’de, Tibet lama tarafından bana özel düzenlenen kutsal bir törende aynı sözleri duydum; “Yapılacak dua için bir dilek tut. Bil ki; kalbinin derinliklerinden gelen bu dilek, senin ve evrenin hayrına ise gerçekleşecektir. Dileğini söyle, çünkü gerçekleşecek olan o!…”

Tüm dünya ve insanlığın geleceği için dilek tutmuştum. O günden bu yana geçen 1 yıllık süreçte dileğimin gerçekleşmesi için sanki herkes harekete geçti. Daha iyi bir dünya için beklenen değişime katkı sunacak pek çok oluşumun içine dahil edildim. Karşıma çıkan insanlar, yaşadığım olaylar ve aldığım kararlar, dileğimin gerçekleşmesi yolunda adeta mucizevi birer adım oldu.

21 yıllık iş hayatımın her gününde 24 saatimi; bazen yönetici, bazen anne, bazen dost, bazen evlat olarak yaşadım. Hayata bakış açıma göz attığımda; sahip olduğum huzur, mutluluk ve koşulsuz sevginin kaynağını bu şekilde yaratmış olduğumu gördüm. Ya da bu bakış açısı tüm bunları gerçekleştirmemi sağladı. İkisi de doğru aslında. İkiz kızlarımın sağladığı yüksek enerji ve koşulsuz sevgi ise en büyük desteğim oldu.

İş hayatımda hayallerimi her zaman en ulaşılmaz görüneni hedefleyerek kurdum. Bu stratejiyle adım adım yürüdüm ve hem kişisel hedeflerime, hem de sorumlu olduğum şirketlerin hedeflerine ulaştım. İşin püf noktası; ne istediğini bilmek, inanmak ve bu doğrultuda çözüm odaklı çalışmak…

24 yaşımda geçirdiğim rahatsızlık sonucu kendi benliğimin farkındalığına ulaştım. Bu sayede uzunca yıllar kişisel yolculuğumuz ve yaratılışımız içerikli birçok kitap, yayın okuyup, eğitimlere, söyleşilere katıldım. Mucizevi benliğimizi birçok farklı bakış açısı ve yöntem ile inceledim. Siz böyle bir farkındalığa ulaştığınız an bilin ki; hayat size daha fazlasını verecektir. Herkesin yolu bir, doğru tek, ulaşılacak yer aynı ama her bireyin idrak boyutu ve kendini yakın hissedeceği yöntem farklı. Benim yolum herkesin yolu… Özellikle bildiklerimden farklı yazarların kitaplarını okumayı seviyorum. Benden farklı bakış açısına sahip, kendi yoluna inanan insanların varlığını hissedince, ne denli büyük bir zenginliğe sahip olduğumuzu hatırlıyorum. Kendimi zorlayarak farklı bakış açılarına saygı duymayı öğrenerek, daha fazla “BEN” oluyorum. Hayat sizi dizlerinizin üzerine çökerttiği an bilin ki; dua edeceğiniz en doğru andır.

Hem olanlar, hem de olacaklar için…

Bugüne kadar keşfettiğim ve keşfetmeye devam edeceğim BİZ’im yolumuzda daha fazla insan yürümeli ve daha aydınlık bir dünya, toplum, kurum ve birey olmalı. Bu benim insan ve özellikle kadın olarak, Dünya’ya ve yaşama karşı olan sosyal sorumluluğum. Türk insanının özünde, topraklarımızda var olan yüksek insanlık bilincine olan inancım ile Dünya’nın birçok ülkesinde ülkemi ve insanımızı temsil ettiğim gibi. Özü bu olan her proje ve organizasyonun gönüllü bir elçisiyim ve öyle olacağım.

Dünya’nın önce savaşlar, sonra ticaret, siyaset ve güçler birliği içerisinde yönetildiği yüzyılların bundan sonraki yıllarda bu yöntemle devam edemeyeceği çok açık. Teknolojik gelişim sayesinde sınırlar gerçek hayatta kalktı, sınırlar sadece beyinlerde kaldı. Ülkeleri, şirketleri geleceğe taşıyacak olan da bu düşünce yapısına sahip, zihin, ruh ve beden sağlığı tam olan liderler olacak. Benim gibi; ülkesine ait değerlere sahip çıkmanın yanında kendini Dünya Vatandaşı olarak tanıtan insanlarla daha fazla karşılaşıyorum. Hepsi de, Dünya’nın geleceğine faydalı olacak projelerde yer alıyorlar. Tesadüf diye düşündüğünüz her şey sizin hayallerinizin yaratımıdır. Özünüzde nasıl bir dünya varsa, siz onun bir parçası oluyorsunuz. Profesyonel iş hayatımdaki tüm sorumluluklarımın beni en son hayalime taşıdığını gördüm. Zihnimin, kalbimin ve gözümün baktığı yere gidiyorum. Dünya değişiyor! Peki benzer farkındalık ve dönüşüm ülkemizde, şirketlerimizde hatta her birimizin hayatında gerçekleşmiyor mu?

İstanbul, bu konunun özüne inen ve sebepleri araştıran önemli bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Bu anlamda Türkiye’de ilk kez 14-16 Mart 2014 tarihinde düzenlenecek olan ZİHİNRUHBEDEN Festivali’ne katılmanızı öneririm. Belki hayatınızın ihtiyacı olan dokunuşla karşılaşır, sizi hedefinize ulaştıracak farklı metotlar öğrenirsiniz. Sen ve Ben’den başka BİZ olduğunu görmek hepimize iyi gelecek.

Tüm bu oluşumlar içerisinde yayın içeriği ve her biri dünya vizyonu ile örtüşen yüksek yazar kalifikasyonuna sahip Ekonomi/Finans Dergisi Turcomoney’den aldığım yazarlık teklifi de tesadüf olmasa gerek!

Sevginle mucize yarat!

Her ay buluşmak dileği ile sevgiyle kalın…

Selin’den
Selin S. Yıldırım
Medikal Turizm Derneği USA
Avrupa Başkanı
[email protected]

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.